• İstanbul 20 °C
  • Ankara 14 °C

Ramis Aymet ile sohbet

Ramis Aymet ile sohbet

Şiir yanında edebiyatın diğer alanlarında eserleriniz bulunmaktadır. Uzun yıllar kültür hayatının içinde olan biri olarak kendinizi bu sanat dalları içinde kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz?

–Ben bütün edebı dallardan en çok  şiiri  severim.

En  çok  o konuda  çalışırım.  

Gazeteci olarak da yedi yıl çalıştım; önce Mağrifat gazetesinde, sonra  da Şehri Kazan  edebiyat ve sanat sektöründe müdür olarak çalıştım.

Yazarlar ile konuşurdum,  görüşmeler yapardım. Gazete ve dergilerde severek çalıştım.

 

 – Şiire nasıl başladınız, şiir serüveniniz anlatır mısınız?

 

–Ben şiir yazmayı üçüncü sınıfta başladım.

 İlk önce  şiirlerimi  kimseye göstermezdim.

Ilk kez şiirim Yalkın dergisinde basıldı.

Ben dördüncü sınıfta  okuduğum  zaman Tatar dili ve edebiyatı  öğretmenimiz  Fevziye abla derse o dergi ile girdi ve şiirimi okumaya başladı. Utancımdan yanaklarım kıpkırmızı oldu.

O zamandan  itibaren  şiirden ayrılmadım. Yalkın dergisinin Çatkı adındaki yarışmalarda hep kazanırdım.

Yeş leninçı, Sabantuy adlı  gazetelere okuldan haberler ve köşe yazıları  gönderirdim.

 

– Her şairin kendine has anlayışı vardır. Bu bağlamda şiirinizi ve poetikanızı öğrenebilir miyiz?

 

–Her şair kendine gore bir alem,  bir  dünyadır. Dünya büyük ve ebedi bir şeydir.

 

– Hangi dergilerde yazdınız? bağlı olduğunuz bir sanat/ şiir ekolü var mıdır?

–Şiirlerimi en çok İdil ve Kazan Utları dergilerine, Medeni Comğa ve Vatanım Tatarstan gazatelerine  gönderirdim. Türkçeye çevrilen şiirlerim  Kardeş Kalemler dergide basıldı.

Rus diline çevirilmiş şiirlerim Kazan, Argamak, Oktyabr, Naş Sovremennik, Russkoye Eho, Forum dergilerinde

ve Tatarskiy Mir gazetesinde basıldı.

Tatar milli   poetikasında ben  iki  ekolü görmekteyim   -   geleneksel şiir şekline dayanan Tukay ekolü   ve  hisler derinliği, estetik, kısa  (laconic) şekli ile  meşhur Derdimend ekolü.

Ben,  iki ekolün sentezi olan şiiri  yazarım. Hem Tukay geleneklerinden,  hem  Derdimend  karamsarlığından  vazgeçmeden eserlerimi yazıyorum. 

 

– Kazakistan’da yapılan şiir şölenin kapanışında o güzelim sesinizden parçalar dinledik. Bildiğimiz kadarıyla müzik ile de ilgileniyorsunuz. Şiir ile müzik ilişkisi bağlamında neler söylersiniz?

 

–Benim felsefe dolu şiirlerim için romanslar ve oda müzik eserleri icat edildi. Şarkıcılar,  onları  sahnede söylerler. Bazen ben kendim de şarkı söylerim.

Birçok Tatar şairi müzik canlısı idi. Gabdulla TUKAY ‘Ben medresede okuduğum zaman bana ‘Şarkıcı’ derlerdi’diye yazar.

Tatar yazarı  Nabira GIYMATDİNOVA bana der ki,  ‘Senin  her şiirin  müzik,  şarkı  ister’.

Arzu ederim ki, hem benim şiirlerim, hem Rkail ZAYDULLA, Rifat SELAH,  Ruzal MUHAMMETŞİN’in   yazdıkları şiirler de şarkılara dönüşsün.

 

– Başta Türkiye olmak üzere dünya edebiyatından takip ettiğiniz ve etkilendiğiniz şairler var mıdır? En çok sevdiğiniz şair kimdir?

 

–İlk önce bana en çok etki Rus şairlerinden geldi -  Anna AHMATOVA, Zinaida GİPPİUS, Sergey YESENİN. Bana kendime  ‘Tatar Yesenini’  diyenler de  vardır.

Fransız şairlerini de okumayı severdim – Artür REMBO, Pol VERLEN, Şili ve Espanya şairleri  -  Gabriel MİSTRAL, Rafael ALBERT  v.s.

Aynı zamanda Tatar ruhundan ayrılmadan şiir yazmaya çalışırdım.

Bir şairin, diyelim, metaforlarını severim, başka şairin şekli, kafiyesini beğenirim.

Türk şairlerinden Yunus EMRE’yi severim, son zamanda Orhan VELİ’yi çok okuyor, tercume ediyorum.

Ayrat GALİMZYANOV bana Orhan VELİ’nin kitabını hediye ettikten sonra benim tercume kitabım basıldı – ‘Sizin için’(Orhan VELİ’nin çevirdiğim şiirleri).

 

– Ülkenizde yayınlanan dergiler arasında ekol olmuş, bir edebiyatçı şair kuşağı yetirtirmiş dergiler var mıdır? Bu dergiler içinde yer aldığınız oldu mu? Daha açık ifadeyle bir şair olarak kendinizi bağlı hissettiğiniz bir şiir ekolü var mıdır?

 

Benim için Kazan Utaları dergisi çok ehemiyetlidir.

Bu dergi, birkaç nesil şairleri yetiştirmiştir.

Benim şiirlerim Kazan Utaları dergisinde 25 senedir basılır. Eleştirmenlere (tenkid uzmanlarına) göre, benim şiir ekolüm ekspresyonizmdir.

Şiirlerimde ben hem yükselirim, hem düşerim.

 

– Yazarlar Birliğinin Kazakistan’nın Türkistan şehrinde yapmış olduğu Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şöleni’nde Süleyman BAYKARA ödülünü aldınız. Bu konuda neler söylersiniz?

 

–Evet, bana Uluslararası Şiir Şöleni’nde Hüseyin BAYKARA ödülü verildi.

 Tabii, ben çok minnetdarım. Şairin eserlerini daha çok okumaya çalışırım.

 

– Bu ödülü almadan önce Hüseyin BAYKARA hakkında bir bilginiz var mıydı? Onun şiiriyle kendi şiiriniz arasında bir değerlendirme yapar mısınız?

 

–Buna kadar şair  hakkında bildiklerim çok değildi.

O, hem Timur imparatorluğu hükümdarı, hem Özbek edebiyatı klasiği. Benim de rütbem, derecem var – Tataristan Yazarlar Birliği Reisi Yardımcısıyım (Ramis Bey tebessüm etti). O bir edebi dernek kurmuş, o derneğe Navoi ve Cami de katılırlarmış. Şimdi ben onun eserlerini daha iyi öğreneceğim. Onun şiirlerinde muhabbet, sevgi, karşılıksız sevgi ve dert, azap var. Bu konuda kendi şiirlerimle ortaklık hissediyorum.

 

– Türkiye Yazarlar Birliği’nin iki yılda bir yapmış olduğu Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şöleni’ hakkında neler söylersiniz?

 

‘Türkçe'nin Uluslararası 11.  Şiir Şöleni’  Kazan’da yapıldıktan sonra onun anlamı daha büyük olduğunu anladım. O bizim Cumhuriyetimiz için çok büyük bir olay oldu, çünkü çok memleketten yüzden fazla şair geldi. Epeyce şiir duyduk. Gelen misafir şairlerimiz de Tataristan ile tanıştılar.

Tataristan’ı sevdiler.  Bizim kökenlerimiz aynı. Bütün Türk boyları ile akrabayız.

Eskiden Tukay zamanında da Tatar Türkleri Arap, Fars ve bütün Türk lehçelerinde yazan şairleri orijinalde okurdu.

Sovyet zamanında biz uzaklaştık. Şimdi tekrar bir araya toplanmaya başladık. Gelecek zamanda da eserlerimizi tercume edeceğiz, inşallah.

 

–Uzun yıllar Türkiye Yazarlar Birliği içinde bulunmuş, hatta bir dönem temsilciliğini yapmış biri olarak Türkiye Yazarlar Birliğinin kültür hayatımızdaki yeri hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz?

(Ask for another poet....?)

 

Bence, Türkiye Yazarlar Birliği daha çok yeni projeler yapmakla meşgul.

TC  Kültür Bakanlığı projelerinizi desteklediği için çok sevinirim.

Biz 25 memleketten gelip toplandık. Masrafları da TC  Kültür Bakanlığı  karşıladı. Minnetimi bildirmek isterim.

 

– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

 

Türkiye’de Tuzaktaki Özgürlük adındaki kitabım yayımlandı.

Gelecekte bir kitabım da Azerbaycan’da yayımlanacak. İşte şimdi onun hazırlıkları ile meşgülüz.

Tercumeler yardımıyla bir birimize daha çok yaklaşacağımıza ve yaratıcılığımızın daha çok yükseleceğine inanıyorum.

Mehmet Kurtoğlu

Bu haber toplam 420 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim