• İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C

Râsim Ozan Kütahyalı Ne “Didi”?

Kerime YILDIZ

Râsim Ozan Kütahyalı, piyasa adıyla ROK, Beyaz TV’de canlı yayında, milyonların önünde “üslûb-ı beyân ayniyle insan” dedirten bir şaka (!) yaptı. Ne dediğini buraya yazmam mümkün değil. Hani Kemal Sunal bir filminde, “Sen içme b…nu çıkartıyorsun.” diyordu ya aynen öyle! İçip içip programa çıkmanın sonu budur işte!

ROK’un dedikleri kendisine yakıştı da konuşurken önünde duran silindir şeklindeki kutunun üzerindeki kelimeye hiç yakışmadı.

Gazoza ilaç atma, içince uyuşma, sonra uyandırılma kurgusunda gözümüze sokulan “didi” kutusu, bilmem dikkatinizi çekti mi? Belli ki “didi”, programın sponsorlarından. Hem kurguya da uymuş. Gazoz uyutuyor. Bir zamanlar didi, reklamında söylenen “Ayran uyutuyor” cümlesi için cezâ almıştı. “Gazoz uyutuyor” demektense gazoz içen birinin uyuması, fenâlaşması ve bütün bunlar olurken "didi" kutusunun gözümüze sokulması, daha iyi bir kurgu şüphesiz. Fakat bunu kurgulayanlar, ROK’un gazoz içince sapıtacağını ne bilsinler?

ROK, gelen tepkiler üzerine bir sonraki programda açıklama yapacağını duyurdu ama kanaldan kovulunca ne diyeceğini bilemedik.

Aslında ne diyeceğinin işâretini, Sabah gazetesindeki köşe yazısında verdi:

“Aynen 20 ay önce yazdığım gibi Türkiye'yi ve Erdoğan'ı hedef alan operasyonlara direnmeye ve bu operasyoncuları püskürtmeye devam edeceğiz. Her kim ki bu zor savaş sürecinde korkar ve pısarsa hele ki ihanet etmeye kalkarsa alçaktır ve bunun bedelini ağır ödeyecektir. Bu böyle biline…”

Anlayacağınız, kendisine saldıranların fetöcü olduğunu söyleyip kurtulacaktı. Fakat hiç ummadığı yerden tepkiler geldi. Cumhurbaşkanı Danışmanı Hidayet Türkoğlu ve MHP Milletvekili Saffet Sancaklı’dan. Sancaklı, “Şerefsiz oğlu şerefsiz!” diyerek tüm Türkiye’nin ve Balkanların hislerine tercüman oldu.

ROK, dün akşam programa çıkamadı ama Ertem Şener, vekâleten özür diledi. ROK’la uğraşan şer güçlerden bahsetti. Bir de tehdit etti. Rasim’in, düşmanlarından hesap soracak gücü varmış.

Fakat kimse, bu palavraları yemedi. Yemesine yemedi de Ertem Şener bunları söylerken masasının üstünde hâlâ “didi” kutusu vardı. Demek ki bu rezillikler, sponsorun umûrunda değildi.

Yazıklar olsun! O programa reklam veren firmaları esefle kınıyorum!

…….

Bütün bunlar olurken, “Bir kuş olup uçsam da o Bank Asya kredisiyle aldıkları evin penceresine konsam, o pek liberal eşinin ROK’un canına okuyuşunu seyretsem.” diye kıs kıs güldüm. Bu daha iyi günleri…

Ahmet Altan’ın en vahim entelektüel şakası olan Râsim Ozan Kütahyalı’nın son yazısı, dün gece Sabah gazetesinin internet sitesinden kaldırıldı. Yaslandığı bir dağ daha devrildi.

Ne diyeyim darısı bu milletin şehidiyle, bayrağıyla, devletiyle dalga geçen bütün kriptoların başına. Daha evvel ne demiştim?

15 Temmuz şehidlerinin âhı yerde kalmaz! Bütün sahte kahramanlar, belâsını bulacak. Nerde, nasıl, orasını Allah bilir. O'nun tuzaklarına, akıl sır ermez!

 

ENTEL OLMA İHTİYACI

Râsim Ozan Kütahyalı’nın ekranda düştüğü duruma, Allah kimseyi düşürmesin! Taraf’ın entel çocuğu olarak ortaya çıktı fakat Tayfun Atay’ın deyimiyle zamanla tam bir “entelektüel şaka” hâline geldi. Beyaz Futbol programına baktım biraz. Dibe vurmuş, olmuş bir mübtezel. Basitliği ve bayalığı, fetöcü geçmişine rahmet okutuyor.

Hani bir söz var ya “Can bu çekiyor işte!” diye. Adam mübtezel ama canı entel olmayı çekiyor.  Azıcık tadına baktı ne de olsa. Köşesinde entelektüellik üzerine öyle yazılar yazıyor ki sanırsınız, Türkiye’nin entelektüel atlası ondan sorulur. Oysa tv programlarındaki iğrenç esprileri ve trajikomik hâllerine bakılınca bu konuya girmesi, çok ama çok büyük bir cesâret doğrusu.

“Türkiye'nin entelektüel ortamının bir çöl olduğundan ve entelektüel sanılanların çoğunun da kısıtlı zekâlı ve az donanımlı olduğunu düşünmeden edemiyorsunuz ve üzülüyorsunuz... Bir memleket düşünün ki kalitesiz insanları evrensel seviyede kaliteli iş yapan insanlarını aşağılamaya kalkabiliyor. Akla ve bilime aykırı bu saçmalığa imza atan kalitesiz yazarlar bir de sürekli evrensel standartlar laflarını geveliyor. Bu hem bir komedi hem de entelektüel açıdan büyük bir trajedi.” (1 Ekim 2017-Sabah)

Şu kocaman kocaman laflara bakar mısınız? Bunu yazan adamın bir spor programında basit bir komik adam olduğuna ihtimâl vermek zor. Magazin adamı, entelektüellikten bahsediyor. Bir programda entelijansiya hakkında yaptığı esprileri, buraya yazmam mümkün değil.  

Son yediği herze için “Geyik olsun diye söyledim” demiş. Bir geyik adamı ama canı da entel geçmişini çekiyor işte. Yine de bir entelektüel açlık çektiği söylenebilir.

Bir tarafta acıktıkça diğer tarafta tıkınmaya çalışan şizofrenik vak’a!

Bu yazı toplam 309 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim