Rasim Özdenören yazdı: Sanat, sanatçı ve siyaset

Rasim Özdenören yazdı: Sanat, sanatçı ve siyaset
Sosyolojide, bireylerin çeşitli konumları ile ilgili olarak üstlenmiş olduğu rollerden bahsedilir.
rasimozdenorenSosyolojide, bireylerin çeşitli konumları ile ilgili olarak üstlenmiş olduğu rollerden bahsedilir. Aynı birey, karısı karşısında koca, çocukları karşısında baba, öğrencileri karşısında öğretmen, öğretmeni karşısında öğrenci, bakkal karşısında müşteri, sokakta yürüyen biri olarak yaya, otomobilinde sürücü, doktor karşısında hasta, hasta karşısında ziyaretçi ve benzeri sayılamayacak kadar çok roller üzerinde bulunur. Üstlendiği bütün bu roller karşısında onun kişiliği değişir mi? Rolünün gerektirdiği eylemi icra eder, tamam. Fakat bu rolü icra eden bireyin oynadığı role göre kişiliği değişir mi?

Geçen hafta Antalya'ya bir film festivali dolayısıyla davet edilen, arkasından gerisin geri memleketine gönderilen bir film yönetmeni (Emir Kusturica) hakkında konuşan Antalya belediye başkanı: "Biz o kişiyi sanatçı kişiliğini gözeterek davet ettik; onun siyasal görüşleri bizi ilgilendirmez" demişti. Dananın kuyruğunun koptuğu yer, tam da bu cümlenin hedef aldığı anlamdadır.

Acaba bir sanatçının (yazar veya başka bir alandaki sanatçı) siyasal kişiliği onun sanatçı kişiliğinden kopartılabilir mi? Bu iki farklı alan o kişinin üzerinde iki farklı kategori olarak mı tezahür eder? Bir baba, küçük çocuğu karşısında belki onunla çocuk ağzıyla, çocuklaşarak konuşabilir; böyle oldu diye onun o anda bütün kişiliğinin değiştiğini söyleyebilir miyiz? Yoksa onun çocuk üslubuyla konuşmasını da o kişiliğin bir tezahürü olarak mı kabul ederiz (ya da etmeliyiz)?

Buradan, sanatçı kişiliğinin açıklanmasına bir yol arayabiliriz sanırım.

Sanatçı belli bir kültürün ürünüdür. Kendisi farkında olmasa bile içinde yetiştiği kültür ortamı onun yazar kişiliği üzerinde temel belirleyicilerden biri olarak yerini alır. Bazı unsurlar kişinin seçimine bağlı olarak dışlaşır. Fakat diğer bazı unsurlar kişinin seçimini aşar, onun iradesine rağmen etkisini icra eder. Sanatçının yetiştiği kültür ortamı bu ikinci türden etkiye sahiptir. Deyim yerindeyse kişinin bilinçaltından onun eseri üzerinde etkisini tezahür ettirir. Kültürel şartların bireyin kişiliği üzerinde nerdeyse genetik bir işlevi bulunduğunu söylemek mümkündür.

Sanatla siyaset arasındaki etkileşimi değindiğimiz bağlamın her iki ucunda da gözlemlememiz mümkün görünüyor: sanatçının seçimine bağlı olmayan ve onun seçimine bağlı olarak ortaya çıkan etmenler...

Sanatla siyaset arasındaki bağlılaşımı aynı istikamette açıklayabiliriz. Sanatçının siyasal görüşü belki kendi seçimiyle meydana gelmiştir. Ancak o görüş yalnızca kategorik olarak bir siyasal seçim olarak bir yerde durmaz. O seçim, sanatçının verdiği bütün ürünlerin bünyesinde etkisini gösterir. Bu açıdan bakıldığında hangi sanat eseri siyasetten arınmış görünür?

Böylece sanatın siyasete değinmediği, ondan bağımsız olarak iş gördüğü tezinin fazla geçerli olmadığını söylemiş oluyoruz.

Burada bir başka hususa daha değinmek gerekiyor. Sanatçının belli sosyal/siyasal şartların ürünü olarak ortaya çıkması başka, gene belli bir politikanın sözcülüğünü üstlenmiş olması gene başka bir konudur. İmdi Bergman'ın filmlerinin belli bir siyaseti yansıtmadığını söylemek akla gelebilir mi? Böyle olmasına rağmen o belli bir politikanın sözcüsü sayılabilir mi? Belli bir politikanın ideolojik sözcülüğüne soyunmak başka, sanatın belli bir siyaseti yansıtıyor olması gene başka...

Sanatçı ile eseri arasındaki bağlılaşım karışık bir meseleler yumağıdır. Bu itibarla aralarında sanatçılar da olmak üzere –çok özel durumlar dışında- birilerini "Ben onu şu şapkanın altında görerek muamelede bulundum" demenin her zaman geçerli bir özür ifadesi anlamına gelmeyeceği anlaşılıyor sanırım.

14.10.2010 Yeni Şafak

Bu haber toplam 446 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim