Şairin devrimi

Şairin devrimi
Tarih ve Toplum Bilimleri Enstitüsü Derneği'nin düzenlediği 'Şiiristanbul'un bu seneki teması 'Arap Baharı'ydı. Fransız Kültür Merkezi'nin 'Akdeniz Şairleri Buluşması'nın konuklarından biri ünlü Arap şair Adonis'ti.


Tourİka İkbal
Bizdeki krallık İngiltere’deki gibidir
Tourika İkbal Faslı bir şair. Marakeş’te yaşıyor. Babaannesinin nakış işlerken anlattığı Mesnevi öyküleriyle çocukken kalbine düşen tasavvufun yeri önemli hem hayatında, hem şiirlerinde. İçsel devrimden dışarıdakine geçtiğimizde “Fas’ta çok fazla bir hareket yaşanmadığını, küçük mitinglerin olduğunu ama etki uyandırmadığını” söyleyip ekliyor; “Fas’ın diğer Arap ülkelerine göre çok farklı bir yapısı vardır. Bizdeki krallık İngiltere’deki gibidir. Ve Fas bu devrimleri çok önceden yaşadı”. Hal böyle olmasına rağmen olası bir isyana sebep vermemek için kralın reformlar konusunda söz verdiğini, eğitim, sağlık ve işsizlik alanında reformların başladığını anlatıyor.

Musa Hawamdeh
Şimdi şiiri yaşama vakti
Filistinli Musa Hawamdeh uzun zamandır Ürdün’de yaşıyor. Babası, 16 yaşındaki devrimci oğlunu koruma amacıyla Filistin’den uzaklaştırmış. Arkasında hiçbir ideolojinin olmadığına inandığı Arap Devrimi’ni Fransız Devrimi’ne benzetiyor Hawamdeh ve “Arap halkının uzun zamandır beklediği güneş” diyor. Bir Filistinli olarak şimdilik kendisi için sevinemese de kardeşleri adına mutlu. Keza 1948 İsrail-Arap savaşında yaşanan zulüm bütün Arapları kardeş kıldı. Arap ülkeleri diktatörlerden tam anlamıyla kurtulduklarında yeni bir Arap dünyası doğacak ve Amerika, Avrupa ülkeleri eski tutumlarını değiştirmek zorunda kalacaklar. İşte o zaman İsrail de küçülecek. Başbakan’ın Davos’taki “One Minute” tepkisine dair; “İktidarın özel siyasi hesapları vardır ama Türk halkı Filistin’e karşı duyarlılığıyla Arap ülkelerini utandırdı. Bir Filistinli kadın ağlarken bir gözüyle Türkler, diğeriyle Filistinliler için ağlıyor” diyor Hawamdeh. ‘Arap Baharı’nda şiirin yerine gelince; Hawamdeh için olayın kendisi bir şiir ve şimdi şiiri yaşama vakti. Hawamdeh diyor ki; “Yıllarca özgürlük için, haklarımız için yazdık. Şimdi bunları kazanma zamanı ve yazamıyoruz. Belki bir süre sonra”

Şaban Yusuf
Gururumuzu geri aldık
Mısırlı şair Saban Yusuf isyanlar başladığı günden Mübarek gidene kadar meydanlarda olduğunu anlatıyor. Gündüz slogan, geceleri anlık yazılan şiirlerle geçen dönemle birlikte bütün hisleriyle yeniden doğduğunu söylüyor. “Baskı öyle bir seviyeye gelmişti ki artık susamazdık. Geç bile kaldık. Her şey yasaktı. Yasaklar insanları köle durumuna getirmişti. Yoksulluk değildi isyanı ateşleyen, Mübarek ve baskılarıydı. Savaşımız gururumuzu geri almak içindi” diyor. Şimdi amaç, Mübarek ve çevresindekilerin yargılanması ve geçici hükümette yer alan, diktatörlükten kalma isimlerin parlamentoda yer almaması için gerekeni yapmak. Mısır’da gösteriler ilk dönemlerdeki kadar olmasa da devam ederken yandaşların özgürlükçülere karşı alttan alta çalıştıklarını, özellikle de Katolik-Müslüman çatışması yaratmayı amaçladıklarını anlatıyor Yusuf. Son olarak Kina’da yaşananları hatırlatarak “Gençler öylesine bilinçli ki, bu tuzaklara düşmezler” diyor. Söylediğine göre gençler o kadar bıkmışlar ki, yeni hükümette 65 yaş ve üstü insanlar görmek istemiyorlar. Seçimleri bekleyen Mısır’da bir önemli tartışma da Müslüman Kardeşler. Parlamentoda üçte bir oranda yer almak isteyen Müslüman Kardeşler’in bu istekleri pek de hoş karşılanmıyor. Halk mecliste yer almalarını ama koltuk sayılarının daha az olması gerektiğini söylüyor. Müslüman Kardeşler’in karşısında da Yusuf’un “Eskiden bu kadar siyasetin içinde değildiler” dediği Kıptiler bulunuyor. “Kıptilerin çoğunluğu genç. Bu da büyük bir avantaj” diyor Yusuf. “Türkiye modeli” tartışmalarına nasıl baktığını sorunca “Olabilir neden olmasın, bu da tartışılan bir konu” oluyor cevabı.

Abİr Zakİ
Bedelsiz özgürlük olmaz
Abir Zaki devrim ateşinin etkilerini Suudi Arabistan’da yapılacak reformlarla göstereceğini söylüyor. Bahreyn’deki rejim karşıtlarına karşı Suudi Arabistan’dan gönderilen askerlere dair “O insanlar bizim kardeşimiz” diyen halkın sessiz kalmadığını anlatıp ekliyor “Biliyoruz ki bedel ödemeden özgürlük kazanılmaz” . Sohbet Usame bin Ladin’e gelince, “Öldürülmesindeki zamanlama Afganistan’dan çıkmayı planlayan Amerika’nın yeni Libya pastasından pay almaya çalışması” diyor.


Adonİs
Usame’nin hayaletleri
Suriye’de doğan Ali Ahmet Sait Eşber, tüm dünyanın tanıdığı ismiyle Adonis, 1956’da Beyrut’a yerleşiyor. Bir süre sonra Lübnan vatandaşlığına geçen Adonis, Beyrut İç Savaşı’yla birlikte Paris’e yerleşiyor ve hâlâ Fransa’da yaşıyor. 

Usame bin Ladin’in öldürülmesinden başlayalım dilerseniz.
Her zaman Usame bin Ladin’in fikirlerine ve yaptıklarına karşı çıktım ama bu şekilde öldürülmüş olmasına da karşıyım. Unutmayalım ki karşı da olsak fikirler bu şekilde öldürülemez. Bir süre sonra Usame bin Ladin’in hayaletleri çıkacaktır. 

Saddam’ın öldürülmesine de aynı şekilde mi bakıyorsunuz?
Saddam farklıydı. Bir diktatördü. Orada bir ülke vardı, bir devlet yapısı... Bin Ladin ise bir isim, bir sembol. 

‘Milattan Önce 11 Eylül 2001’ şiirinizden ne anlamalıyız bugün?
Her zaman Amerikan politikalarının karşısında oldum ve olmaya da devam ediyorum. 1971 yılında yazdığım ‘New York’a Mezar’ şiirimde ‘New York’taki bütün o güçlü binaları sarsacak bir şey olacağını daha o zaman söylemiştim. Hatta 11 Eylül yaşandığında bir eleştirmen ‘Adonis bin Ladin’in esin kaynağı oldu’ diye yazmıştı. 

Okumuş mudur Ladin şiirinizi?
(Gülüyor) Bildiğim tek şey eleştirmenin ciddi olduğu. Bana göre Bin Ladin bunları yapacak kapasitede değildi. 11 Eylül’de Arapların teknolojiyi böyle kullanma şekli şaşırtıyor beni. Böyle bir yetkinlikleri vardıysa neden bunu başka alanlarda kullanmadılar? 

Bin Ladin’in ölümünden sonrasına dair bir öngörünüz var mı?
Amerikan politikalarına karşı derin bir kin olduğunu söylememiz lazım. Filistin sorunu gibi sorunlar çözülmezse bu nefret artarak sürecek çünkü insan haklarını bir yerde savunup diğer yerde umursamamak kabul edilebilir bir şey değil. Amerika insan hakları taraftarıysa Filistinlilerin hakları için de çalışması gerekir. Ki Filistin halkı 50 yıldır derin acılar çekiyor. Bence Filistin Amerikan politikası için çok önemli ve de zor bir imtihan. 

Arap Devrimleri için ne diyeceksiniz?
Muhteşem. Bütün bu hareketleri desteklemek lazım ama toplumun temellerinde değişikliğe gidilmesi gerekiyor. Her şeyden önce din ve devlet işleri ayrılmalı. Kadınlar da erkeklerin sahip olduğu haklara sahip olmalı. Bugün yaşanan olayların etkisi ancak bunlar gerçekleştiğinde görülebilir. Yozlaşmış bir hükümeti daha az yozlaşmış olanıyla değiştirdiğinizde değişim de kısıtlı olacaktır. 

Gençler bunun olmaması için de tepkilerini göstermeye devam ediyorlar ama…
Biz de takip ediyoruz bunun için gayret gösteriyoruz ama şu an medyada öne çıkan söylemde kadın haklarından, dinin devlet işlerinden ayrılmasından bahsedilmiyor genelde. Bu da korkutuyor tabii. Acaba başka bir İslam mı geliyor var olanın yerine. Ki Amerikalılar ılımlı İslam’dan bahsedip duruyorlar. 

Türkiye de en güzide örnekleri .
Ilımlı İslam diye bir şey olmaz. İslam İslam’dır. Bu bir bütündür. Bazıları tartışmaya diyaloğa açıktır o ayrı bir şey ama doktrine baktığımız zaman Ilımlı İslam doktrini diye bir şey yok. 

Suriye’de olsaydınız hâlâ nerede duruyor olurdunuz?
Şimdi nerede duruyorsam aynı yerde olurdum. Her zaman sivil toplum taraftarı oldum, tek parti karşıtı oldum. Devlet ve din işlerinin ayrılmasını savundum. 

Beşar Esad’ın yaptığı reformları samimi buluyor musunuz?
Suriye karmaşık bir düğüm ve bu düğüm çözülürse inanılmaz yaralanmalar olacaktır. Bundan Türkiye de, Irak da, Suudi Arabistan da, Ürdün de, Lübnan da, İsrail de etkilenir. Suriyeliler kendi aralarında tek parti ve diktatörlüğü reddederek diyalog yöntemleri aramalılar. Türkiye’de bu diyaloğun kurulması adına önemli şeyler yapıyor. Her halükarda orada bir sivil savaşa mani olunmalı.

10.05.2011 Radikal

Bu haber toplam 996 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kasım 2018 dergilerine genel bir bakış-314 Kasım 2018 Çarşamba 13:12
  • Kürşat Bumin hayatını kaybetti14 Kasım 2018 Çarşamba 10:17
  • Nursema Şeyma Oflaz, Biraz Zaman13 Kasım 2018 Salı 14:44
  • 1. Dünya Savaşı’nı anlatan kitaplar13 Kasım 2018 Salı 14:39
  • 24 yılda 513 camiyle bin 70 mescit satıldı13 Kasım 2018 Salı 10:16
  • Dünyanın en kanlı savaşının 100. yılı12 Kasım 2018 Pazartesi 09:32
  • Alâeddin Yavaşça bizim için neden özel biri?10 Kasım 2018 Cumartesi 14:06
  • 8. Malatya Film Festivalinde Konuk Ülke Filistin10 Kasım 2018 Cumartesi 14:04
  • Serden geçti, davasından vazgeçmedi10 Kasım 2018 Cumartesi 09:40
  • Arabesk ve Anadolu Rock’ın kısa öyküsü09 Kasım 2018 Cuma 09:21
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim