Şairler Meclisi Toplandı

Şairler Meclisi Toplandı
Ankara Şubesinin her ay düzenlediği Şairler Meclisinin mart ayı programı, yazar Güner Dinçaslan yönetiminde; İsmet Bora Binatlı, Vedat Fidanboy ve Vedat Güneş’in katılımıyla gerçekleşti.

Şairlerin özgeçmişlerinin okunmasıyla başlayan programda konuşmacılar , şiir serüvenlerini, şiir anlayışlarını, şiirin dünü ve bugünü üzerinde değerlendirmelerde bulunarak, şiirlerini seslendirdiler.

İlk sözü alan İsmet Bora Binatlı, Şuara suresinin 224. ve 226. ayetlerini okuduğunda bir anlık şiir yazmaktan vazgeçmeyi düşündüğünü, akabindeki “ancak inanıp güvenen ve iyi işler yapanlar, Allah’ı sıklıkla ananlar, haksızlığa uğrayınca misliyle öç alanlar böyle değildir. Haksızlık edenler de yakında nereye varacaklarını göreceklerdir.” ayetle İslam’a ve ahlaka aykırı şiir söylemeyen şairlerin istisna tutulmasını görmekle şiir yazmaya devam ettiğini söyledi. 

Şiir, Hz. Peygamber’in hayatında bazen müşrikler için verilen mücadelede bir silah, yürütülen fikri mücadelede konuşmaları zenginleştiren bir süs, bazen de duyguları dile getirmede bir araç olarak kullanılmasını teşvik ettiğini belirten Binatlı, “Günümüzde ben şairim diyenlerin sayılarında büyük artışlar olmuş ancak, piyasada kaliteli şiiri bulmak adeta zorlaşmıştır.” şeklinde konuştu.

Vedat Fidanboy da yaptığı konuşmada, Varlık ve Hisar üniversitesinde okuduğunu, şiir yazmanın ciddi bir iş olduğunu, şiir ile şarkı sözlerinin birbirinden farklı olduğunu belirterek, Şiire adeta âşık olduğunu belirterek, şiirlerinin birçoğu büyük ve tanınmış bestekarlar tarafından bestelendiğini belirterek, şiir kalıpları hakkında değerlendirmeler yaptı.

Şair Vedat Güneş, günümüzde sosyal medyada dolaşan gerek şekil gerekse biçim yönünde şiir olarak değerlendirilmeyecek dizelerin bile eleştiri almadığını, bilhassa yapılan beğenilerle yüreklendirilen bu şahısların şair olarak piyasada dolaşmalarını vahim bulduğunu belirtti. Ciddi eleştirmenlere ihtiyaç duyulduğunu, şiir okuyucusunun günden güne azaldığını, yayınevlerinin şiir kitaplarına mesafeli durdukları, ancak dergiler sayesinde şiirin yaşatıldığı ve geliştirildiğine vurgu yapan Güneş, “Şiiri kendim için yazıyorum. Fakat, okuyucu o şiirde kendilerinden bir şeyler bulmalarını, şiirime farklı anlamlar yüklemelerini önemsiyorum. Herkesin aynı anlam yüklediği şiir, şiir değildir. Belki buna nesir dememiz daha doğru olur.” Şekline konuştu.

Bestekar Hayati Sarı, kendisine ve Vedat Fidanboy’a ait iki eser seslendirerek programa ayrı bir renk kattı.

Şube başkanı Mehmet Sait Uluçay programın sonunda yaptığı konuşmada, “Bugün burada şiiri konuştuk. Şiirle hemhâl olduk. Şiirin dünü ile bugününü konuşarak yarının şiiri konusunda yeni pencereler araladık. Şairler meclisi programının ne denli faydalı olduğunu bu programla daha iyi anlamış oldum. Gayemiz, daha iyi, daha kaliteli şiire ulaşmak, şiire olan ilgiyi artırmak ve genç şairlerin yetişmesini sağlamaktır. Farkına varmadınız herhalde, tam dört buçuk saattir şiiri konuşuyoruz. Yüreğimize şiir eken söz ustalarına şükranlarımı sunuyorum. Katılımcılara teşekkür ediyorum” dedi.        

img-8375.jpg

Bu haber toplam 315 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim