Sedat Laçiner'den: Ortadoğu’da Türk baharı

Sedat Laçiner'den: Ortadoğu’da Türk baharı
Önceki akşam Konya’daydık. STAR yazarlarından Prof. Beril Dedeoğlu, Prof. Vedat Bilgin, Prof. Gökhan Çetinsay, ben ve Faruk Bilgin TRT’nin Açı programında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu ağırladık.

Bakan sorularımızın tamamını kendinden emin ve rahat bir ruh hali içinde cevapladı. Öncelikle “Arap Baharı aynı zamanda Türk Baharı’dır” dedi. Davutoğlu Ortadoğu’nun sömürgecilik döneminde ve Soğuk Savaş yıllarında yapay olarak yanlış bir yola sokulduğunu, bugün yaşananlarınsa ‘normale dönüş’ olduğunu düşünüyor. Ona göre yatağından saptırılmış olan bir tarih normal seyrine dönüyor, yaşananlar da yaşanması gerekenler.

Davutoğlu’na göre Ortadoğu’da ortaya çıkan kargaşa geçici, ancak olayların birkaç günde yatışmasını beklemek de gerçekçi değil. “Orta ve Doğu Avrupa’da bile normalleşme en az 10 yıl sürdü. Burada da belli bir süre alacaktır. Bölgede tarihin normalleşmesi yaşanıyor” diyen bakana göre Türkiye ise tarihin akışını doğru okuduğu sürece yanlış yapmaz.

Gördüğüm kadarıyla Davutoğlu Mısır’dan Suriye’ye kadar yaşanan gelişmeleri az çok bekliyordu ve olaylara şaşırmadığı gibi, gelişmelerden dolayı mutsuz da değil. Ayrıca gelişmeleri Türkiye için bir tehdit olarak da okumuyor:

“Türkiye doğru yerde duruyor. İlk defa bir dış aktör (Türkiye) bu bölgede hem halkın kalbini, hem de devletlerin güvenini kazandı. Bu durum olaylar esnasında bize dönük beklentileri hem halkta, hem de devletlerde yükseltti. Ancak biz hiçbir zaman hata yapmadık.  Açıklamalarımızı doğru zamanlarda yaptık. İkili bir dili ise hiç kullanmadık.”

Asıl güç demokrasi

“Biz akıntının öncüsü olduk” diyen Davutoğlu’na göre Türkiye’de demokrasinin başarısı Araplara örnek oldu ve Arap Baharı Türk demokrasisinden esinlendi. Şöyle diyor Davutoğlu:

“Türkiye’de demokrasi kaosa yol açmadı, radikalizmi de beslemedi. Ayrıca İsrail gibi diğer ülkelere karşı zaaf oluşturmadığı gibi Filistin’in haklarının yüksek sesle dile getirilmesinde de Türkiye’de demokrasinin güçlenmesinin büyük etkisi oldu. Böylece Arap rejimlerinin bu tür gerekçelere dayanan meşruiyetleri Türk demokrasisi örneği ile yıkılmış oldu. Bu hem Arap Baharı’dır, hem de Türk Baharı’dır. Bizi örnek alıyorlar. Bundan korkmayalım. İlkeli ve sorumlu olalım yeter.”

Başka bir deyişle Ahmet Davutoğlu Türkiye’nin yumuşak gücünde demokratikleşmeye özel bir kıymet veriyor. Tıpkı ekonomi ve askeri güç gibi demokratik olmanın da gücün bir parçası olduğunu söylüyor. Ona göre Türkiye son 8-9 yıldaki demokratikleşme hamlelerini gerçekleştirememiş olsaydı ne Türkiye bu kadar güçlü ve etkili olabilirdi, ne de Ortadoğu’da bir ‘bahar’ yaşanabilirdi.

26 Mayıs 2011 Star Gaz.

Bu haber toplam 457 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim