• İstanbul 30 °C
  • Ankara 30 °C

Şehir Araştırmaları Merkezi Ve Tarih

M. Ali ABAKAY

Şehirlerle ilgili çalışmalar, bizimle başlamadı, bizden sonra kesintiye uğramayacak, elbette. Ülkemizde “Şehir Araştırmaları Merkezi” adıyla çalışmaları, kendi perspektifinde başlatan biri olarak, otuz seneyi aşkın uğraş alanımızda olan bu ideali gerçekleştirmeyi hedeflemekteyiz.

                Şehirlerle ilgili çalışmalarımızı başlatırken bulunduğumuz şehirden komşu şehirlere uzayan uğraşımız seksen bir ili içine aldı, yüz dünya şehriyle ivme kazandı. Şimdi geride kalan döneme baktığımızda çok yol aldığımızı görmemize rağmen, destek bulmayan çalışmamızın mekân eksikliğinden dolayı istenen mükemmeliyete sahip olmasının mümkün olmadığını özellikle belirtelim.

                Günümüzde oldukça önemli, ses getirecek kimi çalışmalar zaman içinde değer kazanır, hak ettiği önemin anlaşılması sonrası çalışmalara sahip çıkılır. Birçok mucit, hayatını yokluklarla yoksunluklar içinde geçirir, her şeye muhtaç şekilde hayatını noktalar. Ressamların çoğu, yaptıkları tabloları karın tokluğuna satarken hattatların çoğu alın teri-göz nuru döktükleri çalışmalarını geçim telaşesinde elden çıkarırken, birçok yazar ve düşünür, kitaplarının basım bedelini çıkaramazken yıllar sonra başkalarının varlıklı olma hali, onların eserleri üzerinden oluşur.

                Şehir Araştırmaları Merkezi, alanında tek olarak düşünüldü. Bu amaçla günümüze kadar kırk binin üzerinde kaynak esere ulaşıldı. Bu eserlerin tarih, kültür, sanat, edebiyat, mimarî, musıkî, dinî olmak üzere tasnifi gerçekleştirildi. Şehir Araştırmaları Merkezi’nde felsefe, psikoloji, mantık yanında ekonomi, sağlık, sinema, tiyatro, spor, basın-yayın gibi kitaplıklar oluşturuldu. Okuyucunun dikkatini çekebilme adına yetişkinlere, çocuklara, kadınlara yönelik bölümler eksik edilmedi.

                Tarih Kitaplığı’nda seksen bir ili ele alan şehir tarihleri yanında “Tarih Kitaplığı”, ayrıca şu şekilde kendi içinde Anadolu şu bölümlere ayrıldı: Milat Öncesi Tarih Kitaplığı, Roma Tarih Kitaplığı, Selçuklu Tarih Kitaplığı, Osmanlı Tarih Kitaplığı, Cumhuriyet Tarih Kitaplığı

Şehrin tarih kitaplığı, o şehirde inanç gruplarıyla, milletlerle ilgili yazılan eserleri de içine almaktadır: Milat Öncesi İnançlar, Budizm, Taoizim, Yahudîlik, İsevîlik, Yezidîlik, Ermenîlik, Süryanîlik, Keldanîlik, Şemsîlik, Sabîlik, Zerdüştlük, Nasturîlik, Marunîlik, İslamîyet,..

Bir şehirde tarih kitaplığı, o şehir hangi devletin, beyliğin hâkimiyetine girmişse, alanla ilgili kaynak eserlerden oluşturulmuştur: Babil, Akad, Asur, Elam, Haldî-Urartu, Eti, İon, Lidya, Roma, Selevkus, Sasanî-Pers-İran, Selçuklu, Karamanlı, Karesî, Çandar, Aydın, Ramazanoğlu, Kadı Burhaneddin, Eratna, Artuklu, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safevî, Zulkadirî, Eyyubî, Memlûkî, Osmanlı, …

 Şehir Araştırmaları Merkezi’nde tarih ele alınırken, kimi zaman milletlerle ilgili kaynakların teminine gidildi: Arab, Fars, Kürd, Türk, Roma, …

Bazen aynı millet, farklı isimlerle anılır: İran-Pers-Acem-Fars, Sasanî, … Devlet adının değiştiği, milletin aynı olduğu ülkelerde bilmeyenler, şehir tarihlerinde farklı medeniyet olarak gösterilir.

Kimi eserlerde Abbasî ve Emevî, farklı devlet olarak görülür. Arab Coğrafyası’nda egemen olan devletin kabile değişikliği, farklı iki milleti ortaya doğurmazken, dersine iyi çalışmamış kimi yazarlar, iki farklı medeniyeti icat etmede mahirdir.

Kimi zaman beyliklerin dahi medeniyet şeklinde gösterildiği şehir tarihlerinde işlenen cinayetler, yüz senelikten beş seneliğe kadar egemen olmuş devletlere iltifatkâr davranmada cömertliği elden bırakmaz: Artuklu,  Moğollar, Cengizler, Şeyhoğulları, Büveyhîler, Nisanoğulları, …

Şehir araştırmalarımızda tarih ekseninde yer alan kitaplık, yaklaşık 2000 Kaynaktan oluşmaktadır. Bu kaynaklar içinde sempozyum bildirileri, tez çalışmaları da yer almaktadır. Genel tasnifte kimi tarih konulu dergiler, bu sayıya dahil edilmemiştir. Tarih bilgilerini içine alan kimi şehir kaynakları, şehirlerin kendi kitaplıklarında değerlendirilmiştir. Arkeolojik çalışmalarla sanat tarihî çalışmaları, farklı kitaplıklarda değerlendirilmiştir.

Tarih alanında bu denli oldukça iç içe eserlerin şehirlerle ilgili kaynakları ihtiva etmesi, Şehir Araştırmaları Merkezi’nin oluşumunu gerekli kılmaktadır. Tarih Kitaplığı’na dair belirttiğimiz hususlar, Mimarî için farklı değildir. Bu musıkî için aynıdır, mutfak için değişmemektedir, giyim-kuşam için geçerlidir.

Mimarî Kitaplığı’nda şehirdeki her türlü mimarî eser ele alınmaya çalışılmış, “kale-han-hamam-kışla-köşk-konak-medrese-manastır-camiî-kilise-havra-köprü-çeşme” olmak üzere mimarî yapılar ve bu yapılarla ilgili araştırmalar kaynaklar çerçevesinde ele alınmış, mimarî dergilerle zenginleştirilen kitaplık, aynı zamanda mimarî sempozyum bildirileriyle desteklenmiş, o eserlerin minyatür veya fotoğraflarıyla kayda alınmıştır.

Şehir Araştırmaları Merkezi, parçadan bütüne doğru tarih, kültür, sanat, edebiyat, inanç, ekonomi, coğrafya olmak üzere onlarca bölümde şehir-bölge-devlet tanımlanmasında araştırmacılar, yazarlar ve okurlar için, yüzyılımızda her türlü teknolojik gelişmelere rağmen önemini koruyacak, medeniyetin ekseninde yeniden var olma hareketinin çıkış noktalarından biridir.

Şehir Araştırmaları Merkezi, bilinen kütüphane olmaktan uzak, gazete-dergi-fotoğraf destekli, yerel malzemelerin sergilendiği, tarihî eserlerin ve kültürel değerlerin yer aldığı, sürekli yenilenen yapısıyla konferansların verildiği, sempozyumların gerçekleştirildiği, yazarlarla okurların buluştuğu, fikrî tartışmaların eksik olmadığı, doğrulara ulaşma için daima çalışılan, fert-millet-devlet üçgeninde bünyeyi canlı tutan, dünle bu gün arasında köprü, yarına dünden bugüne gelenin miras bırakılacağı özelliğe sahiptir.

Okuyanın merak ettiği, öğrencilerin daima geldiği, ustaların bulunduğu, araştırmacıların gitmeye mecbur kaldığı, ülke ve şehir nabzının attığı, herkesin ve her kesimin kendisine ait olanı bulduğu, dinamizmini hiçbir zaman kaybetmediği, konferans-sinema-tiyatro salonlarıyla bezeli, tarihî ve kültürel zenginliğin maket müzelerle sergilendiği, gazetenin günlük, dergilerin aylık geldiği, her yeni çıkan kitabın raflarda yerini aldığı bir merkezin hayali ne zaman gerçekleşir?

Topluma yön vereceğini düşündüğümüz ve her şehirde olmasını arzuladığımız, bu merkez anlayışının gerçekleşmesi için ömür adadığımız hususta dahası ne diyebiliriz? Kalan, söylenmeyen bir husus varsa bilmek isteriz.

Okumayan medeniyete yabancı kalırken, ruh ikliminde kuraklığını yaşar, merhametin, iyiliğin ve güzelliğin.

Şehir Araştırmaları Merkezi, yeniden dirilişin, kalkınmanın, bir ve beraber olmanın adıdır. Medeniyetin yeniden ihyasında, bir fikir hareketidir, batıyla hesaplaşmanın ismidir. Yeryüzünde şehirlerden yola çıkarak, millet olma şuurunu yeniden kazanmadır.

Birbirini tanımayan milletlerin, birbirine düşman kılınan bölgelerin, halkların insan olma gereğini yerine getirdikleri merkezdir. Dahası, insanlığa hizmet etmenin, saygının, sevginin, ilmin ve irfanın merkezinde eşref-i mahlûkat olmanın ilk adımıdır, daima atılan. Biz, Şehir Araştırmaları Merkezi’ni oluştururken, bu amaçla yola çıktık.

Anlaşılmak mı?  Daha anlaşılmadık, Sevgili Okur.  Anlaşıldığımız zaman, bu merkezin topluma, insanımıza hizmet edeceğini umuyoruz. O zaman, erken mi olur geç mi? Bu husus hakkında şimdilik bir kanaat sahibi değiliz. Anlaşılmak için yazmaya devam ediyoruz.

Bu yazı toplam 340 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim