Şehri zirveye çıkaran vali

Fatma Gülşen Koçak

Türkiye’de çoğu insan gibi vali denilince ilk aklıma merhum Recep Yazıcıoğlu gelir. Sıradışı kararları, aykırı fikirleriyle, statükonun canına okuyan tavrıyla ülke gündemine gelmiş, gündemle birlikte gönüllerde de müthiş bir sevgiye mazhar olmuştu. Nasıl sevilmesin ki… Genç Cumhuriyetimizin valileri sistemin jandarmalığına soyunmuş, bu topluma tepeden bakarak âdeta kan kusturmuşlardı. Devleti soğuk bir yüzeye ve sert bir söze mahkûm ederek içinden çıktıkları topluma uzaklaşmışlardı.

Sosyolojik bir okuma yaptığımızda, halkımızla sistemin yöneticileri arasındaki uçurum daha çok milletin değerlerine olan düşmanlıkları sebebiyle oluşmuştu. Ezanın yasaklanmasında, dinî inançlara olan baskının uygulanmasında valiler bazen görevleri gereği de olsa en öndelerdi. Bu sebeple baskıcı otoriter devlet denilince ilk akla gelen onlar oldu. Tabii ki genç Cumhuriyetimiz olgunluk yaşına geldiği zamanlarda da sistem sancısı devam etti. Adnan MenderesTurgut ÖzalNecmettin Erbakan gibi, “milletin adamları” olarak tarif edilen liderlerin hükümet olduğu dönemlerde de eskinin kalıplarından çıkamayan bürokratlar, eskisi kadar olmasa da geçmişten getirdikleri soğuk devlet adamı refleksini sürdürdüler. Ta ki Recep Tayyip Erdoğan iktidara gelip, eski Türkiye’nin kalıplarını söküp Yeni Türkiye inşasına girişinceye dek sürdü bu gidişat.

Yeni Türkiye ve yeni liderle birlikte valiler başta olmak üzere devlet kadrolarının halka karşı duruşları ve bakışları değişti. İyi örneklerin az olduğu zamanda parmakla gösterilen merhum Yazıcıoğlu’nun çizgisini sürdüren valilerimiz var şu anda. Halk için halkla birlikte hizmet anlayışını sürdüren devlet adamlarımız ülkemiz için gecesini gündüzüne katmakta geleceğe zenginlik katmak için yoğun çaba göstermekte.

Bu iyi örneklerden birisiyle kültürel faaliyet için bulunduğum Yozgat’ta karşılaştım. Pozitif enerjisiyle sürekli halkın içinde olan, gençlerin soruların cevap yetiştiren öğrencilerin başını baba şefkatiyle okşayan, yanına gelen ihtiyar amcalara evlat saygısı gösteren bu kişi Yozgat Valisi Kemal Yurtanç’tı. Merhum Yazıcıoğlu’nun da rahleyi tedrisinden geçip birlikte çalışma şerefine eren Yurtnaç, tam bir millet sevdalısı vatansever. Vali Bey Yozgat halkının sevgisini kazanmış. Makam odası dertlilerin, gurebanın, yoksul Anadolu insanlarının yarasına merhem vazifesi görüyor. Tepeden bakmak yok, halkı küçümseme yok… Kadim devletimizin “baba” vasfını günümüzde de işletiyor. Müşfik bir edayla milletin meselelerini çözüyor.

Halkla yaptığımız özel görüşmelerde de Vali Bey hakkında duyduğumuz pozitif cümleler, bütün devlet adamlarının örnek alması gereken cinstendi. Kimisi Baba diye hitap ediyor, kimisi Vali Amca, kimisi Saygıdeğer Vali Bey, diye cümleye başlıyor. Yozgat insanının tamamının saygısını ve sevgisini kazanması elbette boşuna değil. Kameralardan uzakta, patlayan flaşların olmadığı beldelerde, yakın çalışma arkadaşları dışında kalabalığın toplanmadığı köylerde, bazen gece yarısı, bazen sabahın seherinde uzanacak el bekleyen mazlumlara, hatırının sorulmasını bekleyen yoksullara elini uzatan, devletin imkânını sunan Yurtnaç, büyük örneklik gösteriyor. Anadolu’da birçok şehrin valisiyle röportaj yaptım, yapmaya da devam ediyorum. Kemal Bey’i bir bürokratın ötesine taşıyan, sosyolojik okumaları, felsefi bakışları, derin ufkunun yansıması. Batı’yı çok iyi bilmesi ve doğuyu doğru okuması, ona Yozgat sınırlarını dar kılıyor diye düşünüyorum. Yurtdışı Türkler Başkanlığı dönemindeki birikimini önemsiyorum. Bu tecrübenin Türkiye geneline matuf projelerde değerlendirilmesi gerekir.

Vali bey hakkında ilk Yozgat ziyaretinde edindiğim izlenimler bunlardı. Diğer izlenimlerim ise yurtdışında yaşayan 80’e yakın Yozgatlı iş adamının Valiliğinin daveti üzerine Yozgat’a geldiği “Yozgatlı İşadamları Zirvesi”nde oldu. Basın mensubu olarak katıldığım zirvede Anadolu şehirlerinin en temel problemlerinden birisine çözüm arayışları önemliydi. Yozgat’ın yatırım potansiyelini ortaya çıkarmak, iş adamlarının Yozgat’a yatırım yapmalarını sağlamak, istihdamı artırmak, büyük şehirlere göçü önlemek ve yaşanabilir bir şehir haline getirmek meselesi konuşuldu.

Yozgat Valiliğinin ve Oran Kalkınma Ajansı’nın (Orta Anadolu Kalkınma Ajansı) ortaklaşa düzenlediği programın açılış konuşmasını Ahmet Emin Kilci yaptı. Kilci konuşmasında 2009 yılında kurulmuş bir kamu kurumu olduğunu vurgulayarak, “Yatırımcılara sunduğumuz tüm hizmetleri bila bedel sunuyoruz. Herhangi bir yatırım danışmanının aldığı ücretleri almıyoruz.” dedi ve yatırımcılara gümrük vergisi muafiyeti, sigorta primi işveren hissesi desteği, yatırım yeri tahsisi, KDV istisnası ve iadesi, vergi indirimi, gibi kolaylıklar sunduklarını belirtti. Kilci programın düzenlenmesine öncülük eden Vali Kemal Yurtnaç’a teşekkür ederek konuşmasını bitirdi.

Ardından GNG Tanıtım Ajans Başkanı Aydın Baran, konuşmasında gurbetçi İşadamlarına dönün çağrısı yaptı ve “Kendi kazandıklarınızın hiç değilse bir bölümünü kendi topraklarımız için değerlendirelim.” dedi.

Bozok Üniversitesi Rektörü Salih Karaca, “Şehirlerin gelişmesinde üniversite lokomotiftir. Bozok Üniversitesi olarak 11 fakültemiz ile yatırım yapmak isteyen girişimcilere teknik destek vermeye hazırız.” diye konuştu.

Yozgat milletvekili Yusuf Başer ise konuşmasında, “2018’den itibaren yatırımcı kardeşlerimizin arayıp da bulamadığı imkânlar şuan Yozgat’ta olacak. 22 bin üniversite öğrencisi mevcut.” diyerek yatırım çağrısı yaptı.

Son konuşmacı Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç oldu. Yurtnaç selamlama konuşmasının ardından sözlerini şöyle sürdürdü:

“7 yıl boyunca yurt dışında bulunan vatandaşlarımızla ilgili bir kurumun başındaydım. Yurtdışı Türkler Topluluğu’nun başında 7 yıl hizmette bulundum. Sık sık yurtdışındaki vatandaşlarımızla içli dışlı çalıştık. Pek çok sorunlarına vâkıfım. Yurtdışı Türkler Topluluğu’ndan edindiğim birikimle Yozgat’a katkı sağlayacağım. Nitelikli çalışmalar yapmak ve üretim sağlamak ekip işidir. Bir taraftan idari, bir taraftan siyasi ayak vardır. Diğer yandan halkın ve sivil toplum kuruluşlar ayağı yer alır. Eğer siz tüm bunları bir araya getirirseniz ortaya başarılı sonuçlar çıkar. Ben onun için burada bir orkestra şefi gibiyim. Ne kadar iyi yönetirsek ortaya güzel bir senfoni ortaya çıkacak. Bütün gayretimiz ortaya güzel bir senfoni çıkarabilmektir.

Bu toplantı, Yozgatlı iş adamları toplanıp yatırım yapmanın tartışıldığı bir toplantı değildir. Bir farkındalık ve köprüleri kurma toplantısıdır. Mayıs ayında İstanbul ve Bursa’da yaşayan Yozgatlı işadamlarını topladık ve Yozgat’ta yatırım yapmanın ayrıcalıklarını konuştuk. Mesele toplanmak değil sürece ve sonuca odaklı davranmak.

Üretimi desteklemek gerekir. Bu yatırım hemen pat diye bu sene yapılmış bir şey değildir. 14 aydır Yozgat’ta görev yapıyorum ama bu 15 yıllık bir birikimle konuşuyorum. Önce altyapı hazırlanır. Tıpkı Fransız İhtilali’nde yapıldığı gibi… Önce altyapısı hazırlandı ve şartlar olgunlaşınca bir kıvılcım ihtilali ateşledi.”

Vali Bey’in bu zirveye yüklediği anlam, bir bakıma kıvılcım oluşturma hareketiydi. Yozgat’a havayolu ve hızlı tren getirildiğinin müjdesini veren Vali Bey’in, “Halka güvenir, halkın önündeki bürokratik engelleri kaldırırsanız halk işini yapar, her şeyi devletten beklenmez” demesi altı çizilecek cümlelerdendi.

Yozgat’ın iş problemini çözmek için yapılacak yatırımlar elbette önemli. Bunun farkında olan Yurtnaç, gelemeyene giderek çözüm odaklı çalışmaktan geri durmuyor. Görebildiğim kadarıyla kendisindeki millete faydalı olma aşkını ve azmini ekibine de aşılamak için planlı programlı stratejiler uyguluyor.

Tüketen değil üreten bir şehir inşa etme gayreti tebrik edilmesi gereken bir durum. Tarım ve hayvancılığın teşvik edilmesinin önemini sıklıkla vurguluyor. Bunun yanında tarım sanayisini şehre taşımak için yeni yol haritaları belirlediğinin öğrendik. Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ’ın ve bölge milletvekillerinin Vali Bey’in çalışmalarının ardında durmaları ve desteklemeleri memleket namına büyük kazanç.

“Yozgatlı İşadamları Zirvesi”, her alanda Yozgat’ın zirveye taşınması anlamında gerçekleştirilen oturumların ve şehir gezisinin ardından sona erdi. Yozgatlı iş adamlarının memleketlerine aşk derecesinde bağlı olduklarını da bu vesileyle görmüş oldu. Vali Kemal Yurtnaç’ın bu aşkı yatırıma dönüştürme çalışması, bütün valilerin örnek alması gereken öncü bir davranış.

Yozgat, Valisinin kıymetini biliyor ve seviyor. Vali Bey de Yozgat halkı için gece gündüz demeden koşturuyor. Ülkemizin aydınlık geleceklere hazırlanmasında metal yorgunu teşkilatların ve başkanların yapamadığını ufku geniş, memleket sevdalısı, yerinde duramayan, sürekli koşturan valiler yapacak gibi duruyor. Haydi hayırlısı bakalım…

 

Bu yazı toplam 76 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim