Sempozyum Salonlarını Nasıl Dolduralım?

Sempozyum Salonlarını Nasıl Dolduralım?

Sempozyumlarda salonların dolmamasının sebebi, sadece konuşmacıların medyatik olmamalarından, isimlerinin geniş halk kitlelerince bilinmemesinden mi kaynaklanıyor? Ya da sempozyumu düzenleyen kurulun, akademik puan kaygısından dolayı konuşması düzgün olan veya olmayan, alanında yeterli olan veya olmayan herkesi çağırmasından mı? Ömer Yalçınova yazdı.

Hocalarla bir masa etrafında toplanmışız. Bir tanesi diyor ki: “Bu sefer öğrenciler gelmiş, salonda on-on beş kişi vardı.” Diğer sempozyumlar aklıma geliyor. Bir salonda dinleyici yok diye veya birkaç kişi var diye konuşmacılarla birlikte toplanıp diğer salona geçerdik. Diğer salonda da aslında beş-on kişi vardır. Bunlardan çoğu geçen oturumların konuşmacılarıdır.

Hocalardan bir diğeri atılıyor: “Hocam İstanbul ve Ankara’daki sempozyumlarda da böyle oluyor. Eğer öğrencileri sınavda soracağım diye korkutmazsan, bir tanesi bile dinlemeye gelmiyor. Sempozyumlar birkaç dinleyiciyle geçiyor.” İstanbul’da katıldığım sempozyumları hatırlıyorum. Evet doğruydu, İstanbul’daki sempozyumlar da birkaç kişiyle geçiyordu. Büyük organizasyonlardı, buna diyecek bir şey yok. Ama dinleyicisi olmuyordu. Belediyeler o kadar personelini, ödeneğini, mesaisini “bilgi şölenleri” düzenlemek için sarf ediyorlardı, ama maalesef bu konuşmaların dinleyicisi az oluyordu.

Devamı: http://www.dunyabizim.com/polemik/27173/sempozyum-salonlarini-nasil-dolduralim

Bu haber toplam 82 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim