• İstanbul 13 °C
  • Ankara 14 °C

Sibel Eraslan yazdı : "İslam Ansiklopedisi’nin annesi: Neclâ Pekolcay"

Sibel Eraslan yazdı : "İslam Ansiklopedisi’nin annesi: Neclâ Pekolcay"
Bir Ramazan’ı daha geride bıraktık. Manevi anlamda olduğu kadar ülkemizin kaderi açısından da bir hayli önemli günlerdi… Madde ve mana birbirinden ayrılmıyor zaten.

sibeleraslanBir Ramazan’ı daha geride bıraktık. Manevi anlamda olduğu kadar ülkemizin kaderi açısından da bir hayli önemli günlerdi… Madde ve mana birbirinden ayrılmıyor zaten. Henüz tüm seküler çabalara rağmen bu ikisini bıçak gibi birbirinden keserek ayrı tutamıyor insanlık… “Geçtim Dünya Üzerinden” adlı kitapta (Timaş, 2008) anlatılan ibretli hayat hikayesi bunu bir kere daha hissettirdi bana…

Sizlere bugün birkaç satırla bahsederek yad etmek istediğim hocaların hocası Necla Pekolcay Hanımefendi’nin hayatı da böyleydi… O Vesiletün Necat’ı, yani Mevlid-i Şerif’i yeni harflerle yeniden bize tanıtan müşfik bir hocahanımdı… Hem maddi çalışma, say, gayret ve çaba… Hem de inandığı, azmettiği kültürel, geleneksel yolun manevi icapları… Onun hayatını sanki bir masal, sanki bir menkıbe gibi dinlerken… Bir dervişin nefeslerini, soluk alış verişini de terennüm ediyorsunuz… Sağlığında kendisine hizmet etme şerefine erişemedim… Ama idealizmine gönül vermiş evlatlarından bir evlat olarak hem ömür verdiği ilmi çabaya saygı duyuyorum, hem de yaşantısını kendime örnek alıyorum… 

Necla Pekolcay’ın ilmi çabası ve dini bilgiyi gelecek nesillere aktarmak konusundaki titizliğinin en yakın şahitlerinden birisi Prof. İsmail Kara’dır. “Geçtim Dünya Üzerinden” adlı esere çok güzel, çok anlamlı bir takriz kaleme almış İsmail Kara… Hoca’nın İslam Ansiklopedisi çerçevesinde verdiği çaba ve göğüs gerdiği nice zorluklarına bizzat şahittir İsmail Bey… Bu işin maddi ve gayret cephesidir… Bir de Necla Hanımefendi’nin dervişlere has öz yaşantısı var ki, bunu Emine Eroğlu’ndan, Belkis İbrahimhakkıoğlu’ndan dinlerken, insan mananın ne demek olduğunu, hayata geçirilmiş inancın, sabrın ve iyiliğin anlamını çözüyor adeta… İstedim ki veli ahlaklı bu büyük alimeyi yeni nesil için bir kere daha hatırlatalım… Ezanları yasaklanmış bir topluma İslam’dan sayfalar, bilgiler taşıyan bu güzel emekçiye bir dua fırsatı yakalayalım istedim… Bu ülke nice zor günler geçirdi… Mana ve moral değerleri üzerinde kurulan nice komplolar ve bozgunculuklardan, her şeye rağmen inancı ve rüyası ile çıkabilmeyi başarabilmişse bu ülke insanları… Bunu Necla Pekolcay gibi alçakgönüllü kültür işçilerine, bilgi emekçilerine, tasnifçilere, hocalara, eğitimcilere borçludur elbette…

Necla Pekolcay; İstanbul, Fatih’te 1 Ağustos 1925’te doğdu, babası Dr. Ali Rıza Pekolcay, annesi saraya mensup bir aileden gelen Hacı Seyyidzâde Emine Saibe Hanımdır. İstanbul Üniversitesi’nin ilk kadın filologu unvanını taşıyan Pekolcay, bir edebiyat tarihçisi, araştırıcı, yazar, üniversite hocasıdır; orta öğretim kurumlarında ders vermiştir.
İlâhiyat fakültesindeki İslami Türk Edebiyatı kürsüsünün kurucularından olmuş; aralarında bakanlar, milletvekilleri, Diyanet İşleri başkanı ve akademisyenler olan birçok talebe yetiştirmiştir.

Sonradan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi olan İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nde 1992’deki emekliliğine dek İslami Türk Edebiyatı alanında hocalık yapıp; ardından aynı fakülteye geri dönerek, bu kez 1997’ye kadar çalışmıştır. Kendisi ilim hayatını sürdürdüğü Marmara Üniversitesi’nin onur kitabına geçmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı İslam Ansiklopedisi’nin yazarlarından olan Pekolcay, başta Sainte-Pulchérie Fransız Kız Ortaokulu olmak üzere birçok orta öğrenim kurumunda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yapmıştır. Emeklilik dönemi geldiğinde, yoğun çalışma hayatı nedeniyle uzak kaldığı, doğup büyüdüğü İstanbul’un tarihî mekanları ve tabii güzelliklerinden doyasıya faydalanmak istese de vazife yine kendisine engel olmuş; çağrıldığı üniversiteye geri dönmüştür.

İstanbul edep ve erkanını bilen bir aile ve çevreye mensup olan Neclâ Pekolcay, eski kültür ve terbiyemize göre yetişmiş son neslin üyelerindendir. Yumuşak görünümünün altında yatan inatçı mizacı ve titiz araştırıcılığı hocalığının en önemli vasıflarıdır. Kendisi yardımseverliğiyle tanınır.

Milli Kültür Vakfı’nca ödüllendirilmiş Pekolcay’ın 90’ın üzerinde bildirisi ve 400 civarında makalesi bulunmaktadır. Eserlerinden bazıları şöyledir: İslami Türk Edebiyatı (1967), Vesîletü’n-necât (1980), İslami Türk Edebiyatında Nev’iler (Heyetle birlikte - 1981), İslami Türk Edebiyatı Metinlerini Tetkik Metotları (1982), Yunus Emre Şerhleri (Emine Sevim ile birlikte - 1990), Mehmet Akif’in Verdiği Mesajlar ve Tesir Alanları (1991). Yeni yazıya aktardığı Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i 1992’de yayınlanmıştır.
2008 senesinde, 83 yıllık hayatının sonunda Regaip Kandilinde vefat eden Neclâ Pekolcay’ı ömrünü adadığı talebeleri yalnız bırakmamıştır. Mevla kendisine rahmet etsin.

13.09.2010 Vakit

Bu haber toplam 620 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim