Sibel Eraslan'dan: Haydi! Biraz ‘hareket’

Sibel Eraslan'dan: Haydi! Biraz ‘hareket’
Ezel Erverdi, bir ömür adadığı “Hareket”i 45. yılına, “Dergah”ı ise35. yılına taşıdı geçtiğimiz hafta...

Topçu, fikir sahibi ve muhalif olmanın bedelini, çoğu kez sevenleriyle talebeleri dışında adeta tecrit halinde yaşadı diyebileceğimiz sürgün ve münzevi hayatıyla öder. Bundan ödün vermez, zira fikir sahibi olmanın asaleti, gereğinde yalnızlaştırılmayı göze almaktan geçer. Felsefe doktorasını Fransa’da yapmış bir Üniversite hocası olduğu halde, ülkenin değişik liselerinde bir tayinden diğerine, bir sürgünden diğer bir sakıncalılar listesine savrularak sürer hayatını... Galatasaray Lisesi’nden, iltimas geçmediği hatırlı öğrenciler sebebiyle İzmir’e sürülür. İşte “ HAREKET” 1939 yılında, dergi olarak ilk o zamanlarda çıkmaya başlar. Dergide yayımlanan “Çalgıcılar Yine Toplandı” adlı meşhur yazısından sonra, bu defa da Denizli’ye sürülür...

Onun hayatında iki önemli tanışma vardır ki; birisi Denizli’de Said-i Nursi’yle... Diğeri ise, tekraren İstanbul’a (Haydarpaşa ve Vefa Lisesileri) döndüğünde tasavvuf dünyasının kapısını açtığı Abdülaziz Bekkine ile olan yakınlığı... Topçu, “hareket” kavramıyla, ezbere alışmış, tahkik ve çabadan yana tembelleşmiş, dinini tefekkürden yalıtarak pes edişin konforuna teslim olmuş, kendini durağanlığa mahkum etmiş geleneksel dindarı sorgular. Asırlık felsefe hoşnutsuzluğunu eleştiriye açar, şayet Kuran-ı Kerim’i hakkıyla anlamak istiyorsak, ezbercilikten vazgeçmemiz gerektiğini, Büyük Kitabı ancak şahsiyet sahibiysek anlayabileceğimizi söyler ki, işaret ettiği “ şahsiyet felsefe”sidir... Bu bağlamda harekete geçecek zihnin en temel devinimi, düşünce ve iradedir...

Ezel Erverdi, Tıp eğitimi aldığı halde, fikriyatına gönül verdiği Nurettin Topçu’nun yakınındaki gençlik halkasını, 1966 yılından itibaren “HAREKET”, 1976 yılından sonraysa “DERGAH” yayımcılık eforuyla bugüne kadar taşımıştır. 1990’dan itibaren çıkan Dergah Edebiyat Dergisi ise bizlerin halen mektebidir. Bu süreçte, iki anayasa, üç darbe ve iki muhtıra yaşamış Türkiye’mizin tüm sert ve kahırlı dönemeçlerini sabırla göğüsleyerek gelmiş bu düşünsel birikime, sadece yayımcılık gözüyle bakılamaz... Hareket; Bu Ülke’ye yerli ve milli düşünce kadrosu yetiştirdiği kadar, yerelden evrensele yükselecek sözün, tahayyül gücünün ve sanatta devamlılığın da temsilcisi olmuştur...

Yeni Anayasa’yı ve Geleceğin Türkiyesi’ni konuştuğumuz şu günlerde, düşünce hürriyeti ve önündeki engeller, halen en büyük meselemiz. Siyaset, sadece siyasi partilere has bir etkinlik değil. Bu ülke için, insan onuru için düşünce çilesi çeken, geleceğe dair rüyası olan herkesin hareketlenmesi gerekiyor. Haydi, kımıldayalım biraz. “Şiirin özgürlüğe ihtiyacı yoktur ve fakat özgürlüğün şiire ihtiyacı vardır” (İsmet Özel, Dergah, 1. sayı). Bir soru soralım, ayağa kalkalım, özgürlük için bir şiir okuyalım, göğe bakalım, vicdanlara değelim, hayrete düşelim, merak edelim, paylaşalım, pes etmeyelim, vazgeçmeyelim... Haydi biraz hareket!

4 Mayıs 2011 Star Gaz.

Bu haber toplam 615 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim