Şiirin Altın Dağı

Şiirin Altın Dağı
Altındağ... Şiirin Altın Dağı... Ankara’nın merkezi... İlk ve en eski Ankara... Anadolu kültür ve medeniyetinin zengin mirasına sahip köklü bir belde... Şiirin Altın Dağı Cevat Akkanat Altındağ... Şiirin Altın Dağı...


Hititler, Frigler, Lidyalılar, Galatlar, Bizanslılar bu beldeye konup göçen bazı milletler olarak kaydedilir. Daha sonra Selçuklu ve Osmanlı Türk dönemleri... Bugünkü devletin kuruluşuna da ev sahipliği ve tanıklık yapmış Altındağ. Hacı Bayram, Ahi Şerafettin, Cenab-ı Ahmet Paşa Camii ve türbeleri, Alaaddin, Karacabey, Ahi Elvan gibi camileri, Karyağdı, Azimi, Yörük Dede, Kesikbaş, Hüseyin Gazi türbeleri, Ankara Kalesi, Akkale, Roma Hamamı, Roma Anfi-Tiyatrosu, Augustus Tapınağı, Yazıtlar Kraliçesi, Akköprü ve hazireleri, hanları, hamamları ve çeşmeleriyle Ankara’yı bir kültür ve medeniyet şehri yapıyor Altındağ... Ve bütün bu kıymetlerin farkında olan bir yerel yöneticinin, Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin elinde, güzellikler yaşıyor...

Bu satırları güzide Altındağ beldesinin halihazırda yaşamakta olduğu medeniyet hamlesine katkıda bulunmak için yazıyoruz. Zira, geçtiğimiz hafta sonunda yaşadığımız iki günlük Altındağ seyahatinden bizde kalan izlenimleri anlatacağız.

Gece, Altındağ Belediyesi’nin Türkiye Yazarlar Birliği ile ortaklaşa tertip ettiği şiirden bir geceydi ve şiirimizin güçlü isimlerini bir araya getiriyordu. İşte 19 Kasım 2005 gecesinin söz ustaları: Bahaeddin Karakoç, Erdem Bayazıt, Cahit Koytak, M. Ragıp Karcı, M. Atilla Maraş, Turan Koç, Rıfkı Kaymaz, Rıdvan Canım, Ali Akbaş, Lütfi Şehsüvaroğlu, Tayyip Atmaca, Gökhan Akçiçek, Hicabi Kırlangıç, Mehmet Aycı, Süleyman İsmailov...

Evet, "Eprimiş giysiler gibi hüzünlü, yorgun
Ve dopdolu bir hâlin var ki anlarım anlatamam" diyordu Bahaeddin Karakoç.

Erdem Bayazıt:
"Durgun sular gibi azalacağım
Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen" dizelerini terennüm ediyordu.
Cahit Koytak "saray şairleri"nin küstahlığı üzerine gönderirken şiirin öldürücü oklarını, Lütfi Şahsuvaroğlu sosyal içerikli şiirleriyle yaşanılan bazı sıkıntıların müsebbiblerini uyarı görevini üstleniyordu.

Şahsuvaroğlu’nun şiirli tenkitlerinden söz etmişken, iktidar partisi milletvekili şair M. Attila Maraş’ın güncel siyasete yönelik sarfettiği olumlu birkaç cümlenin, ilgisizlikle karşılandığını da belirtelim.
Gökhan Akçiçek’in baba ve anne temalı şiirleri ise, dinleyicileri hüzünlü duygulara büründürüyordu: "Reçete yazılırken söze karışıp/ Ah, doktor sen bilmezsin o günleri/Benim annem yaprak açardı diyeceğim/Şaşırmasa mevsimleri..."

Kazak şiirin genç ismi İsmailov ise kendi Türkiye Türkçesi ve Kazakça okuduğu şiirlerle yoğun ilgi görüyordu.

Yavuz Bülent Bakiler ile Nurullah Genç, son anda çıkan işleri sebebiyle geceye iştirak edememişlerdi. Bu arada TYB Başkanı Yakup Deliömeroğlu, D. Mehmet Doğan, Prof. Dr. Ramazan Kaplan ve Ahmet Fidan geceye farklı katkıları bulunan isimlerdi. Ahmet Fidan deyince belirtmeden geçmeyelim, gecenin koordinatörlüğünü Ahmet Fidan yapıyordu. Bunu şunun için belirtiyorum. Bu etkinlik, her bakımdan TYB’nin bir önceki etkinliğinden, 6. Uluslararası Türk Şiiri Şöleni’nden daha derli topluydu. Bu gerçeği, aramızda bulunan ve Kırım’daki uluslararası etkinliğe de katılan şairler, hatta TYB’nin yönetim kadrosunda yer alan isimler bile itiraf ediyordu.

Böylesi bir itiraf ise, TYB Kırım’daki şölenin organizasyonu hakkında yapılan olumsuz eleştirileri haklı bulmak anlamına geliyordu. Ayrıca, bundan sonraki etkinliklerde daha dikkatli davranılacağı taahhüdünü taşıyordu.

Şiirin Altındağ gecesi, Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin okuduğu bir şiiri müteakip Aysun Gültekin’in "Yükseklerden Sesleniş Türküleri" ile sona erdi.

 

Bu haber toplam 3509 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kasım 2018 dergilerine genel bir bakış-314 Kasım 2018 Çarşamba 13:12
  • Kürşat Bumin hayatını kaybetti14 Kasım 2018 Çarşamba 10:17
  • Nursema Şeyma Oflaz, Biraz Zaman13 Kasım 2018 Salı 14:44
  • 1. Dünya Savaşı’nı anlatan kitaplar13 Kasım 2018 Salı 14:39
  • 24 yılda 513 camiyle bin 70 mescit satıldı13 Kasım 2018 Salı 10:16
  • Dünyanın en kanlı savaşının 100. yılı12 Kasım 2018 Pazartesi 09:32
  • Alâeddin Yavaşça bizim için neden özel biri?10 Kasım 2018 Cumartesi 14:06
  • 8. Malatya Film Festivalinde Konuk Ülke Filistin10 Kasım 2018 Cumartesi 14:04
  • Serden geçti, davasından vazgeçmedi10 Kasım 2018 Cumartesi 09:40
  • Arabesk ve Anadolu Rock’ın kısa öyküsü09 Kasım 2018 Cuma 09:21
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim