Sivas’ın kışı sert insanı mert olur

Fatma Gülşen KOÇAK

Anadolu’nun Doğu kapısı Sivas’ın önemini, Sivaslıların kadirşinaslığını anlatmaya inanın kelimeler kifayetsiz kalır...

9 yıl şehre çeşitli kademelerde hizmet eden Sivas Valisi Salih Ayhan, “Sivas bana çok şey kattı. Sivaslının dilinde güzel bir söz vardır. ‘Sivas’ın kışı sert, insanı mert olur’ diye. Bir vuslatın sona erdiği ve yeniden bir daha kuvvetlendiği diyardır Sivas” diyor.

Fatma Gülşen Koçak / Pazartesi Sohbetleri

Yeni Akit Gazetesi olarak Anadolunun dinamizmini birikimini projelerini gündeme getirmeye devam ediyoruz. Bu hafta tarihten bugüne nice kültürel zenginliklere ev sahipliği yapan Sivas’a konuk olduk. Sivas Valisi Sayın Salih Ayhan ile şehrin ruhunu ve geleceğe yönelik hedeflerini konuştuk...

-Röportajımıza başlamadan önce okuyucularımıza kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?

Bayburt doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve lise hayatım Bayburt’ta geçti. Altını özellikle çizmek istediğim bir husus var. O da eğitim hayatımın temelini oluşturan yılların, aile ortamında yaşanmasıdır. Bu bir şans mıdır? Kişiden kişiye değişebilir tabii ama ben bunu bir şans olarak görüyorum. Üniversite öğrenimimi ise Bursa Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde yaptım. Önce Maliye Bakanlığında gelir uzmanlığı daha sonra da İçişleri Bakanlığının açmış olduğu sınavı kazanarak, kaymakam oldum. Üniversiteyi bitirip meslek hayatına atıldıktan sonra daha iyi anladım ki, ihmal ettiğimiz bir şey varsa o da okumaktır! Sürekli yenilenmemiz ve değişmemiz için okumak gerektiğini düşünüyorum.Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji bölümünde yüksek lisans yaptım.

Kaymakamlık hayalimdi

-Mülki İdare Amirliğini tercih etmenizdeki amiller nelerdir?

Kaymakamlık, çocukluğumdan itibaren arzu ettiğim bir meslekti. Muhtar bir babanın çocuğu olduğumdan belki, devlet büyüklerinden hep etkilenmişimdir. Kırsalda yaşayan biri olarak devletin bize gülen yüzü, saçımızı okşayan eli, ihtiyaçlarınızı gideren merhameti hep köyümüze gelen bu devlet büyükleri idi. Köyde yaşayan çocuk, devletini aslında ilk olarak onlarla tanıyor. Kimi zaman bu öğretmen oluyor, jandarma oluyor, kimi zaman kaymakam oluyor. En fiyakalısı kaymakam tabii, etkilenmem belki ondandır. Kaymakam olmak, toplumun içine nüfuz etmekti. Hizmeti ayaklarına götürerek onların yüzlerindeki tebessümle yoğrulmaktı. Onların uçsuz bucaksız bir dağ köyünde verdikleri mücadeleye omuz vermekti. Nihayetinde valilik gibi bir makamı nasip etti Mâlik’ül-Mülk.

-Nerelerde vazife yaptınız?

2007 yılında, Kastamonu’nun Azdavay ilçesine gittim. Ben çok sevdim oraları ve iki yıl çalıştım halen de gider gelirim. Orada dostlarım var. Akademik hayatımdan sonra, en uzun süre bulunduğum yer Sivas’tır. Dokuz yıl boyunca, hayatımın en hareketli, keyifli ve önemli dönemlerini orada yaşadım. Sivas’ta kaymakamlık, vali yardımcılığı, il özel idaresi genel sekreterliği görevlerini icra etmeye çalıştım; bu hizmetlerim vesilesi ile Sayın Milli Eğitim Bakanımız İsmet Yılmaz ile tanışma, onu tanıma fırsatım oldu. 

-Sivas’a yabancı olmamanız şehir için önemli bir kazanç. Peki Sivas’ın sizdeki yeri nedir?

Yeniden dirilişlerin şehri

Sivas’ın bende yeri çok ayrıdır. Sivas meslek hayatıma, akademik tecrübeme çok şey kattı. Çocuklarım orada dünyaya gözlerini açtı, ilk arkadaşlıklarını orada edindiler. Sivaslının dilinde güzel bir söz vardır; “Sivas’ın kışı sert, insanı mert olur” diye. Gerçi eski kışlar kalmadı derler ama laf arasında, insanı gerçekten dosttur; vefakârdır, devletini sever, misafirperverdir. Bir vuslatın sona erdiği ve yeniden bir daha kuvvetlendiği diyardır Sivas.Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde ‘şehirlerin anası’, Âşık Veysel ve Pir Sultan Abdal’ın ‘kendi içinde derinleşen’ şehridir Sivas. Selçuklunun ‘Dâru-l Âlâ’sı’, Devlet-i Aliyye’nin ‘eyalet’i, Millî Mücadele’de gösterdiği âlicenaplık ile Cumhuriyet’in temelidir Sivas. Sivas’ta yaşamadım ki sadece, Sivas’ı da yaşadım adeta.

Kültür milli ve yerli olmalı

-Sivas’ın kültür hayatıyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Sivas’ın kültürel zenginliklerini saymakla bitiremeyiz. Anadolu da hüküm sürmüş her medeniyetin izlerini bulmak mümkündür. 1100 adet tescilli eser, 1000 adet ozan, 870 adet türkü, 100 adet halay ve en az 500 tür yemeğin varlığını görürüz. Şehrimizde kültür hayatı ile ilgili son dönemde çok mesafe alındı. Bu yıl kongrenin 100. yılı olması sebebiyle ise ayrı bir özen gösteriyoruz. Bu etkinliklerimiz kültür, sanat alanlarında toplumun her kesimine hitap edecek şekilde olsun istiyoruz.

-Efendim, kültüre mahir biri olarak bu alanda nitelikli çalışmaların artması için neler yapılmalı?

Nitelikli kültür-sanat çalışması yapılabilmesi için yöreye özgü faaliyetler gerçekleştirilmelidir. Örneğin Sivas’ta Âşık Veysel’i unutup insanlara Beethoven dinletemezsiniz.

Diğer yandan Sivas’ta hat, tezhip, ebru gibi geleneksel sanatların yaygınlaşması için çeşitli kurslar, sergiler düzenlenmekte bunları özgü mekânlar hayata geçirilmektedir. Bunlardan birisi de Selçuklulara ait olan Buruciye Medresesidir. Ayrıca kültürel mekânları da onarıp halkımızın hizmetine sunuyoruz.

Yeni sistemle yönetim hızlandı

-Sivas’ta hangi yatırımları yapmayı düşünüyorsunuz?

Şiarımız ortak akıl ve istişare. Bu kapsamda geçtiğimiz günlerde yoğun katılımla ‘Sivas Çalıştayı’ yaptık. Yakın zamanda raporlaştıracağız ve kısa, orta ve uzun vadede yol haritamızı çıkaracağız.

-Sivaslılar 2. Organize Sanayi Bölgesini sıkça dillendirdiler...

2. OSB’de bu yönde bir altyapı çalışması başlatılmıştır. Diğer yandan lojistik köyde bu bölgenin hemen yanı başında kurulacaktır. Böylece Anadolu’nun kalbindeki Sivas’ımız doğu-batı, kuzey-güney aksında ticari rolünü artıracaktır.

-Cumhurbaşkanlığı sistemiyle kalkınma hızlanacak mı?

Cumhurbaşkanlığı sistemi; kolay karar alabilen, uygulayan ve hızlı neticelendiren bir anlayıştır. Bizler de yerelde vatandaşın taleplerine en kolay ve en hızlı nasıl cevap verebiliriz, merkeze nasıl katkı sağlarız. Bunun gayretindeyiz.

Mühim olan arkamızda hoş bir sedâ bırakmaktır

-Türkiye seçimleri konuşuyor ama ben size nesilleri sorayım. Var mı nesillere yatırımlarınız?

Nesiller çok önemli, çocuklar, gençler ve üst kuşaklar. Eğitimli, donanımlı ve kendine güveni olan bireyler toplumu da olumlu yönde besleyecektir. Her parça nitelik kazanırsa bütün de olağanüstü olacaktır. Bizim derdimiz toplumun her kesimine, her parçasına bir şey katarak bütünü istenilen seviyelere getirebilmek. Planladığımız projelerle inşallah sonuç alacağız.

-Son sözümüzü yine Sivas’a ayırsak ne dersiniz?

Sivas benim hayatımın merkezi, bu şehre bu şehrin insanına katkı sağlamak ve imkan sunmak için her gün her dakika durmadan çalışıyoruz. İnsanımızın elini sıkarken, yüzüne bakarken o muhabbeti o sıcaklığı hissetmek inanın tüm yorgunluğumuz alıp götürüyor. Sivas’ta bambaşka ve yeni bir sayfayı vali olarak açtık. Rabbim inşallah utandırmaz. Arkamızda hoş bir sedâ bırakır ve hayır dualarından nasipleniriz.

Yeni Akit

Bu yazı toplam 76 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim