Şivesiz Türkçe Sözlükler

Önder SAATÇİ

Sözlükler apayrı bir dünya. Kelimeler dünyası. Her sözlükse ayrı bir âlem. İçindeki kelimeler aynı; ancak anlam farkları da yok değil.

Bir kısmı da ya unutkanlıktan veya kafalarımızdaki duvarlar yüzünden kelimelerin bazılarını sayfalarına almamış. Onları istenmeyen kelime ilan etmiş. İşte bu yüzden, sözlükler biraz da bize benziyor.

Neden sözlüklerimizi yerden yere vuruyorsun, hem sözlükler güzel kitaplardır, nasıl da süsler evlerimizdeki kitaplıklarımızı; dediğinizi duyar gibi oluyorum. Galiba, sözlüklerimize biraz haksızlık ettiğimi düşünüyorsunuz... Kim bilir, belki de siz haklısınız. Ama belli bir dilin sözlüklerinde bir kelimenin birbirinden çok farklı, hatta taban tabana zıt anlamları varsa ve bunlar göze batacak kadarsa, eminim bana hak verirsiniz. Hem, senelerdir sözlükleri karıştırıp duruyorum ve her seferinde kalemime dolaşan bir sürü pürüze rastlıyorum. Alın işte size bir pürüz: Şivesiz.   

“Şive” kelimesini hepiniz bilirsiniz. Birçok anlamı var: naz, eda, cilve, işve; tarz, üslup, söyleyiş özelliği, (dilcilikte) ağız, vb. Ancak şivesiz dediğimiz zaman bunların yokluğu anlaşılmıyor Türkçemizde. Peki ne anlaşılıyor diye sorarsanız o zaman sözlüklere bakın, derim. Yalnız, bu sözümü, sakın ola ki elinizin altında bulunan herhangi bir sözlüğe bakın, şeklinde anlamayın. Çünkü tek bir sözlüğe bakmanız yeterli olmayacaktır. Hatta, birinin ak dediğine diğerinin kara dediği gibi anlamlarla da karşılaşacaksınız. Şimdi gelin şu sözlüklerimizden hangisinde şivesiz kelimesi ne şekilde karşılanmış hep beraber inceleyelim:

Bir kere Kamus-ı Türkî’de ve Misalli Büyük Türkçe Sözlük’te bu kelimeyi aramakla zaman kaybetmeyin; çünkü bunlarda “şivesiz”i bulamazsınız. Nasıl olur, demeyin. Yok işte. Onca kelimenin bir araya getirilmesi sırasında nasılsa bunlara yer kalmamış veya gözden kaçmış. Velhasıl, şu olmuş bu olmuş; ama şivesiz kendine bu sözlüklerde yer bulamamış. Peki diğer sözlükler “şivesiz”e ne karşılık vermiş, gelin bakalım:

 ÖTÜKEN TÜRKÇE SÖZLÜK:

şivesiz:

söyleyişi bozuk olan; söyleyiş kusuru bulunan.

DOĞAN BÜYÜK TÜRKÇE SÖZLÜK:

şivesiz:

1. söyleyişi, telaffuzu bozuk.

2. ifadesi kusurlu.

TDK TÜRKÇE SÖZLÜK:

şivesiz:

Konuşması şive özelliği taşımayan, ölçünlü dille konuşan.

DİL DERNEĞİ TÜRKÇE SÖZLÜK:

şivesiz:   

Söyleyişi kusurlu, bozuk olan.

Gördünüz mü? İlla ki bir arıza çıkacak. Diğer üç sözlük ne güzel ağız birliği edip hepsi de aynı veya benzer anlamları verirken TDK Türkçe Sözlük, sen tut onların “kusurlu” dediğine “düzgün”, de. Şu TDK de neden uymaz diğerlerine bilmem ki. Nereden çıkarıyorsunuz bu anlamı, diyesim geliyor TDK yöneticilerine. Ama bir taraftan da hak veriyorum. Şimdilerde “Şivesiz konuşur.” diyenleri de                       duymuyor değilim. Her hâlde TDK’ninki kelimenin yeni bir anlamı olsa gerek. Demek diğer sözlükler bu yeni anlamı henüz yakalayabilmiş değil. Ama TDK’de de kabahat yok değil. Peki, madem dildeki gelişmeleri herkesten iyi takip ediyorsun da bu kelimenin bugüne kadar kullanılmış anlamını neden yenisinin yanına yazmıyorsun? Yeni bir anlam çıkınca eskisi hafızalardan bir anda siliniyor mu? Sen sözlüğünden silebilirsin ama bugüne kadar bir sürü kitapta şivesiz senin rakiplerinin verdiği anlamlarla yazılmış. Buna ne demeli? Galiba TDK Türkçe Sözlük yenilikçiliği biraz abartmış. Öyle ya, bir zamanlar gerici olduğu yaygaraları o kadar ayyuka çıkmıştı ki artık ilericiliğini nasıl ispatlasın, şaşırmış eski anlamı da yazmayıvermiş. Neyse olur bunlar. Siz üzülmeyin. Şükür ki diğer sözlüklerimiz var. Onlar ne güne duruyor. Biri olmazsa öbürü...

İşin bir de kelimeyi örneklendirme meselesi var. Sözlüklerimiz orada da çuvallamış. Önünüze serdiğimiz dört sözlükten üçü bu kelimeye örnek bir cümle verme zahmetine katlanmamış. Ama TDK Türkçe Sözlük bu konuda da diğerlerine taş çıkartır vaziyette. Örnek cümle bir tek onda var. Şimdi gelin TDK Türkçe Sözlük’teki “şivesiz”in hem anlamını hem de bu anlamın “verildiği” örnek cümleyi beraber okuyalım:

şivesiz: Konuşması şive özelliği taşımayan, ölçünlü dille konuşan.

Örnek Cümle: “Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar.”

Sizin de aklınız şu “deve”li deyim mi geliyor bilmem. Hani deveye sormuşlar, “Neden sırtın eğri”, deve de “Nerem doğru ki…” demiş ya. Bizim sözlüklerin de bundan farkı yok, dersem yine mi kızar mısınız bana acaba? Aziz dostlar, şimdi ben hangi birine yanayım! Birinin verdiği anlamı diğerinde bulamazsın. Nasılsa hepsinde aynı anlam vardır, dersin sonra bakarsın biri Mersin’e giderken diğeri gider tersine. Bari, verdiği cümleden dolayı birine bel bağlarsınız, bir de bakarsınız ki örnek verdiği cümlenin anlamla ilgisi yok. Hatta, o örnek cümledeki anlam hiçbir sözlükte yok.

Aslında, TDK Türkçe Sözlük’e alınan o cümle çok değerli biliyor musunuz? Neden derseniz, bir kere, cümle Türkçeyi en güzel şekilde, bir kuyumcu titizliğiyle kullanan R. Halit Karay’a ait. Zaten Refik Halit’i taramadan bir sözlük hazırlamaya kalkışanın Türk edebiyatından haberi yoktur, dersek yeridir. Ama şimdi bahsimiz bu değil. Dostlar, deminden beri lafı geveleyip duruyorum. Anlayın işte. TDK Türkçe Sözlük’teki anlamla örnek cümle birbiriyle uyuşmuyor. Bu da bir dikkatsizliğin sonucu her hâlde. Ama olmaz ki, böyle de yapılmaz ki… Bunca profesörün bir araya gelip hazırlayacağı sözlükte birinin de dikkatini çekmemiş mi bu çelişki. Hayret…

Örnek cümleyi yukarıdan zahmet olmazsa bir daha okuyun da biraz da “şivesiz”in cümledeki anlamını hep beraber çıkarmaya çalışalım.  Refik Halit, “Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar…” diye bir cümle kurmuş. Eğer bu adamlar “kaba” iseler bunların konuşma tarzı da kaba olmalı değil mi? Yani bu kişiler için “küfürbaz”, “ağzı bozuk”, “lafını sözünü bilmez”, “vıttırıvızık” konuşan kimselerdir, diyebiliriz pekalâ.  İyi de eğer Refik Halit bu anlamlardan birini veya hepsini kasdettiyse bu anlamlar diğer sözlüklerle de uyuşmuyor. Öyle değil mi? kişinin konuşma şeklinin veya anlatım biçiminin kusurlu olması başka, kişinin edep dışı sözlerle başkalarına hitap etmesi başka… Zaten, demin de bu noktaya parmak basmıştım. Peki, bu anlamlar diğer sözlüklerde neden yok? Belli ki diğer sözlükleri hazırlayanların gözünden kaçmış. Ama eğer, benim tahmin ettiğim anlamlar Refik Halit’in cümlesinde “şivesiz”e verilebilirse daha çok işimiz var demektir. Peki ne yapmalı?..

Sözlüklerimizin her bir maddesini tek tek elden geçirmek lazım. Bugüne kadar Türkiye Türkçesinin ne kadar sözlüğü yapılmışsa hepsi karşılaştırılıp eksiği olanlar tamamlanmalı, yanlışlar giderilmeli, yeni anlamlar katılacaksa onlar da eklenmeli, velhasıl mevcutları iyice bir silkeleyerek, bir de eski yeni yüzlerce edebî eseri yeni baştan ve bu hataları dikkate alarak tekrar taramalı ve yepyeni bir Türkiye Türkçesi sözlüğü ortaya koymalıyız. Neymiş? Sözlük hazırlamak o kadar kolay değilmiş...

Bu yazı toplam 114 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim