• İstanbul 26 °C
  • Ankara 25 °C

Suriye’de tarih ve kültür mirası yok ediliyor

Ferhat KOÇ

Tarih boyunca birçok medeniyet ve uygarlığa ev sahipliği yapmış olan Suriye, dört yıldır süre gelen iç savaşın bedelini ağır ödüyor.Suriye'de farklı medeniyetlerin mirası tarihi han, hamam, külliye ve camiler savaş sebebiyle yok olma tehlikesi yaşıyor 4yıldır kan ve gözyaşının hakim olduğu Suriye, yerinden ve yurdundan kaçanların ülkesi olarak  anılıyor.. 
Ülkedeki istikrarsızlık,bir yandan yüzbinlerce insanın ölümüne ve ülke dışına göçüne neden olurken, diğer yandan da açık hava müzesi olarak görülen ülkenin 5000 yıllık tarihi ve kültür birikimini de hızla yok ediyor.Esad güçleri ve silahlı muhalifler ülkenin arkeolojik mirasını hedef almakta hiçbir beis görmüyorlar. Bu durum yetkilileri endişelendiriyor. UNESCO’nun tüm tarafları defalarca ülkenin kültürel mirasını korumaya çağırması da etkili olmuş görünmüyor. 
Bir zamanlar Selçuklu ve Osmanlı gibi medeniyetleri de bağrına basan ülke, şimdi terörle, savaşla ve katliamlarla anılıyor. İnsanlar bir umutla terk ediyor ana yurtlarını ve bilinmez bir meçhule doğru koyuluyorlar yola. Bu yolculuk bazen günlerce sürüyor, bazen de araya giren bir bomba ve silahla yarım kalıyor. Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu'nun sayılı ülkelerine sığınan insanlar, umutla sabahlıyor geceleri. 
Suriyeliler, geride ekmek teknelerini, evlerini, arazilerini ve güzel günlerini bırakarak geldikleri ülkelerde, en çok da vatanlarının moloz yığını haline gelmesine üzülüyor. Farklı kültürlerin izlerini taşıyan yapıların bir bir harap edilmesi derinden etkiliyor. 
ONBİNLERCE  KURAN-I KERİM YOKEDİLDİ
Esad güçlerinin, Hz.Ömer cami ile çevresindeki tarihi çarşıların bulunduğu bölgeye tank, havan topu ve roketlerle yaptığı saldırılar sonucu caminin doğu duvarı yıkıldı. Camideki paha biçilemeyen birçok el yazması Kur'an-ı Kerim kaybolurken, cami çeşitli yerlerinden aldığı hasarlarla ibadet edilemez hale geldi.
Halep'te bombalardan nasibini alan bir diğer tarihi cami ise Hz. Zekeriya Camisi oldu. İçerisinde Hz. Zekeriya'nın türbesinin yanı sıra, Hz. Muhammed'in sakal-ı şerifi ve dişinin de bulunduğu kutsal emanetler ile, İslam tarihi açısından kıymet biçilemeyen çok sayıda el yazması ve Kur'an-ı Kerim'in yer aldığı caminin bin yıllık minaresi, saldırılar sonucu yıkıldı.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) ''Dünya Mirası'' listesindeki Şam, Bosra, Halep kentleri, Palmira tarihi bölgesi, Halep Kalesi ve ülkenin kuzeyindeki tarihi köyler bulunuyor.
Tarih boyunca bölgede hüküm sürmüş çeşitli medeniyetlerin eserlerini yansıtan bu 6 mekan, üç yıllık savaş döneminde zarar görerek UNESCO tarafından "Tehlike Altındaki Dünya Mirası" listesine alındı.
İç savaşın başladığı 15 Mart 2011'de bu yana yaklaşık bin küsur cami yıkıldı veya zarar gördü
Savaşlar nedeniyle, insan veya ekonomik kayıpların yanı sıra ülkelerin binlerce yıllık birikimle oluşturdukları tarihsel zenginlikler de yok oluyor. İç savaşın şiddetlenmesiyle zarar gören tarihi mekanlar arasında en çok camiler bulunuyor.
İç savaşta korunmak için karargah haline getirilen camiler arasında en göze çarpanı, İslam tarihinin en eski ve büyük camilerinden biri olan Halep'teki Emevi Camisi. Geçen yıl nisan ayında rejim güçlerinin saldırıları sonucu, 8. yüzyılda inşa edilen caminin 13. yüzyılda yeniden yapılan minaresi yerle bir oldu.
Camilerin yanı sıra çok sayıda türbe, müze, çarşı ve ev de harabeye dönmüş durumda.

Halep kalesini Surları Zarar Gördü
Rejime ait savaş uçaklarının saldırıları sonucu, Busra el Şam bölgesindeki Dera kentinde bulunan ve Hz. Ömer döneminde yapılan Hz. Ömer Camisi, moloz yığınına döndü.
Humus'un Halidiye bölgesinde, İslam tarihinde önemli bir yeri olan ve "Seyfullah" (Allah'ın kılıcı) namıyla bilinen Halid bin Velid'in ebedi istirahatgahının bulunduğu Halid Bin Velid Camisi'nin kubbesi ve minaresi büyük hasara uğradı. Havan topu ve roketler sonucunda cami içerisindeki Halid Bin Velid türbesi tamamen yıkıldı.
Orta Çağ'ın en önemli kalelerinden biri olarak kabul edilen ve çevresi sık sık çatışmalara sahne olan Halep Kalesi'nin girişi, atılan top mermileri nedeniyle zarar gördü.
Selahaddin Eyyubi'nin 1188'de Haçlılardan aldığı ve günümüzde "Selahattin Kalesi" olarak bilinen kalenin surları da bölgede açılan ateş sonucu yıkıldı.
Tarihi MÖ 3000'li yıllara kadar uzanan ve birçok medeniyet ve uygarlığa ev sahipliği yaptığı bilinen tarihi Halep Çarşısı'nda 2012 Ekim ayında atılan havan mermisi nedeniyle çıkan yangında, ahşap dükkanlar yanarak kül haline geldi.

Arkeolojik Zenginlikler Büyük Zarar gördü
Suriye'deki iç savaş bir taraftan da arkeolojik yağmalara neden oluyor. UNESCO, ülkedeki sayısız arkeolojik kazı alanının organize silahlı gruplarca yağmalandığını, çıkarılan tarihi eserlerin ülke dışına kaçırıldığını bildirdi.
Yağmacı grupların sadece Suriyelilerden oluşmadığı belirtiliyor.
Deyr ez Zor, Halep, Dera, Hama, Rakka ve İdlib'deki kazı alanlarından çıkarılan birçok tarihi eser çalınarak ülke dışına çıkarıldı. "Çölün Gelini" denilen Palmira antik kenti de roket, tank ve hafif silahlar nedeniyle hasar gördü.
Ülkede çeşitli yüzyıllarda inşa edilen ve antik Yunan, Roma, Bizans ve erken İslam dönemlerinden eserleri sergileyen birçok müze de yağma ve hava saldırıları nedeniyle zarar gördü.
UNESCO, Rakka Müzesi, Hama Müzesi, Halep'teki Folklor Müzesi ve Maaret Müzesi'ni çeşitli saldırı ve yağmalara maruz kalmış müzeler arasında gösteriyor.
Ortadoğu'nun en büyük mozaik koleksiyonunun bulunduğu İdlib'teki Alma Arra Müzesi de savaştan etkilenen müzeler arasında.
İslam tarihinde "Bilad'üş-Şam", Osmanlı döneminde "Şam Vilayeti" olarak isimlendirilen Suriye'de, başta Şam ve Halep şehirleri olmak üzere tüm kentler Osmanlı idaresi tarafından imar edilmiştir" "Osmanlı'nın çok değerli hizmetlerde bulunduğu ve yüzlerce eser kazandırdığı pek çok kenti barındıran Suriye coğrafyasının kültür mirasının Suriye'deki tarihi eserlerin son iki yıl boyunca yaşanan çatışmalarda yaygın biçimde tahrip edilmişler.
, Halep Kalesi’nin yanı sıra Emevi Camii, Hacı Mustafa Camii, Adliye Camii ve Mihmandar Camii’nin savaştan önceki ve günümüzdeki durumlarına fotoğraflarla yer veriliyor. 
Bir tarih yok ediliyor
Kurduğu 'hilafet'in ardından on binlerce insanı katleden Ortadoğu'nun 'yeni' aktörü IŞİD, bir zamanlar 'medeniyetlerin beşiği' şeklinde adlandırılan Irak'ın  ve Suriye’nin kültürel mirasına göz dikmiş durumda
Bir zamanlar 'medeniyetlerin beşiği' şeklinde adlandırılan; müziğin, felsefenin, matematiğin, tıbbın ve astronominin merkezi kabul edilen ve günümüzde büyük bir bölümü Irak'ta yer alan Mezopotamya'nın kültürel mirası büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Irak ve Suriye'de kurduğu 'hilafetin' ardından on binlerce insanı katleden, halen bu iki ülke halklarının en büyük düşmanı konumundaki Ortadoğu'nun 'yeni' aktörü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü, Irak'ın kültürel mirasını da hedef aldı. Cihatçı örgütün militanları; kafa kesmelerin, toplu katliamların, köle satışının yanı sıra paha biçilemez kültürel eserleri gözlerini kırpmadan yok ediyor. İlk etapta türbeleri hedef alan IŞİD, hâkimiyeti altına aldığı topraklarda 'putperestlik' olarak gördüğü bütün yapıları yerle bir ederken taşınabilir eserler ise kara borsada satışa çıkartılarak örgüte petrol ve uyuşturucu kaçakçılığının ardından yeni bir gelir kapısı sağlıyor.

Binlerce Yıllık Eserler Yok ediliyor

IŞİD Sadece Irak’ta mı? komşusu Suriye’de de kültür mirasını yok etmeye çalışmaktadır.Irak müzelerinin Genel Direktörü Hüseyin Rashid de yaşanan kültürel katliama dikkat çekiyor. Binlerce yıllık rölyeflerin yerlerinden sökülerek kara borsada antika satıcılarına büyük miktarlar karşılığında verildiğine dikkat çeken Rashid, “Genellikle kafayı kesip bacakları bırakıyorlar çünkü kafa rölyeflerin en önemli parçası" ifadelerini kullandı. Rashid, örgütün yok ettiklerine örnek olarak kısa süre önce Musul Müzesi'ne yapılan saldırıları ve ulu orta yakılan bin 500 el yazmasını gösterdi. Haziran ayında hiçbir direnişle karşılaşmadan Musul’u ele geçiren IŞİD militanları, milattan önce 3 bin yılına dayanan geçmişi bulunan Hatra'yı ise eğitim kampına çevirmiş durumda. Binlerce tarihi eser bulunan Hatra'da cihatçı örgüt silah ve cephanelerini depolarken savaşçılarını eğitip esirleri infaz ediyor. Tarihinde birçok defa kültürel temizliğe maruz kalan Mezopotamya'da cirit atan cihatçı örgütün militanları Hatra'daki binlerce yıllık sarayların, tapınakların ve heykellerin arasında yaşıyor. Yetkililer, militanların bölgede bulunan bütün bu yapıları tarihten tamamen silmesinden korkuyor. Musul Müzesi'ni de ele geçiren IŞİD örgütü, burayı 'cizye' (Müslüman olmayanlardan alınan vergi) toplamak için bir ofis haline getirdi.

UNESCO Alarma Geçti
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), IŞİD'in Irak ve Suriye’de kültürel eserleri bir bir yok etmesinin ardından alarm durumuna geçti. 1985 yılında UNESCO Dünya Kültürel Mirası listesine giren Hatra'da kültürel temizlik yapıldığına dikkat çeken UNESCO Başkanı Irina Bokova, "İnsanların hayatlarını, kültürel mirasını ve kimliklerini korumak birbirleriyle bağlantılıdır ve bu bağ kopartılamaz" ifadelerini kullandı. Irak'ın  ve Suriye’nin kültürel mirasının korunması için uluslararası kamuoyuna da çağrıda bulunan Bokova, IŞİD'in sattığı bu eserlerin geri alınması gerektiğini bildirdi. Bokova, radikal İslamcı örgütün Musul, Tikrit ve daha birçok kent ve bölgede, sayısız türbe ve kiliseyi yıktığına, el yazmasına zarar verdiğine dikkat çekti. Kültürel mirasını tarihte birçok kez tehlikeye giren Irak'taki en büyük katliam 1258 yılında yaşanmıştı. Bağdat'ı ele geçiren Moğol güçleri, katlettiği insanların yanı sıra binlerce el yazması kitabı Dicle'ye atarak nehri kan ve mürekkebe doyurmuştu. Moğal güçleriyle IŞİD'i karşılaştıran Irak müzeleri Genel Müdürü, "IŞİD sanki başka bir gezegenden geliyor. Hiçbir şekilde onur duyguları yok. Mantıkları tamamen taşa dönmüş" değerlendirmesinde bulundu.
***
"Suriye'de asırların birikimi olan zengin kültür mirasının insafsızca yok edilmesi de ülkede yaşanan büyük trajedinin önemli boyutunu oluşturmaktadır. Gerek İslam öncesi dönemde, gerekse İslam tarihi tarihi boyunca bölgede hüküm süren Emeviler, Abbasiler, Zengiler, Eyyubiler, Büyük Selçuklu Devleti, Memlükler ve Osmanlı Devleti tarafından inşa edilmiş olan sayısız mimari ve tarihi eser, iç savaş sürecindeki çatışmalar sırasında geniş çaplı tahribata uğramıştır. Suriye'deki İslam kültür ve mimari mirasının maruz kaldığı tahribat, çatışmaların en yoğun biçimde yaşandığı kentlerden olan, İslam kültür ve mimari mirasının çok sayıda kıymetli eserlerin bulunduğu Halep'te açıkça görülmektedir
Suriye'de silahlı muhalifler ülkenin 12 müzesini yağmalayarak Suriye kültürel mirasını yok etmeyi amaçlıyorlar.
Suriye'de silahlı isyancılar ülkenin onlarca tarihi eserini çalıp çok cüz'i para  karşılığında satıp silah almakla ülkenin kültürel mirasını yok ediyorlar. Bu süreç UNESCO'nun tepkisine de neden olmuştu.

Bu arada Dünya Bülteni internet sitesinde çıkan bir diğer haberde de Suriye'de krizin tarihi eserleri tehdit ettiğine işaret eden haberde Halep kapalı çarşısı ve 100 yılı aşkın geçmişe sahip olan tarihi Emevi Camisinin hasar gördüğüne işaretle, yapılan son araştırmalara göre şimdiye kadar 2 milyon dolar değerinde tarihi ve kültürel eser bu ülkeden çalınmıştır.

Silahli muhalifler daha önce Humus'ta tarihi kapalı çarşı ve Halep'in  eski pazarını kundaklamışlar ve özellikle Peygamber soyundan gelen büyük sahabe ve şahsiyetlerin mezarlarını hedef almış durumdalar.
 
İstila ettikleri ülkelerin Kültürel Mirasını yakan yıkan milletleri duymuştuk. Bize bu milletleri "barbar" milletler olarak öğrettiler. Ülkemizin bulunduğu coğrafya itibariyle de Moğollar bu milletlerin başında gelir. İç Asya'dan Suriye'ye kadar yakıp yıkmışlar, girdikleri şehirlerde taş üstünde taş bırakmamışlardır. İlim adamlarını öldürüp kütüphaneleri yaktıkları da malumunuzdur.
Moğol akınlarından 1.000 yıl sonra yine bu coğrafyada Amerika ve Rusya eliyle önce Orta Asya, daha sonra Irak ve şimdi ise Suriyelilerin kendi silahlarıyla Suriye’nin kültürel mirası yerle bir oluyor. Arap Baharı belki de en çok Suriye’yi perişan etti. Belki de Suriye kendi kıyametini yaşadı ve bir daha ayağa kalkamayacak. 

Bu yazı toplam 2158 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim