• İstanbul 22 °C
  • Ankara 18 °C

Tarihî Belgeler Işığında Yörükler ve Osmanlı Devleti İlişkisi

Tarihî Belgeler Işığında Yörükler ve Osmanlı Devleti İlişkisi
Eğitimci, Araştırmacı Yazar Murat DEMİR; “Tarihî Belgeler Işığında Yörükler ve Osmanlı Devleti İlişkisi”ni İzmir Şubesinde anlattı.8 Nisan 2017

"Yörük" adına ilk defa, 13. yüzyılda Gıyasettin Keyhüsrev'in fetihleri sırasında rastlanmaktadır. Eğridir'den söz edilirken, tüm sahaların ve ormanların "İğdir Yörüğü" ile dolduğu söylenir. Osmanlılar döneminde, XVI. yüzyılda konup-göçer olan Türkmenlere "Yörük" adı verilmiştir", diyen DEMİR; Yörükler hakkında bilgiye, ilk defa, Fatih ve Sultan Süleyman Kanunnameleri'ndeki hükümlerde rastlandığını açıkladıktan sonra görsel belgelerle derin araştırmalarını şu şekilde özetledi:

                “Konargöçerlerin ekserisi Yörük (cemaat-i etrak) obalarıydı. Yörük obaları kıl dan veya  keçeden çadırlarda yaşarlardı.  Özellikle Rumeli’ye iskân edilen Yörüklerin 30 kişilik ocaklarının başına Yörük Subaşısı adı verilen kişi tayin edilerek göçebelerin güvenliği, düzeni ve devletle olan rabıtaları sağlanmış olurdu.

                Konargöçerleri yerleştirme faaliyetiyle Osmanlı Devleti Rumeli ve adalarda güvenliğini sağlamış oldu. İleri hat boyunca Rumeli de ilerleyen Osmanlı ordusunun gerisi korunmuş oldu.

                Konargöçerlerin ödediği vergiler ise ağnam (koyun), ağıl ve otlak vergileriydi. Bunun yanında konargöçerler derbent güvenliğini de ifa ederdi. Rumeli de Yörükler den oluşan gruplar ordunun ikmal ve levazım malzemelerini taşıdığı gibi istihkâm işlerinde de ilgilenirlerdi. Yörüklerin temel geçim kaynağı yaylacılığa bağlı hayvan yetiştiriciliği ve yaylaklar ve kışlaklar arasında geçen bir yaşam tarzıdır.

                Yörükler yazın serin, suyu bol ve otlakları yeşil yüksek alanlara, kışın ise daha sıcak bölgelere inerlerdi. Yaşam tarzlarının en büyük özelliklerinden birisi de ihtiyaçlarını kendilerinin gidermesi –kendilerine yeten- insanlar olmasıdır.  Kara ulaşımını tekellerinde bulunduran Yörükler aynı zamanda Osmanlı ordusunun da en büyük at ve deve yetiştiricileriydiler. İç Anadolu’da Atçeken Yörükleri ve Halep Yörükleri geçimlerini bu yönden yetiştiricilikle sağlarlardı.

Osmanlı Devleti’nin kurucu unsuru olan Yörükleri yerleşik hayata geçirmeyi bir devlet politikası olarak benimsemiştir.

                Yerleşiklerin şikâyetleri ve devletin vergi ve asker alma kaidesinin bu yerleşik hayata geçirme teşebbüsünün en önemli etmeni olarak görmekteyiz.

                Göçebe unsurlar, hangi siyasal örgütlenme içinde olursa olsunlar genelde bir süre sonra merkezi yönetimin ayağına dolaşırlar.

                Türkmen-Yörük boyları kendi kurdukları devletlerde bile iktidar mücadelesine girerler. Tabir caizse, göçer unsurların her biri başa güreşecek, devlet olacaktır.

                Nihayetinde, Anadolu'da 1690 yılına gelindiğinde İmparatorluk, göçer unsurlar için "ıslah ve iskân" paketleri açar, Yörükler için acı ve zor günler başlamaktadır.

                1692'de 70 kadar oymağa ferman gönderilir. Sürgün adresleri "Arap Çölü-Rakka"dır. Yörükler Rakka, Hama, Humus'a yerleştirilirler. Ancak kısa sürede buradan kaçışlar başlar. İkinci sürgün dalgası ile "Harran'a iskân edilirler. Yörükleri zorla yerleşik düzene geçirme girişimlerinin sonuncusu Çukurova'da görülür.

Ahmet Cevdet Paşa'nın kaleme aldığı, XIX yüzyıl tarihi ve siyasi hadiselerini içeren "MA'RUZAT" adlı eserde bahsedildiği üzere, ünlü Osmanlı Paşası, "Derviş Paşa" komutasında, hicri 1281 senesi Muharrem ayında 7 tabur piyade, 1 alay süvari top ve mühimmatla Yörüklerin ıslahı ve iskânı için Çukurova'ya sefere çıkılmıştır. Adına "Fırka-ı Islahiyye" deni­len ordu; İskenderun'dan Maraş ve Elbistan'a, Kilis'ten Niğde'ye ve Kayseri'ye, Adana'dan Sivas'a kadar olan coğrafyada bulunan tüm oymak ve Cemaatleri hedef almıştır.”

Söyleşinin hitamında konuşmacıya tebrik ve teşekkür  anlamı taşıyan “Katılım Belgesi” Şube Mali Sekreteri Zeki BUZGAN tarafından verildi. 

 

murat_demir_yorukler.jpg

Bu haber toplam 506 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim