Tarım İlçe Müdürlüğü Personelleri Bağlama Kursu Açtı

Tarım İlçe Müdürlüğü Personelleri Bağlama Kursu Açtı

Âşık Sazsız Çoban Kavalsız Olmaz:

Türk müziğinde bağlama önemli bir yer tutar. Çok eskilerden beri saz ya âşıkların omzunda ya atının terkisinde ya da evin odasının duvarında asılı durur. Bağlamanın atası olarak Türkistan’da eskiden çalınan kopuz kabul edilir. Yani bir Türk Çalgısı olarak kabul edilir.

Bağlamanın özellikle Türkmen Alevi kültüründe özel bir yeri vardır. Alevi Dedelerin insanlarla kurduğu iletişimde bir araç olduğu düşünülür. Bir zamanlar Dedeler abdest almadan bağlamayı ellerine almadığı söylenir. Bağlamayı alıp üç defa öpüp başına koyduktan sonra çalmaya başlarmış. Bu çalgı aleti türkülere birleşip insanın yüreğinde bir coşku olur, kanını kaynatır. Türk müziğine saz ve kaval sesi çok yakışır. Taşra düğünlerinde, eğlencelerinde bu iki çalgı aletine çok rastlanılır. Eskiden köy odalarında saz çalınır türküler söylenirdi. Zaman zaman başka yerden gelen âşıklar misafir edilirdi.

Bizde sazı âşıklar, kavalı çobanlar çalar. Onun için, “Âşık sazsız, çoban kavalsız olmaz,” derler.

Kursun Başlaması:

İzmir Çiğli Tarım ilçe Müdürlüğünde bir grup çalışan altı-yedi ay önce bir araya gelerek bağlama çalmayı öğrenmeye karar verdiler. Bu konuda kurum personellerinden usta öğretici Tütün Eksperi Müslüm Turan önderlik etti. Müslüm Turan on iki yaşından beri bağlama çalıyormuş. Bağlamada dönüm noktası Aydın’da Halk Müziğine Gönül Verenler Derneği’ni kurmaları olarak kabul ediyor. Sonradan İzmir’de İsmail Ünlü ile tanışınca işi geliştirmesinde yardımcı olmuş. Ondan ders alıp beraber meşk ettiklerini söylüyor.

“Nasıl başladı?” diye sorunca, “Bağlama kursu iş yerinde çalışan arkadaşlardan gelen talep üzerine başladı. Heveslerini gerçekleştirmelerini istedim,” diyor Müslüm Bey. Karşıyaka’da Dost Teknoloji Eğitim Derneğinde kursu başlatmışlar. Sıkı tutmaları ve severek yapmaları işi kolaylaştırmış. Kısa zamanda sazın tellerinden anlamlı sesler çıkmaya başlamış.

İş yerindeki arkadaşları, mesai dışı boş vakitlerini bir kültür hizmeti yaparak değerlendirmeleri herkes tarafından takdir gördü. Farklı ve sevdikleri bir işi yapmak istiyorlar. Saz çalmaya başlayan Çiğli Tarım ilçe Müdürlüğü çalışanlarından; Ziraat Mühendisi Lütfü İme, Veteriner hekim Hasan Odak, Su Ürünleri Mühendisi Cengiz Aker, Ziraat Mühendisi Günay Ünsal, Personelci Uğur Can Satıcı bir araya gelerek Tütün Eksperi Müslüm Turan eşliğinde, haftada bir gün akşam mesaiden sonra çalışmaya başlıyorlar.

Bağlama Çalmak Dinlendirici:

Bu arkadaşların örnek birlikteliği ve azimleri takdire değer. “Boş zamanımızı bağlama öğrenmeye ayırdık,” diyorlar. Mesleklerinden farklı bir uğraş yapmaya çalışınca boş vakitlerinde ilgilerini o tarafa vermişler. “Günün yorgunluğunu atıyoruz, bizim için moral oluyor,” diye de ekliyorlar.

Ustaya soruyoruz, “Öğrencilerinin yaşları elli civarında, neden bu yaşta bağlama öğrenmeye kalkışılır?” Hoca hiç düşünmeden cevap verdi, “İçlerinde bir ukde olarak kalmış. Anadolu’da yaşayan herkes yıllar önce TRT Radyolarından her sabah yayınlanan “Bizim Eller” türkü programını dinlemiştir. Dolayısıyla türkülere aşina, ilk fırsatta bu isteklerini gerçekleştirmeye çalışıyorlar.”

Sazın tellerine mızrabı dokundururken zaman zaman türkü mırıldandıklarına da şahit oluyoruz. Saz sesinin yakından gelmesi ve tanıdık birinin türküleri mırıldanması gönül telimize daha içten dokunmaya başladı.

Sazı Duvara Asmak:

Bağlamada sanat saz ve sözle yapılır. Devam edilirse bir yılda bir yere geline bilinir. Henüz altı ay oldu bazı parçaları çalabiliyorlar. Biraz daha çok çalışmak gerekir. Yaş ilerledikçe öğrenmede yavaşlıyor.

“Sence bağlama çalmak nereye kadar,” deyince Müslüm Hocaya, “Ben bir hayat biçimi olarak düşünüyorum. Ölene kadar…” diyor. Allah gecinden versin hocam ama “O zaman sazı duvara asmak ne anlama geliyor?” Bu sorumuzu gülerek cevaplıyor. “O Türkçede bir deyim, işi gücü bırakmak anlamına gelir. Saz çalan sazını ancak ölürken duvara asar.”

Saz çalan arkadaşlarımızın resmini çekerken onlar mızraplarını sazın tellerine dokunduruyor. Kendilerine başarılar diliyoruz. O kadar çok boş oturan varken, lüzumsuz işlerle uğraşan varken bu arkadaşlar güzel bir uğraşa başlattılar.

İçinizdeki duyguları böylece açığa çıkarmaya çalışıyorsunuz. Elbet bir gün sizleri çalıp söylerken dinlemek isteriz. Yolunuz açık olsun…

 

Mahir Adıbeş

 

thumbnail_img_0127.jpg

Bu haber toplam 193 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim