• İstanbul 27 °C
  • Ankara 23 °C

TDK’nın Tutanağı, Uydurmanın Çotanağı

C.Yakup ŞİMŞEK

1945’ten önce Türkçe kültür dilinde “tutanak” diye bir kelime yoktu. Bu kelime, TDK'nın hazırladığı Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü'ndeki kayıtlara göre halk dilinde “delil, sebep, rehin, yardımcı, yaptırma gücü” mânâlarında kullanılan bir kelimeymiş.

Sevan Nişanyan'ın tesbîtine göre bu kelime “12 Nisan 1945 tarihli gazetelerde yayınlanan yeni idari terimler listesinde ilk kez görülen kelimelerdendir.”

Ondan önceki yıllarda “tutanak” yerine ne diyorduk? 
Üç ayrı mânâyı ifâde eden beş farklı sözü kullanıyorduk: 
“1. cerîde, zabıt, zabıtnâme, 2. zabıt varakası, 3. mazbata.” 
(Bunların birbirinden ayrı mânâları için TDK’nın Güncel Türkçe Sözlük’ündeki “tutanak” kelimesine bakınız.)

TDK 1935’te çıkardığı Cep Kılavuzlarına “tutanak” kelimesini almamış ve orada “cerîde, zabıtnâme” yerine îmâl ve ikaame ettiği “tutulga” sözüne yer vermiş.

 

Yâni, TDK aynı mânâda önce “tutulga” kelimesini, on sene sonra da “tutanak” kelimesini benimseyip teklif etmiş.

(“Tutulga” kelimesi TDK'nın kendi îmâl ettiği; fakat sonradan vazgeçtiği veyâ değiştirdiği yüzlerce kelimeden biri...)

***

Halk dilinde “delil, sebep, rehin, yardımcı, yaptırma gücü” mânâlarında kullanılan bu tutanak” kelimesine 1945’ten îtibâren TDK lügatlerinde ve resmî metinlerde -halkın kullanışından farklı olarak- şu mânâlar yüklenmiş: 

“1. zabıt, zabıtnâme, 2. zabıt varakası, 3. mazbata.”

(Halk dilinde yaşayan bir kelimenin birdenbire resmî metinlere alınması; üstelik kendi mânâlarının göz ardı edilip “cerîde, zabıt, zabıtnâme, zabıt varakası, mazbata.” gibi kelimelerin yok edilmesi pahasına onların yerlerine ikaame edilmesi nasıl îzâh edilebilir acabâ? Bu işin hiçbir kaaidesi yok mu?)

***

TDK’nın dilimiz üzerinde yaptığı icraat ilim, fikir ve mantık süzgecinden geçmez.

Çünkü aşağıdaki hususların cevâbı TDK ve o zamanki devlet idârecileri tarafından verilmemiştir:

1. “Tutanak” kelimesini -TDK'nın halk dilinden tesbît ettiği- “delil, sebep, rehin, yardımcı, yaptırma gücü” mânâlarıyla kullanmaya devâm etmek doğru mudur, yanlış mıdır; niçin? 

2. Birbirinden farklı mânâlara gelen üç ayrı yabancı (?) kelime (zabıtnâme, zabıt varakası, mazbata) için Türkçe (?) karşılık olarak yalnız bir kelime (tutanak) ikaame etmek (bk. TDK, Güncel Türkçe Sözlük) Türkçeye fayda mı, zarar mı getirir? 

3. “Türkçesi varken yabancıyı kullanmam.” diyenler arasında “mazbata” yerine “tutanak” kelimesini tercîh eden var mı?  

4. Hangisi daha “Öz Türkçe” bir kelime: “Tutanak” mı, yoksa “tutulga” mı, niçin? 

***

Bir sosyal medya grubunda yazıp paylaştığım bu suallere değerli etimolog Sevan Nişanyan şu cevapları verdi:

Devamı: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/c-yakup-simsek/tdknin-tutanagi-uydurmanin-cotanagi-28093.html

Bu yazı toplam 199 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim