Tek servetim var: Yazarından imzalı 10 binden fazla kitap

Tek servetim var: Yazarından imzalı 10 binden fazla kitap
10 binden fazla kitaptan oluşan bir kütüphane düşünün. Ancak bildiğimiz kütüphanelerden farklı. Buradaki bütün kitaplar yazarı tarafından imzalanmış.
 imza10 binden fazla kitaptan oluşan bir kütüphane düşünün. Ancak bildiğimiz kütüphanelerden farklı. Buradaki bütün kitaplar yazarı tarafından imzalanmış.

Türk edebiyatının bütün önemli isimlerinin yer aldığı imza koleksiyonu, matematik profesörü Haluk Oral'a ait. Koleksiyonda Mehmet Akif'ten Nazım Hikmet'e, Orhan Veli'den Atatürk'e kadar birçok imza bulunuyor.

Her şey bir arkadaşının sevdiği bir şairin kitabını hediye etmesiyle başlar. Sayfalarını çevirdiğinde kitabın yazarından imzalı olduğunu görür. Bu, onun için 20 yıllık bir yolculuğun başlangıcıdır. Matematik profesörü Haluk Oral bir imza ve belge koleksiyoneri. Kütüphanesinde bulunan 10 binden fazla kitap yazarından imzalı. Mehmet Akif'in imzasını taşıyan üç farklı Safahat, Orhan Veli'ye ait bir mektup, Atatürk'ün imzalı fotoğrafları, Zeki Müren'in imzalı taş plakları ve daha niceleri.... Türk edebiyatının bütün isimlerinin imzasına ulaşan Oral'ın bugüne kadar imzasına sahip olamadığı tek isim var: Ömer Seyfettin.

Bu tutkusu önce sevdiği sanatçıların imzalı kitaplarını toplamaklabaşlamış. Sadece sevdiği kişileri ayırmanın çok da objektif olmadığını düşünmüş ve Türk edebiyatının önemli isimlerinin imzalarını buldukça koleksiyonuna eklemiş. Bu kadar kitabı nereden bulmuş diye düşünebilirsiniz. Hediye eden de olmuş, bulduğu nadide bir kitabın haberini veren de. Ancak bu kitapların biraraya gelmesinde sahafların payı büyük. Koleksiyona ilk başladığı yıllarda kitaplara ulaşması kolay oluyormuş Oral'ın. Birçok kişi bu işe merak salınca kitaplara ulaşmak da zorlaşmış. Talep olunca da imzalı kitapların değeri artmış.

Haluk hocanın kütüphanesinden birkaç kitabın kapağını aralıyoruz. Ahmet Hamdi Tanpınar, 17.12.1961'de Sabahattin Eyüboğlu'na, 'Gözlerinden öperek' diye imzalamış kitabını. 1960 baskısı 'Beş Şehir' yine Eyüboğlu'na, 'en halis duygularımla' notuyla imzalamış. Mehmet Akif, Safahat'a Osmanlıca şöyle not düşmüş mesela: "Kendisinden en hayırlı bir evlat kadar vefa gördüğüm nuru aynım Kemal Efendi'ye hatıra-yı muhabbetimdir."

Oral, yaptığının keşif olduğunu düşüyor ve ekliyor: "Kütüphanem benim servetim. Herhangi bir bedel karşılığı bu kitaplardan vazgeçme gibi bir niyetim yok."

Kitaplara dair her şeye büyük bir öğrenme duygusuyla yaklaşan Oral için yaptığı iş, matematikten farksız. Matematikte de daha önce kimsenin çözmediği bir problemi çözüyorsun, bir belgeyle ilgilenirken de. İmzadan yola çıkarak yeni kapılar açılıyor. Çünkü imza koleksiyonu onu bazen edebiyat bazen tarih bazen de savaş hakkında kitap yazmaya yönlendiriyor. Bunu yaparken de ciddi keyif aldığını anlatan Oral, "Araştırmanın bana kattıkları, benim yansıtabildiklerim bir anlamda benim hayatımın manalarından biri oldu. Geçmişe dönük yeni kapılar açtı bana." diyor.

Kıymetini bilenlere ulaşsın

Kitaplarla ilgili daha birçok projesi bulunuyor Oral'ın. Türkiye'de bir örneği daha bulunmayan bu büyük koleksiyonu gelecekte nasıl değerlendireceğini sorduğumuzda, "Kitaplarımla ilgili hiçbir vasiyetim yok. Kitaplar benden sonra değerini bilen insanlara ulaşsın arzu ederim. Belli bir yerde benim adıma toplu halde bulunmasını istemiyorum. Ben bu belgeleri toplarken büyük bir keyif yaşadım, bunlardan yeni şeyler çıkarttım ama çıkartılabilecek her şeyi çıkartmadım. Bir rafta duracağına çalışmalar yapabilecek insanların eline geçsin. Bunun en iyi yolu da sahaflardır. Bu kitaplar çöpe gitmesin yeter." cevabını veriyor.

İmza koleksiyonu farklı çalışmaların kapısını açtı

Bir sahaf arkadaşı bir gün Haluk Bey'e Çanakkale cephesiyle ilgili belgeler olduğunu söyler. Mustafa Kemal'in yazdığı bir emirde Üsteğmen Saffet Pozantı ismiyle karşılaşır. Çanakkale Savaşı'nda bir tepeye hücum yapılacaktır. Emri Mustafa Kemal verir. Görevlendirilen kişi Üsteğmen Saffet'tir. Hücum başarılı olmaz. Saffet yaralanır, Mustafa Kemal'e mektup yazar: "Komutanım, yaralandığım için saldırıyı sürdüremeyeceğim ama saldırı devam etmeli." Belgeyi okuyan Haluk Oral, Saffet hakkında bilgi bulmaya çalışır. Aynı isimdeki torununa ulaşır. Saffet Bey'in Çanakkale'den sonra Kurtuluş Savaşı'nda da komutanlık yaptığını öğrenir. Kurşun yaralarıyla çolak kalan üsteğmenle ilgili öğrendiklerinden etkilenen Oral, kitabında Saffet'e yer verir. Oral'a göre, Saffet'in hikâyesi ismini bilmediğimiz birçok kahramanlık hikâyesinin de kapısını aralayacak.

 

SÜHEYLA SANCAR - FATMA TURAN

31.10.2010  Zaman

Bu haber toplam 628 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim