Tekamül

Elif SÖNMEZIŞIK

-Ruzname'den; Kelime Günlüğü-

Sular bazılarını alır, bazılarını bırakır hep. Koca taşlardan kopmuş, kayalıkları döven suyun terbiyesiyle unufak olmuşlar. Kendi cinsindense de kayalar da acımaz parçalanmalarına. Dengeye imkân veren ve her seferinde öznesi değişen bu tekrarları hiçbiri kırmak istemez. Sular sonsuza kadar dövebilirmiş gibi yorulmadan, ilk günün azmiyle vurur kayalara, ufalttığı taşlara bir daha vurur ve incelttiği kumlara bir daha bir daha…

Yaradan yarattığı her canlıyı, nesneyi terbiyeden geçiriyor. Terbiye edilenlerin vakti dolunca yeniden çiğler geliyor, sonra onlar da terbiye olmuşların yanında onların uğradığı her türlü hâl içinde bekleşip yontuluyorlar. Vakit dolunca vazife de tamam oluyor. Tekâmül var oluşundan yok oluşa kadar duraksamıyor. Dünyada bir cisim öylece durarak bile zamanın usta yontuculuğunda tekâmül ediyor.

Değişim, dönüşüm, olgunlaşma, büyüme, çoğalma ve müspet anlamda her türlü gelişim tekâmül demek. Aslında burada gelişimi bir seviye miktarına indirgeyemiyorsunuz. Canlı ya da nesnenin kıvamını bulması, doldurması gereken boşluğu doldurması, dünya akışında vazifesine uygun hâle gelmesi en makul izah. Bu insan için kâmil sıfatına ulaşması demek.

Devamı: http://www.yenisoz.com.tr/tekamul-makale-40498

Bu yazı toplam 209 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim