TEOG Kalktı mı?

Ahmet Tâlib ÇELEN

Sayın bakanımız “Kalktı.” dedi ya… Ama kazın ayağı pek öyle değil gâlibâ.

TEOG’un kalkması demek -alışılan mânâsıyla- imtihanın kırıntısının bile kalmaması demek. Ne yazık ki ilk açıklamalar hiç de böyle bir işâret vermiyor.

Bakınız, önce LGS vardı. Bir bakanımız bunu kaldıracağını açıkladığında herkes imtihanlar tamâmen kalkacak anladı ve büyük bir sevinçle karşıladı. OKS diye bir sistem bulundu. Ama kısa zamanda OKS, eksiksiz bir şekilde LGS’nin yerini doldurdu. Başka bir bakan OKS’yi kaldırmaya karar verdiğinde yine hepimiz “İmtihanlar kalkıyor.” diye sevindik. Sevindik, çünkü suyun başındakiler de böyle bir hava basıyordu. SBS çıktı. O da âlây-ı vâlâ ile OKS’nin tahtına kuruluverdi. Nabi Avcı üstâdımız SBS’nin zararlarını görüp “Bu imtihan stresinden çocukları kurtaracağız.” dediğinde bu defa gerçekten inanmıştık. Ve son suçlu TEOG böylece geldi. Aslında Nabi Avcı’nın düşüncesi yanlış değildi. Bütün öğretmenlere şunu diyordu bakan: “Yapacağınız yazılı imtihanlardan birini ben yapacağım. Hem de talebeler kendi okulunda, kendi sınıfında ve yine bir ders saatinde. Yarım saat teneffüslerle.” Bu, eski merkezî imtihanlardan bir hayli farklı ve iyi niyetli bir teşebbüstü. Ama halkımız, okul idârelerimiz, il ve ilçe müdürlüklerimiz bu en yumuşak imtihan sistemini bir Frankeştayn hâline getirmeyi başardılar. Korkunç bir yarış, yarış değil harp hâline geliverdi TEOG. Muvaffakiyetin tek ölçüsü oldu. Dersler ders olmaktan, okul okul olmaktan çıktı. Okullar dershâneleşti. Bir sürü vaadlerle (bu vaadlerin bazılarının adâleti bozucu vaadler olduğunu hatırlatalım) iyi talebe kapma fecaatine ulaştı iş. İyi talebe kapma; yani emekle değil hazırla kendini gösterme, ispatlama… Gâyet iyi niyetlerle başlamış olan TEOG da bir stres ve depresyon kaynağı hâline gelivermişti.

Şunu demek istiyorum: Olabilecek en hafif imtihan sistemlerinden biri sayılabilecek TEOG bile öncekilere rahmet okutacak bir sisteme dönüverdi.

Buradan çıkarılacak ders şudur: İmtihanın kırıntısının bile olduğu yerde yarış, dolayısıyla stres, depresyon, hayal kırıklıkları… olacaktır. TEOG’un kaldırılması imtihanın külliyen kaldırılmasıyla bir mânâ kazanacaktır. Aksi takdirde, yani imtihanın değil imtihana benzer bir şeyin bile sisteme sokulması hâlinde halkımızın, okullarımızın, il ve ilçe müdürlüklerimizin meseleyi yine aynı havaya sokacaklarından kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın.

Peki, ilk haberler ne söylüyor bu hususta? Bakalım:

Milli Eğitim Bakanlığı, TEOG'dan sonra yeni eğitim modeline son şeklini veriyor. En başarılı yüzde 5'lik dilim için merkezi sınav yapılmaya devam edilecek. Yüzde 95'lik kısım ise düz lise, imam hatip, meslek teknik liseleri arasında tercihine göre eğitim alacak. MEB, TEOG'dan sonra kurulacak sistemin ana hatlarını belirledi.

(http://www.sabah.com.tr/gundem/2017/09/20/teog-kalkti-iste-yeni-sistem)

Neymiş efendim? “En başarılı yüzde 5'lik dilim için merkezi sınav yapılmaya devam edilecek.”miş… Hadi dağılın, TEOG meog kalkmıyor. En fazla bir iki sene sonra çocuklarımız başka bir imtihanın hafakanlarıyla boğuşuyor olacak. Üstelik imtihana girebilmek için bile yüzde 5’in içine girebilmek gerekiyor ki bu hâl şimdikilerden çok daha büyük tartışmalara sebep olacak. Herkesin bildiği bir hakîkat de pasta küçüldükçe bölüşecekler arasındaki kavga büyür, şiddetlenir.

Güler misin ağlar mısın dedirtecek bir husus da şu: Talebelerden kaldırılacak olan TEOG, öğretmen, okul ve idâreciler için devam edecekmiş:

TEOG, liseye yerleştirmek için değil okul, öğretmen ve yöneticilerin performansını ölçmek için devam edecek. İsmi TEOG olmayacak. Performans belirleme sınavı olacak. Yerleştirmede kullanılmayacak. (Sabah, aynı haber)

Yani talebe imtihana girecek ama onun alacağı netîce ile öğretmen, okul ve idâreciye not verilecek. Talebe kendine yaramayacak bir imtihanda nasıl hareket eder, hiç düşünen yok mu?

Bütün bunlar doğruysa…

Bir daha soralım:

TEOG kalktı mı?

Bu yazı toplam 179 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim