• İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

Teoman Duralı: Hikmetin Başı Allah Korkusu

Teoman Duralı: Hikmetin Başı Allah Korkusu
1. İLİM

Haddizâtında bildiklerimiz yahut bilebileceklerimiz, duyularımıza konu olanlardan —bilimden— ibâret değildir. Duyularımızı aşan mistik, logik, matematik, estetik ile etik bildiklerimiz yahut bilebileceklerimiz dahi vardır. Gerek duyular dünyasında gerekse mistik-logik-matematik-estetiketik âlemde bildiklerimiz yahut bilebileceklerimiz, ilmin uğraşı alanının kapsamındadırlar. İlmin öne geçtiği yahut çok gerilere düştüğü sahalar da vardır. Duyumlanıp algılanabilir, ölçülebilip biçimlenebilinir, kısacası maddi dediğimiz, unsurların paylarının azalıp da hakikatın gerçeklik ötesi kesimi ağır bastığı oranda, bilime mahsus positiv yahut positivimsi belirlemelerin yetersiz kaldıklarını görüyoruz. Manevi-ruhi âlemin enginlerine yelken açtıkca, kıyıda kullandığımız bilimsel yahut positiv bilgilerin, bundan böyle, işimize yaramadıklarını görürüz. Açık denizlerde bambaşka bir bilgi türüyle tanışılır: Marifet yahut irfân.

2. MARİFET Marifet, sezgi verisi, dolaysız ve aracısız elde edilen kesinkes bilgidir: İlmulyakin. Varlığı tümlüğünde (Fr holiste) sunar; çözümlenmeye elverişli değildir. Hakikatın fizikleşmemiş gerçeklikötesi zâtını, görme çabasındaki ilimse, 'Tasavvuf'tur. Onun konusu olan bilgiyse, 'marifet' yahut 'irfân'dır. Gerçeklik dünyasının öğrenmek irâdesini bizde uyandıran duygu, merakken, hakikatın fizikleşmemiş gerçeklikötesi özünü yakalamak, onunla hemhâl olmak iştiyâkını 'benim'de boşandıran duyguysa, 'aşk'tır. Gerçeklik dünyasının malûmatı ile bilimsel-positiv bilgisi, fizik esâslı sinir şebekesinin en üst mercii olan beyinde, bunun da ötesinde ilim, önemli ölçüde, Kant'ın, "Gemüt" dediği dimâğda oluşurlarken, tasavvufun sezgi verisi özden bilgi anlamındaki marifet yahut irfân, 'benim'in gönlünden doğar. Aslında 'ben'i 'benim'e dönüştüren, gönülle kopmaz bağın tesisidir. Allahın, 'benim'e aracısız hitâbı vicdândır. Onun, 'benim'e seslenişini, ilkin kendi kendime tasdik edip bilâhare bu tasdiki baştan aşağıya 'yaşayış'ıma yansıtmam, gönül adamlığımı ortaya koyar. 'Gönül adamı', haddizâtında 'Rabbani insan' demektir. Rabbani insan her lahza Allahın murâkabasını kendine şahdamarından daha yakın duyar, hisseder. Buysa, düşünülebilecek en müşkil yaşama tarzıdır. İnsanca yaşamanın manâsı, bu müşkili kayıtsız şartsız ödev bilmektir.

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/akademi/teoman-durali/2019/06/12/hikmetin-basi-allah-korkusu

Bu haber toplam 236 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim