• İstanbul 10 °C
  • Ankara 11 °C

Türk Dünyasının hedefi ‘Kızıl Elma’dır

Fatma Gülşen Koçak

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’nı (TÜRKSOY), kurumun Türkiye’yi temsil eden Genel Sekreter Yardımcısı Fırat Purtaş ile konuştuk.

Türksoy Genel Sekreter Yardımcısı Fırat Purtaş, “Türkler tarih boyunca sadece kendileri için yaşamamışlar. Hep bir misyon çerçevesinde hareket etmişler. Türklerin İslamiyet ile tanışmasından itibaren bu Kızılelma büyük ölçüde İslamiyet’in temsili, tanıtılması, anlatılması yönünde bir mefkureye dönüşmüş” dedi.

Türkiye büyük devlet olmanın gereği kendi sınırlarının dışında etkin olmak durumunda. Özellikle medeniyet coğrafyamız üzerinde daha sıkı çalışması, fikir üretmesi tarihin ülkemize yüklediği kaçınılmaz bir görev. 2002’den sonra mazlum milletler ve kardeş ülkeler üzerinde ağabeylik rolünü hissettiren Türkiye’nin birçok kurumu yurtdışında nitelikli faaliyetlerde bulunmakta, ülkemizi sağlıklı bir şekilde temsil etmekte. İşte bu amaçlarla kurulan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’nı (TÜRKSOY), kurumun Türkiye’yi temsil eden Genel Sekreter Yardımcısı Fırat Purtaş ile konuştuk.

- Türksoy ne zaman ve hangi gaye ile kuruldu?

1993 yılında, Türk dili konuşan halklar arasındaki kültürel ortaklığı güçlendirmek ve ortak kültürümüz dünyaya tanıtmak amacıyla kurulmuş. Burada devletler kültür politikalarının uyumlaştırılması çerçevesinde, Sovyet döneminde Kafkasya’da Türkistan coğrafyasında milli kültürde ve manevi değerlerde meydana gelen erozyonu, yozlaşmayı ortadan kaldırma ideali de var. Mesela Cengiz Aytmatov gibi Türk kültürüne hizmet etmiş önemli şahsiyetler var. Bunları da karşılıklı tanıtıyoruz. 

HER YERDE VARIZ

- Türkiye, sınırları dışında neden olmalı?

Çünkü Türkler tarih boyunca sadece kendileri için yaşamamışlar. Hep bir misyon çerçevesinde hareket etmişler. Kızılelma diye bir kavram var. Aslında bakarsanız bu Kızılelma bir sembol ve her dönemde farklı anlamlar taşımış. Ama Türklerin İslamiyet ile tanışmasından itibaren bu Kızılelma büyük ölçüde İslamiyet’in temsili, tanıtılması, anlatılması yönünde bir mefkureye dönüşmüş. Türkler deyince bütün Türk dilli halkları ve bu Türk kültürünü paylaşan yaşayan halkları ifade ediyorum. Burada etnik bir şey yok, kültürel bir tarif var. Bu tarif içerisinde dili, dini, rengi farklı da olabilir. Afrika’da kendisini Türk diye tanımlayan bir sürü insan da var. Dünyanın her yerinde olmalıyız ve varız da, rahatlıkla söyleyebiliriz. Elhamdülillah bu konu bizim yaşamımızı anlamlandıran bir şey. 

- Sizce Türk dünyasında karşılaşılan en büyük problem nedir?

Türk dünyasında hali hazırda karşılaştığımız en önemli problem maalesef iletişim ve ulaşım problemi. Şu anda bilgi çağında yaşıyoruz, iletişim teknolojileri çok gelişti. Dünya küresel bir köye dönüştü. Ona rağmen biz Türk dünyası ile iletişimimizi ve bu ortaklığımızı güçlendirmeye yönelik bu imkanlardan yeteri kadar faydalanamıyoruz. Ortak bir enformasyon sahamız yok. Kazakistan’daki bir hadiseyi maalesef biz burada çok sıcağı sıcağına takip edemiyoruz ya da ilgi duymuyoruz. Türkiye sevgi ve sempatisinin çok yüksek olduğu bir yer olan Tunus’ta meydana gelen gelişmeleri Ankara’dan takip edemiyoruz. Bu çerçevede bizim bu enformasyon sahasını yönetmemiz, yönlendirmemiz anlamında ciddi bir eksikliğimiz olduğunu düşünüyorum. Bizim bu “gönül dünyamız” dediğimiz coğrafyalarda yaşayan insanlarla işbirliklerimizi çeşitlendirip, hayatın her sahasında ortak iş yapmamız lazım. 

ERDOĞAN’A İLGİ BÜYÜK

- Türk dünyasında Cumhurbaşkanımıza gösterilen sevgiyi nasıl yorumluyorsunuz?

Sadece Türk dünyasında değil bütün dünyada böyle bir sevgi var. Benim şahit olduğum ve çok etkilendiğim bir kişisel tecrübemden bahsedeyim. Benim eşim Endonezyalı ve yazın biz sılai rahim için Cakarta’daydık. Cakarta’da pazarda tezgahtar bir hanım, Türk olduğumu duyunca Erdoğan’a olan sevgisini, hayranlığını ve Türkiye sevgisini gözleri parıldayarak anlattı. Türksoy’un üye ülkeleriyle temaslarımızda da Cumhurbaşkanımızın uluslararası politikadaki yeri ve saygınlığı hep sitayiş ile bahsediliyor.

- Gelecek hedefleriniz nelerdir?

Burası bir kültür-sanat kuruluşu. Siyasetten ve ekonomik ilişkilerden uzak özel bir misyonu var. Bu da o kültürel ortaklık zeminini daha da güçlendirmek. Bunun için de kanaat önderleri dediğimiz entelektüelleri, sanatçıları, kültür insanlarını daha fazla tanıştırmaya ve bunlar arasındaki işbirliklerini güçlendirmeye çalışacağız. Gençlerde böyle bir ortak gelecek idealini daha fazla yerleştirmeye çalışacağız. 

- TİKA ve benzeri kuruluşlarla işbirliği içinde mi hareket ediyorsunuz?

Biz zaman zaman TİKA ile karıştırılan bir kuruluşuz, bundan da mutluluk duyuyoruz. Hatta TİKA başkanı Serdar Bey ile periyodik olarak görüşüyoruz. Bizim pek çok faaliyetimizde TİKA destek oluyor. Çünkü TİKA’nın bu bölgedeki tecrübesi çok daha fazla ve etkinliği de çok daha fazla. 

- Sizce 15 Temmuz, Türk dünyasında yeteri kadar anlatıldı mı? 

Kesinlikle daha iyi anlatılmalı. Bir sonraki sorum o idi. 

FETÖ TEMİZLENİYOR

- FETÖ hâlâ izlerini koruyor mu?

İz olabilir ama meydan onlara kalmış değil. Devlet kurumları da kısa sürede bu izi kaldıracaktır. 

- Ortak kültürün gelişiminde sinema önemli, neler yapılabilir? 

Aslında bakarsanız Türk dizilerini bir İranlıya veya bir Hintliye sorsanız onlar da Türkiye örneğini verecektir. Bir başarı söz konusu. Euro-imaj benzeri bir fon oluşsa ortak yapımlar çıkar. Mesela Kazak-Türk, Türkmen-Özbek benzeri ortak yapımlar, insanlar ister istemez, ortak bir dil bulmaya ve senaryolar üretmeye zorlayacak. Bu yapılamayacak bir şey değil.

Kimdir?

Fırat Purtaş, 1974 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. 1994 yılında Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F. Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Purtaş, aynı bölümde asistan olarak çalışmaya başladı. Yüksek lisansını St. Petersburg Üniversitesi’nde, doktorasını Gazi Üniversitesi’nde tamamladı. 2008 yılında doçent oldu. Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yanında, 28 Nisan 2008 tarihinden itibaren Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreter Yardımcısı görevini yürütmektedir. Akademik çalışmaları ağırlıklı olarak Rusya ve Türk Cumhuriyetlerinin siyasi, tarihi ve güncel sorunları ile ilgilidir. İngilizce ve Rusça bilmektedir.

1515957969-d666ac.jpg

Bu yazı toplam 784 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim