Türkçe Geriliyor - 2

C.Yakup ŞİMŞEK
Türkçe, seksen sene öncesine göre bugün daha güçsüz bir hâle geldi ve Batılı diller karşısında fersah fersah geriledi…

TDK kurulduğu yıldan (1932) îtibâren oturup Türkçenin genleriyle oynamaya başlamış ve bu teşebbüsü (o zamanlar bu ülkede hiç kimsenin anlamadığı) "ulusal devrim" gibi, kendi kurduğu tezgâhtan çıkarttığı fart furt sözlerle anlatmıştı. Bundan tam seksen yıl önce -ve tam da bugünlerde- TDK tarafından hazırlanan OSMANLICADAN TÜRKÇEYE CEP KILAVUZU'nun "ÖNSÖZ"ünde de bu "ulusal devrim" âdetâ takdîs ediliyordu:

"...Pek kısa bir zaman içinde başarılan bu büyük ulusal devrimin büyük şerefi, Türk Dili Araştırma Kurumunu kuran, koruyan ve ona göklerden esinler alan büyük kavrayışının ışıklarıyla yol göstericilik eden Ulu Önderimiz Kamâl Atatürk'ün kutsal başı üzerinde toplanmaktadır. Yirminci asrın bu en büyük yaratıcısı, Kılavuz çalışmalarını yalnız kolaylaştırmakla kalmamış, kendisi de bu sözlerin köklerini aramak ve karşılık bulmak işlerinde değerbiçilmez bir özveri ile çalışmıştır..."

Bu gıcırtılı kelâmlara bakanlar, “Türkçeye sihirli bir değnek dokunmuş da göklerden kudret yağmış” zannedebilir. Tabii eğer son derece safdil, gaafil veyâ câhillerse… Çünkü Türkçe, seksen sene öncesine göre bugün daha güçsüz bir hâle geldi ve Batılı diller karşısında fersah fersah geriledi… Bunu duymamak, görmemek ve anlamamak için ya kulağına kurşun akmak yâhut at gözlüğüyle bakmak lâzım. Bu gerçeği söylememek içinse ya Türkçeye kancayı takmak, ya dili boğazına akmak veyâ ağzına kilit takmak...

Millet değişti, hükûmet değişti, siyâset değişti, devlet değişti; gelgelelim 1930'ların TDK kafası pek değişmedi: 1983 öncesinde hâkim olan "özleştirme-tasfiye" zihniyetinin îmâl ettiği bütün uydurma kelimeler bugünkü TDK lügatlerinde ve onların internet sitesindeki sürümlerinde yer alıyor. Yok efendim, TDK artık değişmiş de başındakiler eski azılılar gibi değilmiş… Mâdemki öyle, eskilerin Türkçeyi bozmak için uydurduklarına şimdikiler niye sâhip çıkıyorlar? (Ayvaz, kasap hep bir hesap…) Alın size, bugünkü TDK’nın Büyük Türkçe Sözlük’ünden, eski model “öz Türkçe” örnekleri: açınlayım, anıklık, ansal, ayrıç, ayrıt, ayrıtsal, başal, bağıtlı, baysal, biçe, bilit, kayra, önerti, dalınç, deyibiçim... Bunların benzeri yüzlerce kelime bugünkü Türkçede belki hiç kullanılmıyor; fakat TDK’nın lügatinde madde başı oluyor. Buna karşılık, çok kullanıldığı hâlde meselâ “musafaha / müsafaha” kelimesi TDK’nın lügatinde kendine yer bulamaz. (Gitti bezzaz geldi kazzaz…)

Türkçenin asırlardır biriktirip hazînesine kattığı binlerce söz bizzat TDK tarafından lügatlerden çıkartıldı. Aslında hedef, o kelimeleri hâfızalardan silmekti. Lügatlerden atılan sözler artık resmî metinlerde (bilhassa ders kitaplarında ve devletin yaptığı imtihanlarda) hiç kullanılmaz oldu. Yeni nesiller bu kelimeleri neredeyse hiçbir yerde göremez, duyamaz, anlayamaz oldu.

Kaanunsuz ve uygunsuz olarak dilimize -aslında kafamıza- vurulan bu prangaya ses çıkarmadık. Çoğumuz “gıcılamaz kağnı” olduğumuz -belki de öyle davranmaya mecbur kaldığımız- için… (İşin bu vechesini başka yazılara bırakalım.)

Türkçenin bu devrine “devr-i acziyet” mi, “devr-i za’fiyet” mi, “devr-i mahrûmiyet” mi, “devr-i inhitat” mı, “devr-i tedennî” mi yoksa “devr-i izmihlâl” mi dersiniz?

İster hepsini deyin, ister birini… Ama artık şunu görün, fark edin, hissedin, anlayın, kabûl edin, söyleyin, hattâ haykırın: Türkçe geriliyor… Bu dil gittikçe hamhalat, şenlik görmemiş, bodur, güdük, cimbakuka bir sıfata bürünüyor…

Bu yazı toplam 1329 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim