• İstanbul 13 °C
  • Ankara 14 °C

Türkçe´nin şiir şöleni

Türkçe´nin şiir şöleni
İlki 1992 yılında Bursa\'da gerçekleştirilen Türkçe\'nin Uluslar arası Şiir Şöleni, bu yıl Kırım\'da. Türkçe yazan yaklaşık 120 şairin Akmescit\'te bir araya geleceği...
TÜRKİYE Yazarlar Birliği tarafından önceki yıllarda Bursa, Almatı, Aşkabat, Girne ve Strazburg'da gerçekleştirilen Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şölenleri'nin altıncısı bu yıl, Kırım Tatar Yazarlar Birliği Reisi Şakir Selim ve Kırım Pedagoji ve Mühendislik Üniversitesi Rektörü Fevzi Yakubov'un işbirliği ile Kırım'da yapılıyor. Türk Dünyası şairleri, 11-13 Kasım 2005 tarihlerinde Akmescit'te buluşarak şiirlerini okuyacak ve Türk şiirinin meselelerini tartışacaklar.

Çeyrek asrı geride bırakan Türkiye Yazarlar Birliği'nin önemli faaliyetlerinden biri olan Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şöleni, Cumhuriyet tarihi boyunca yurt dışında yapılan en büyük ve en geniş katılımlı edebiyat ve kültür faaliyeti olmak özelliğini taşıyor. Geçmiş asırların anıtlaşmış şairlerini hatırlatarak Türkçe'nin yaşayan dil ve şiir ustalarını bir araya getiren Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şöleni, Türkçe'de bir yeniden dirilişin zeminini hazırlıyor.

İlk şölen 1992 yılında, Osmanlı Devleti'nin gerçek anlamda kurulduğu Bursa'da başlamış, Anadolu Selçuklularının başkenti Konya'da tamamlanmıştı. İkinci şölen, o tarihte Kazakistan'ın başkenti olan Almatı'da gerçekleştirildi. Üçüncü durak Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'tı. Daha sonra Orta Asya bozkırlarından batıya ve güneye doğru esen şiir rüzgarları Kıbrıs'ta karar kıldı ve dördüncü şölen Girne'de yapıldı.


Bursa'da başlayan şölen

TÜRK Dünyası şairlerini geçen yıl da Batı Avrupa'da, Avrupa Birliği'nin siyasi başkenti Strazburg'da buluşturan Türkiye Yazarlar Birliği'nin genel başkanı Yakup Deliömeroğlu, Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şöleni hakkındaki sorularımızı cevaplandırdı.

*Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şöleni fikri ne zaman ve nasıl doğdu?

-Sovyetler Birliği'nin dağıldığı 90'lı yılların başları, Türkçe'nin doğusu ile batısının tekrar bir araya gelme imkanlarının oluştuğu coşkulu yıllardı. Uzun yıllar süren hasret bitiyor ve bir kucaklaşma yaşanıyordu. Bu atmosfer içerisinde Türkiye Yazarlar Birliği de 1992 yılında Türkçe coğrafyasının kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına, nerede yaşarsa yaşasın ve Türkçe'nin hangi alt grubunu kullanırsa kullansın Türkçe yazan şairleri bir araya getirmek için harekete geçti. İlk şölen, 1992 yılında Bursa'da başlamış, Konya'da tamamlanmıştı. Daha sonraki yıllarda Almatı, Aşkabat, Girne ve Strazburg'da buluştuk. Bu hafta sonu da Kırım'da, Akmescit'teyiz. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şöleni, Cumhuriyet tarihi boyunca yurt dışında yapılan en büyük ve en geniş katılımlı edebiyat ve kültür faaliyetidir.

Tanımak ve tanınmak

*Bu büyük organizasyon hangi amaçlarla yapılıyor?

-Şiir Türk edebiyatında çok ayrıcalıklı bir yere sahip. Klasiklerimizin çoğu şairdir ve aralarında kuvvetli bir rabıta vardır. Medeniyetimizin yükseldiği dönemlerde bu rabıtanın daha da kuvvetlendiğini görüyoruz. Kervanlarla divanlar gelip gidiyor. Bugün de şairlerimizin çokluğu ile övünebilecek durumdayız. Her ne kadar şiir kitaplarının baskı sayıları düşüyor olsa da Türk dünyasının her yerinde şairler Türkçe'ye emek vermeye devam ediyorlar. Ancak, edebiyatlarının gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun, Türkçe yazılan şiirin ve şairin ortak meselesi, tanımak ve tanınmaktır. İletişim teknolojisindeki olağanüstü gelişmelere rağmen, Türkçe yazan çağdaş şairler, birbirlerini XV. yüzyılda yazan şairler kadar bile tanımıyorlar. Ali Şir Neva”, İstanbul'da mesela Şehriyar'dan çok tanınıyor ve etkili oluyordu. Bugün Şehriyar'ın Kazan'da, Necip Fazıl'ın Taşkent'te, Abay'ın, Muhtar Şahanov'un Ankara'da -bırakın okunmayı ve etkilemeyi- tanındıklarını söylemek bile mümkün değildir. Kısacası, Türkçe'nin hangi lehçesi ile yapılırsa yapılsın bütün edebiyatların, ciddi bir tanınma ve tanıma meselesi var. İşte Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şöleni, bu gerçekten hareketle, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın ve hangi Türk lehçesi ile ürün verirse versin, Türkçe yazan şairleri bir araya getirerek, karşılıklı tanıma ve tanıtma sürecine katkıda bulunmak gayesiyle düzenleniyor. Bu şölenlerde, yaşayan şairlerimiz bir araya getirildiği gibi, her şölende edebiyatımızda önemli yerleri olan büyük şairlerimizin adlarını taşıyan ödüller veriliyor. Mesela Kazakistan'da yapılan şölende Necip Fazıl Büyük Ödülü Çuvaş şair Raisa Sarbi'ye verildi. Abay Ödülü de Türkiye'ye geldi. Bu yıl Kırım'da yapılacak olan altıncı şölende de Ahmet Yesevi, Abdülhak Hamid Tarhan ve Gazi Bora Giray adına büyük ödüller verilecek. Şölene katılan şairler eğer daha önce bu isimlerin şiirleri ile ilgilenmemişlerse, bu yönde bir dikkat geliştireceklerdir.

Talipli çok

*Şölen, sizce amaçlarını gerçekleştirebildi mi?

-Elbette böyle bir faaliyetin, büyük amaçlarını bugünden yarına gerçekleştiriverdiğini söylemek mümkün değil. Bu bir gayrettir, sürüyor. Her şölen bu amaçlar doğrultusunda konulan bir tuğla, atılan bir adımdır. Bence şairlerin birbirleriyle tanışmaları ve yazdıklarından haberdar olmaları bile bu yolda bir ilerleme ve ulaşılmış bir merhale sayılabilir.

*Şölen kapsamında başka faaliyetler de yapılıyor mu?

-Evet, her Şölen'de Türkçe şiirin meselelerinin tartışıldığı atölye çalışmaları yapılıyor. Bu yıl şairlerimiz 'Gelenekten Geleceğe Şiir', 'Şiir ve Coğrafya', 'Şekilden Muhtevaya Şiir', 'Şiirde Anlam Sorunu' ve 'Şiirde Yeniliğin Sınırları' başlıkları altında açılacak atölyelerde tartışacak, görüş alışverişinde bulunacaklar.

*Şölen'in yapılacağı şehir seçilirken nelere dikkat ediliyor? Tesadüfi mi, belli bir programa göre mi?

-Her Şölen'de gelecek Şölen'in düzenleneceği ülkeler belirlenirken öncelikle talip olan yazar kuruluşu olup olmadığına bakılıyor. Bugüne kadar, Şölen organizasyonu için hep birden fazla talip çıktı. Şölen sonunda yapılan istişare ile bir sonraki şölenin yeri de belirleniyor. Tabii Türk Dünyası coğrafyasının değişik bölgelerinde olmasına özen gösteriliyor.

Sibirya'dan Batı Avrupa'ya

*Bu yıl hangi ülkelerden kaç şair katılacak?

-Bu yıl Türkçe'nin VI. Uluslararası Şiir Şöleni'ne Sibirya'da Batı Avrupa'ya kadar Türkçe yazan 150 şair davet edildi. Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan, Uygur, Balkar, Kumuk, Tatar, Başkurt, Çuvaş, Tuva, Gagauz, Romanya, Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Irak ve elbette Kırım ve Türkiye'den 120 civarında şairin katılmasını bekliyoruz. Bunun yanında on bilim adamı ve araştırmacı Şölen'e davet edildi. Bu yılkı Şölen'i Türkiye, Azerbaycan, Tataristan, Özbekistan ve Kırım'dan çok sayıda televizyon ve gazete muhabiri özel olarak takip edecek.

*Gelecek yıl için planlarınız neler?

-Gelecek için gayemiz ve dileğimiz Türk lehçeleri arasında etkileşimin artmasına vesile olmaktır. Bundan yüz yıl önce Kırım Bahçesaray'da basılan bir gazete Taşkent'te okunuyor, İstanbul'da tartışılıyordu. Tatar aydını Yusuf Akçura'nın Kazan'da kaleme aldığı 'Üç Tarz-ı Siyaset' makalesi Kahire'de basılmış, İstanbul'da tartışmalar başlatmıştı. Aslında şimdilik istediğimiz, yüz yıl öncesinin iletişim ve etkileşim seviyesini yakalamaktan başka bir şey değil: İstanbul'da yazılan şiirin Bakü'de yayınlanması ve Aşkabat'ta üniversite öğrencileri arasında elden ele dolaşması...
*Teşekkür ediyor, Şölen'in başarılı geçmesini diliyoruz.

Bu haber toplam 1666 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim