Türkiye, Ergenekon’dan çıkıyor mu?

Türkiye, Ergenekon’dan çıkıyor mu?
“Ergenekonculuk’ olarak adlandırılan yapılanmalar, Türkiye’nin 20. yüzyıl şartlarında, değişmeden varlığını sürdürebileceği kanaatine dayanmaktaydı. Türkiye’de görünür bir değişim yaşanıyor.

dmdoganakf“Ergenekonculuk’ olarak adlandırılan yapılanmalar, Türkiye’nin 20. yüzyıl şartlarında, değişmeden varlığını sürdürebileceği kanaatine dayanmaktaydı. Türkiye’de görünür bir değişim yaşanıyor. Ezberler bozuluyor, kafalar karışıyor.”

Araştırma ve Kültür Vakfı (AKV) Ankara Şubesi’ndeki geleneksel konferansların bu haftaki konuğu Türkiye Yazarlar Birliği Onursal Başkanı Mehmet Doğan’dı. Mehmet Doğan, yaklaşık 100 kişinin bulunduğu AKV konferans salonunda “Son Darbe Ergenekon” konulu bir konferans verdi.

Konferansta konuşan Doğan: “’Ergenekonculuk’ olarak adlandırılan yapılanmalar, Türkiye’nin 20. yüzyıl şartlarında, değişmeden varlığını sürdürebileceği kanaatine dayanmaktaydı. Türkiye’de görünür bir değişim yaşanıyor. Ezberler bozuluyor, kafalar karışıyor, zihinler allak bullak.” dedi.

“2007’de laiklik üzerinden korku üretildi”

İlk kitabını 1975’te yayınlayan ve bugüne kadar da birçok esere imza atan Mehmet Doğan, 2007 yılından bugüne, yaşanan olayları özetleyerek konuşmasına başladı.

2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2007 yılı Haziran ayında başlayan “Ergenekon” soruşturmasıyla Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini hatırlatan Doğan, “2007 senesi bizim için kritik bir seneydi. Cumhurbaşkanlığı seçiminin yaklaşmış olması nedeniyle Türkiye’nin muhtelif güçleri, iktidar yapıları, oligarşik yapıları ‘ne yapılması gerektiği’ konusunda birtakım düşüncelere sahiptiler. Türkiye’nin büyük şehirlerini büyük kalabalıklarla doldurdular. ‘Cumhuriyet mitinglerini’ hepiniz hatırlıyorsunuz. İnsanlar ‘Türkiye’de ne oluyor’ heyecanına kapılmıştı. Laiklik üzerinden bir korku meydana getiriyorlardı. Güya bir kitle izlenimi hareketi vermeye çalışıyorlardı. Hâlbuki sonradan anlaşıldı ki bunun paramiliter (milliyetçi söylemler) bir hareket olduğu ortaya çıktı.” diye konuştu.

“Cumhuriyet mitingleri”nden medet umuldu"

2007’de milyonlarca insanı toplayarak büyük şehirlerde “Cumhuriyet mitingleri” yapılmıştı. O dönem, basının bir kısmında “Cumhuriyet mitinglerinde iktidara karşı bir protestonun dile getirildiği” haberlerine yer verilmişti. O kalabalıklarda oluşturulan kitlelerin 22 Temmuz 2007 seçimlerinin kaderini değiştireceğine inanıldığını belirten Doğan, “Türkiye, Cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlendi. 367 vakası yaşandı. O sokak hareketleri herkesin gözünü korkutmuştu. Ancak sandıkta bunun böyle olmadığı anlaşıldı. Cumhurbaşkanı seçildi. Ardından 22 Temmuz seçimlerinde AK Parti iktidarı daha da güçlendi. Türkiye’nin ideolojik yapısının artık sürdürülemeyeceği anlaşıldı” dedi.

2007’de yaşananlar, Doğan’ın kitabının sağlamasını oluşturuyor

Mehmet Doğan, 2007’deki olaylar yaşanmadan önce kaleme aldığı “Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu” isimli kitabında, 2007’de yaşanacaklara dikkat çekmişti. Mehmet Doğan, bu kitabında kısa dönemde Türkiye’nin de değişim yaşayacağını ve bu ideoloji olmaksızın yoluna devam edeceğini bir tez olarak ifade etmişti. 2007’de yaşananlar, Mehmet Doğan’ın Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu” isimli kitabının sağlaması niteliğindeydi. “Tarihsizleştirilmiş bir halkın kimlik ve aidiyet arayışının seyir defteri” olarak özetlediği o kitabı okuyanlar, yaşananlardan sonra mağlubiyet ideolojisinin değiştiğinin daha da pekişeceğini göreceklerdir.

“Türkiye’nin eski ideolojilerine devam etmeyeceğini halk gösterdi”

1970’lerden beri uğraşılan konular ve şahsiyetlerin neredeyse aynı olduğunu ifade eden Doğan, şunları kaydetti: “2007’den bu yana Türkiye’nin 20. yüzyıldaki saplantıları olmayan bir Türkiye olacak. Bununla ilgili adımlar atılıyor. 12 Eylül Referandumu da bu adımlardan birsidir. Şimdi ne konuşuluyor? Bir ay önce Anayasanın kısmen değiştirileceği konuşulurken, şimdi Anayasanın tamamının ‘değişemeyeceği’ izlenimi verilmeye çalışılıyor. Sanki ‘hayır’ denilecek. Türkiye yine eski ideolojileri üzerinden devam edecek gibi. Oysa bunun böyle olmadığını halkımız gösterdi. Türkiye’nin eski ideolojisine devam etmeyeceğini halkımız 12 Eylül’de bir kez daha göstermiştir.”

Türkiye’de neler değişecek?

12 Eylül Anayasası’nda 1990’dan beri çok şeyin değiştiğini ve son değişikliğin de 12 Eylül’de yapıldığını belirten Doğan, “Türkiye’de, Anayasanın ideolojik muhtevasını değiştirmeden, bütününü değiştirmek mümkün değil. Muhtemelen önümüzdeki günlerde tartışma bu ideoloji noktasında başlayacak. Eğer, Anayasa değişikliği seçim sonrasına (2011) ertelenmese, önümüzdeki günlerde ideolojinin Anayasada yer alıp almayacağı konuşulacak. Eğer, yer alacaksa ne ölçüde yer alacak? Bunlar konuşulacak, bunlar tartışılacak.”dedi.

Gerçek anayasaların her fırsatta değiştirilmediğine dikkat çeken Doğan, ABD Anayasasının da kısa bir anayasa olduğunu ve çok az değiştirildiğini hatırlattı. Türkiye gibi devletlerin, ‘anayasa denilen tabulaştırılmış metinleri yaptıklarını ve siyasi iktidarları da bu metinlere uymamakla itham ettiklerini’ dile getiren Mehmet Doğan, şunları söyledi: “Bizim gibi devletler, anayasa denilen tabulaştırılmış metinleri yaparlar; siyasi iktidarları ona uymamakla itham ederler. Sonra da bir darbe ile o anayasayı değiştirirler. 1960’ta, 1980’de bu böyle olmuştur.”
“Ergenekon’dan çıkmamız yakın”

“28 Şubat’ın devamı niteliğinde olan Ergenekon yapılanmalarının” sürdürülmesi, bu konuyla ilgili mahkemelerin başlatılmaması halinde büyük patırtıların kopmuş olabileceğini ifade eden Doğan, “2007’den sonra bu konuyla(Ergenekon) ilgili mahkeme süreçleri başlamasa idi büyük patırtılar, gürültüler olacaktı. Türkiye bu noktaya gelemeyecekti. Şimdi ortada bir mahkeme var. Türkiye’nin sistemini kullanarak, ideolojik yapısını güç kullanarak korumak isteyenler, darbeye varana kadar birtakım şeyler yapmaya çalıştılar. Darbeye varılamadı ama darbe altyapısını oluşturacak çok şey yapıldı. Bunlar; Ergenekon olarak nitelendirilen ve bugün de dava konusu olan olaylardır (Sarıkız, Ayışığı vb.)” şeklinde konuştu.

Türkiye’de “normalleşme” sürecinin sonuna gelindiğini ve “normalleşmenin” 1950’ye kadar “Türkiye’de inandığınız gibi yaşayamazsınız, düşündüğünüz gibi konuşamazsınız” şeklinde olduğunun altını çizen Doğan, “Şimdi bu normalleşmenin dışına çıkıyoruz. Yani Ergenekon’dan çıkmamız yakın” dedi.

“CHP, ‘eşit şartları’ kabul etmesi gerektiğini anladı”

CHP’nin demokratik dönemden bugüne kadar kendi gücüyle gelmediğini kaydeden Mehmet Doğan, CHP’nin her zaman avantajları olduğunu, seçimi kazansa da kazanmasa da kendini güçlü gördüğünü ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sistemin içinde CHP’nin uzantıları var. Hukukta, bürokraside, askeriyede ve üniversitede var. Bu gücünden ötürü CHP, ideoloji arkasında bir anlam taşıyor. Şimdi bunun sonuna geliniyor. 12 Eylül Referandumu’ndan sonra, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Tayyip Erdoğan’a ‘başörtüsünü halledelim’ demesinin nedeni budur. CHP’nin ideolojinin arkasına saklanarak seçim kazanması mümkün değil. CHP, ‘eşit şartları’ kabul etmekten başka çaresinin olmadığını gördü. Önümüzdeki yıllarda CHP’nin Anayasa değişikliğinde olumlu bir rol üstleneceğini düşünüyorum.”

“Türkiye’nin eksenini İsrail olarak belirleyenler var”

“Dış güçlerin Türkiye üzerinde oluşturmak istediği yapıyla” ilgili bir soruya karşılık Mehmet Doğan şöyle konuştu: “Türkiye’de yeni bir ‘Ergenekonlaşma’ sürecinin olacağını düşünmüyorum. Türkiye’nin oligarşik güçleri artık böyle bir şey üretecek durumda değil ve dış desteğe de sahip değiller. ABD, belki başka kanallar kullanarak Türkiye’yi sıkıştırmak, kendi mecrasına çekmek isteyebilir. Bununla ilgili birtakım şeyler oluyor. Mesala, Türkiye-İsrail arasındaki sembolik vaka. (Mavi Marmara) O günden beri Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler düzelmiyor, düzelmemesi de gerekir. Türkiye’nin bu konuda geri adım atmasını, İsrail’den beklediği ‘özür’den, tazminattan vazgeçmesini, elçiyi geri göndermesini isteyen birtakım gruplar var. Bunlar gittikçe seslerini yükseltiyorlar ve Türkiye’de ‘eksen kayması’ olduğunu söylüyorlar. Demek ki, İsrail’i ‘eksen’ olarak kabul edenler var. Bu durumda, ‘İsrail ile ilişkileriniz yerindeyse ekseniniz yerinde’ bozuksa ‘ekseniniz kaymış’ demek oluyor. Benim anladığım bu. Başka da bir ölçü yok. ABD’de İsrail’in daha ne kadar ayakta kalabileceği konusunun tartışıldığı söyleniyor. Onlar da biliyorlar ki, İsrail’in varlığı, bölgede suni bir yapıdır. Kalıcılaştırılamaz. ABD, eskiden olduğu gibi Türkiye’yi çok fazla zor duruma düşüremeyecektir.”

“Türkiye için Batılılaşma bitti”

Türkiye’deki değişimin Batılılaşma üzerindeki etkisiyle ilişkili yöneltilen bir soruya Doğan’ın cevabı şöyle oldu: “Türkiye için Batılılaşma bitti. Türkiye, yapacaklarında bir özgüvene sahip olmaya başladı. Batı’dan alınabilecek bazı yardımlar Doğu’dan da alınabilir hale geldi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Avrupa seyahatinde oradaki yetkililere karşı dile getirdikleri aslında ‘Biz sizin yanınızdayız, onlar (Türk hükümeti) sizin karşınızdalar. Biz bunların İslami politikalarından şüpheleniyoruz. O nedenle onlar sizin karşınızda olacaklar’ mealindeki konuşmaları Batılılaşmanın bittiğine işaret ediyor.”

Mehmet Doğan, konferans bitiminde, bugünkü konuşmasının da konusu olan kitabı “Son Darbe Ergenekon” kitabını ve diğer eserlerini okurları için imzaladı.

Âdem Yavuz IRGATOĞLU/ Habertaraf.com

03.10.2010

Bu haber toplam 491 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim