• İstanbul 16 °C
  • Ankara 16 °C

Türkiye kazanırsa “mazlumlar kazanır”

Fatma Gülşen KOÇAK

Pazartesi Sohbetleri'nde bu hafta Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin ile çalışmalarını ve projelerini konuştuk.

Yerel yönetimlerde önemli bir başarı grafiği yakalayan gönül belediyeciliğinde örnek bir model oluşturan Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin ile çalışmalarını ve projelerini konuştuk.

Röportaj öncesi Sultanbeyli Belediyesi hakkında vatandaşlarımızla konuştum. Büyük bir memnuniyet var. Yüzyıllık problem olarak görülen mülkiyet sorununu hallettiniz. Bu çözümün halktaki yansıması nasıl oldu?

Tespitleriniz için teşekkür ederim. Hisseli parsellerin mülkiyet sorunu artık çözüldü. Tüm parsellerin tapuları belediyemize devroldu. 1331 ve 1337 parsellerin tapuları yakın zamanda dağıtıma başlanacak. Diğer parsellerle ilgili de ölçümler tüm hızıyla devam ediyor, tamamlandıktan sonra hazırlıklarımızı yapıp tapuları hak sahiplerine vereceğiz. 2B’de olduğu gibi tüm imkânları hemşerilerimize kolaylık sağlayarak sunacağız.

-Cumhurbaşkanımızın Belediye Başkanlığı yapması AK Parti açısından büyük kazanç. Sayın Cumhurbaşkanımız Belediye Başkanlarına hangi tavsiyelerde bulunuyor?

Kadim medeniyetimizin nam saldığı gönül coğrafyasında yüz milyonlarca kardeşimiz tüm umudunu Türkiye’nin başarısına ve Sayın Devlet Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bağlamış durumdalar. Türkiye kazanırsa, Devlet Başkanımızın yükünü biraz da biz sırtladığımızda aslında dünyanın tüm mazlumları kazanmış oluyor. Bunun sorumluluğu büyük. Devlet Başkanımızın da ifade ettiği gibi kimsenin tek bir saniyesini bile boşa geçirmeye hakkı yok. Boşa geçirilen her an hakka girmektir. Bizi diri tutan tevazumuzdur, tevazumuzla bu kadar sene milletin gönlüne hitap ettik. Aynı şekilde bunu sürdürerek ve üstüne koyarak liderimizin izinde yolumuza devam etmek mecburiyetindeyiz. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Vatandaşlarımızla her daim iç içe olmaya çalışıyor, bizlerle kolay bir şekilde görüşebilmesi için gerekli çalışmaları yapıyoruz, tek tek tüm sorunları çözebilmek adına çalışma arkadaşlarımızla gecemizi gündüzümüze katıyoruz.

Temel şart mütevazı olmak

-Gönül belediyeciliği kavramını nasıl yorumluyorsunuz. Hakkıyla nasıl yapılır?

Dünyanın en güzel köprülerini, metrolarını, en iyi binalarını, en iyi kaldırımlarını yapın; insanımıza dokunmadıktan sonra, o gönüllere giremeyip kibrin ihtirasına kapıldıktan sonra bunların ne anlamı olur? Gönül belediyeciliğinin temel şartı mütevazı olmaktır, önce gönülleri tüm içtenlikle kazanmaktır, insanımıza bir tebessümü bile çok görmemektir, asıl hizmet selam verip selam almakla bütünleşir. Günün sonunda önemli olan ise helalleşmektir. Bu yolda adımlarımızı atmaya çalışıyoruz. Gönüllere giremedikten sonra o gönül coğrafyasının umudunu, heyecanını, samimiyetini, fedakârlığını buraya taşıyamadıktan sonra dünyanın en iyi projesi bile solda sıfır kalır.


1540799527-c87ad5.jpg

Kadim bir medeniyete sahibiz

-Yerel yönetimler kültür  sanat alanında tam istenilen başarı grafiğini henüz yakalamışken Sultanbeyli kendi sınırlarını aşan bir kültürel bir ufuk yakaladı. Kültür sanat sizce neden önemlidir?

Bin yılı aşan irfan dolu kadim bir medeniyetimiz var. Bu toprakların, bu umut coğrafyasının kültür ve sanat bakiyesi o kadar fazla ki belki bizim Sultanbeyli’de hayata geçirdiğimiz şeyler okyanusta bir damla olarak kalır. Kaldırımlar, yollar, köprüler yapabilirsiniz, her zaman yapabilirsiniz ama kültür ve sanatla yetişmiş, bunu benliğine kabul ettirmiş ve milli kültürümüzü hayatına aksetmiş bir nesil yetiştirmek öyle kolay değildir. Bir fidan bile hemen olgunlaşmaz, fidana ağaç diyebilmek yılları alır. Bizim kültür devrimini gerçekleştirmemiz gerekiyor. Kabul edelim ki eğitim ve kültür konularında biraz geri kaldık ama şuan iyi yoldayız. Kültür devrimini gerçekleştirip eğitimimizi tek tipçi bir sistemden çoğulcu bir sisteme geçirdiğimizde hayata geçirilen eserlerin de kalıcılığı o kadar sağlam olur. Biz Sultanbeyli’de bunu sağlamak istiyoruz. Yaptığımız her projede de bunu amaçlıyoruz.

Hemşerilerimizle beraberiz

-Sultanbeyli Belediyecilik anlamında güçlü bir marka oluşturmuş. Bunu sırrı nedir?

Bu soruya tek cümleyle cevap vermek zor. Hayata geçirdiğimiz projeler, yatırımlar ve hizmetler bir kenarda dursun ne yaptıysak, Sultanbeyli’de hangi adımı attıysak hemşerilerimizle birlikte yaptık. İnsanları diline, ırkına, cinsiyetine ve mezhebine göre ayıran bir yapının içinde hiçbir zaman olmadık. “Yaradılanı Yaradandan ötürü severiz” düsturuyla çıktığımız bu yolda yolculuğumuzu sürdürüyoruz. İlçemizin ileriye gitmesi bir kişi ya da bir kesimle olacak şey değil, herkesin ihtiyaçlarına ne kadar cevap verebilirsek o kadar ileriye gideriz. Bunu da ilçe sakinlerimizle iletişimi koparmadan yapmaya çalışıyoruz.

Yeni Akit-Fatma Gülşen Koçak 

Bu yazı toplam 104 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim