• İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C

Türkiye, Kerkük’teki bütün Türkmenlerle diyalog geliştirmeli

Türkiye, Kerkük’teki bütün Türkmenlerle diyalog geliştirmeli
Kamu kurumlarında Irak bayrağının yanında IKBY bayrağının da asılmasıyla tansiyonun yükseldiği Kerkük’teki krizi ve Türkmenlerin duruma bakışını Kerkük Vakfı Başkanı Erşat Hürmüzlü değerlendirdi.

KÜRESEL KONUŞMALAR/ DENİZ BARAN

Irak Türkmenlerinin Kerkük’le olan tarihsel bağı nedir?

Kerkük, geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanı’nın ve Başbakan’ın da söylediği gibi Türkmen yurdudur. Irak Türklerinin meskûn olduğu bölgede Türklük şuuru devamlı yaşatılmıştır. Türkmenler, Malazgirt Savaşı’ndan bile önce Kuzey Irak’a girip oraya yerleşmeye başlayan bir etnik topluluktur. Yüzyıllardır orada olan, silaha sarılmayan, uygarca yaşamak isteyen insanların hakları ise hep ihlal edilmiştir. Zira 1923’te Irak Devleti kurulduğundan bugüne kadar Irak Türkmenleri birçok sıkıntı çekmişler ve mezalime uğramışlardır. Mesela 1924’te Kerkük’te yapılan bir katliam vardır, 1946’da yine Kerkük’te ciddi bir şekilde ve çok medeni talepler için sokağa çıkmış olan Türkmen işçiler ciddi şekilde bastırılmış ve katliam yapılmıştır. 1959’da da yine herkesin bildiği bir katliam yapıldı. Kısaca, Kraliyet zamanında da Cumhuriyet zamanında da bu katliamlar durmadı ve 2003’te Saddam Hüseyin’in devrilmesinden sonra dahi Tuzhurmatu’da, Altunköprü’de, Kerkük’te, Beşir’de ve bütün Türkmen bölgelerinde böyle sıkıntılar devam etti. Bu bakımdan bir şey dikkatimizi çekiyor: Tüm bunlar olduğu zaman Türkmenler daha fazla kenetlenip kendi kimliklerini ve kültürlerini yaşatmaya daha çok azmettiler ve hâlâ azmediyorlar.

Kerkük’ü tarihi bağlamıyla Türkmen kenti olarak nitelesek de şu an ciddi bir Kürt ve Arap nüfusu da var. Irak Türkmenleri bu tabloda nasıl bir idari yapı idealine sahip?

Irak Türkmenleri, Kerkük için özel bir statü isterler. Irak Hükümeti’nin bakışı ne olursa olsun, Türkmenler belki de Araplardan ve Kürtlerden daha fazla üniter devleti savunmuşlardır. Irak içerisinde federal bölgeler olsa dahi tüm Irak’ta eşit vatandaşlığın ve vatandaşlık haklarının, herkesin kendi haysiyet ve şereflerini yaşayacağı bir düzenin var olmasını savunmuşlardır. Bu sebeple de birçok karşı harekete maruz kalmışlardır. Biliyorsunuz, Saddam Hüseyin döneminde bir Araplaştırma politikası vardı. Türkmenlerin ve orantılı olarak Kürtlerin yerleri ellerinden alınarak oralara Arapların yerleştirilmesi söz konusu oldu. Bu mezalimdi. 2003’ten sonra da Irak’a demokrasi gelecek dediler ve 2005’te de bir anayasa üzerine referandum oldu ve yeni anayasa kabul edildi. O anayasada da deniyor ki, “Her Iraklı istediği yerde yaşayabilir ancak demografik yapıyı değiştirmek için bir toplu yerleşim bölgesi ihdas etmek yasaktır.”  Fakat bunlar Kerkük’te yapıldı. 2003’ten sonra 300-400 bin Kürt, Kerkük’e gelip “biz Saddam döneminde buralardan çıkarılan Kürtleriz ve geri geliyoruz” dediler. Ancak bunlar şehirdeki tümenlerin lojmanlarına yerleşerek, kaçak binalar yaparak vs. orada kalmaya çalıştılar. Eğer bu insanlar zamanında yurtlarından çıkarıldıysalar kendi konutlarına dönmezler miydi? Bu soru hep ortada kaldı.

 

Devamı için: http://www.karar.com/gorusler/turkiye-kerkukteki-butun-turkmenlerle-diyalog-gelistirmeli-460229#

Bu haber toplam 72 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim