Türkiye Yazarlar Birliği Şubeleri Kayseri'de Buluştu

Türkiye Yazarlar Birliği Şubeleri Kayseri'de Buluştu
Türkiye Yazarlar Birliği 1. Şubeler Buluşması Kayseri’de gerçekleşti. Yazarlar Birliğinin ilk kez düzenlediği toplantıda birliğin sorunları tartışıldı, gelecekle ilgili görüşler dile getirildi.


TYB başkanı İbrahim Ulvi Yavuz’un açış konuşmasından sonra kürsüye gelen D. Mehmet Doğan, TYB’nin kuruluş amaçları ve tarihsel sürecini anlatan bir konuşma yaptı. TYB’nin 30 yıllık geçmişindeki en önemli kazancının kurumsallaşmak olduğunu söyleyen Doğan,  TYB’nin bağımsız kimliğinin altını çizdi.

Gönüllülük esasına bağlı bir kuruluş olan TYB’nin, kuruluş yılarındaki amaçlarından birinin de genel geçer yazar tanımını değiştirmek olduğunu belirten Doğan, bizler, milletimizin değerlerinden habersiz, hatta bu değerlere tepeden bakmayı iş edinen insanların oluşturduğu fiilî yazar tanımını değiştirmek istedik ve bu tanımı değiştirdik dedi.

TYB devletin, herhangi bir partinin, herhangi bir cemaatin kuruluşu değildir. Bütünüyle bağımsız bir kuruluştur. Bizim herkesle oluşturacağımız müşterek zeminimiz değerlerimize bağlılıktır dedi. Bu yıl, TYB yıllığının 25.sinin çıktığını belirten Doğan, yıllığın alanındaki en istikrarlı yıllık olduğunu söyledi. Biz bu yıllığı çıkarmaya başladığımızda piyasada pek çok yıllık vardı, şimdi hiçbiri yok; ama TYB’nin yıllığı bir gelenek oluşturacak tarzda çıkmaya devam ediyor.

Yılın yazarları değerlendirmemiz 30. yılına yaklaştı. Biz bu değerlendirmelerle Türkiye’ye pek çok değer sunduk. Mevcut ödüllendirme sisteminin dışında yeni bir yol açtık ve bugüne kadar 500 kadar ismi listemize aldık. Türkiye’nin gerçek değerlerini ödüllendirmek için attığımız adımlar, halkın ilgisini çekti, takdirini kazandı.

“Eğer TYB’nin faaliyetlerini yok saysak, TYB’nin değeri daha iyi anlaşılır” diyen Doğan, sadece yıllık faaliyeti, yılın yazarlarını ödüllendirme faaliyetinin bile tek başlarına büyük öneme sahip olduğunu söyledi. “Herkes, meselâ Varlık yıllığına bakarak hiza tutardı, ama biz bu hiza tutma eğilimini değiştirdik” diyen Doğan, aynı şekilde, ödül sistemi ile de mevcut yapıyı değiştirmeye yönelindiğini belirtti. Ödül sistemimizde, ödül vereceğimiz yazar veya şairin bizim gibi düşünmesi şartı yoktur, diyen Doğan, TYB’den başka bu özelliğe sahip ikinci bir kuruluş bulunmadığını söyledi.

Aynı şekilde, bu millete büyük hizmetleri bulunmuş yazarlarımızı yaşatmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz diyen Doğan, TYB’nin düzenlediği ilk toplantının Mehmet Âkif’le ilgili olduğunu söyledi. Kuruluşumuzdan beri aksatmadan sürdürdüğümüz Âkif toplantıları büyüyerek kendi başına bir faaliyet hâline gelmiştir. Bu toplantılar TYB’nin kimliğini oluşturan toplantılar olmuştur diyen Doğan, aynı şekilde birçok geçmiş büyük yazarın TYB tarafından anıldığını söyledi.

Biz, egemen çevrelerin merkez olmaktan çıkardıkları bir düşüncenin temsilcileriyiz diyen Doğan, İslâm’ın Cumhuriyet’ten sonra merkezden itildi diyerek, biz şimdi tekrar merkez olmak istiyoruz, merkezde durmak isteyen bir düşüncenin temsilcileriyiz dedi. Hatta bunun için TYB’yi Ankara’da, Ankara’nın merkezi olan Kızılay’da kurduklarını söyledi.
1991’de TYB’yi desteklemek için TYB Vakfını kurduklarını belirten Doğan, vakfın hiçbir zaman ön planda görünmediğini, vakıf olarak yapılan faaliyetlere bile TYB imzası attıklarını söyledi.

1992’de Türkçenin Uluslar arası Şiir Şölenlerini başlattıklarını belirten Doğan, bu faaliyetlerinin Türkiye’yi ve Türkçeyi uluslar arası planda temsil eden çok önemli ve kendine mahsus bir faaliyet olduğunu söyledi. Bu şekilde dünyayı dolaşan başka bir faaliyet bulunmadığını söyleyen Doğan, en son Üsküp’te gerçekleştirilen şölenin bu yıl Bakü’de yapılacağını belirtti.

Şubeleşme faaliyetleri hakkında bilgi verdikten sonra üye kayıt ölçüleri hakkında dinleyicileri bilgilendiren Doğan, yaklaşık olarak başvurularının dörtte birini ancak üye kaydettiklerini belirtti.

Geçen yıl, TYB’nin tarihini yazma işine giriştiklerini, bu kitap tamamlandığında TYB’nin 30 yıllık geçmişinin somut olarak ortaya konacağını belirten Doğan, TYB tarihini anlatan kitaba, Kalemin Tarihine Derkenar adını verdiklerini söyledi.30. yılın faaliyet açısından dolu dolu  geçtiğini, bu yılın önemine uygun kutlamalar yapıldığını söyleyen Doğan, yıllık ve bülten yayınlarının aksamaması gerektiğini, ekim ayından itibaren bir faaliyet programı yapılmasının gerekli olduğunu söyledi.

Şubelerle uyum açısından, genel merkezin gerçekleştirdiği bir faaliyetin şubelerce de tekrarlanmasının o faaliyeti daha dikkate değer hâle getirdiğini söyleyen Doğan, meselâ biz Ahmet Hâşim’i anıyoruz, bir şubemiz veya birkaç şubemiz daha Hâşim’i andığında bu faaliyet daha etkili oluyor dedi.

Dış ülkelerle ilişkilere de değinen Doğan, dış ülkelerin yazarlar birliği kuruluşlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Şube yönetimleri toplantılarının bundan sonra da devam ettirilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini tamamlayan Doğan, bu başlangıcın hayırlı olması temennisiyle kürsüden indi.

Mehmet Doğan’dan sonra söz alan, İzmir şubesi başkanı Harun Özdemir, değişik illerin başkanlarıyla, şubeler arası entegrasyon konusundaki düşüncelerini paylaştı. İzmir en son kurulduğu için en genç şube diyerek sözlerine başlayan Özdemir, şubeler olarak büro faaliyetlerine gereken önemin verilmediğini söyledi.

Şubenin düzgün işlemesi için bir mali müşavirle ve bir muhasebeciyle anlaştığını, böylece resmi evrak atlanmadığını, bütün işlemleri düzgün bir şekilde takip ettiklerini, bunun bütün şubelerce yapılması gerektiğini söyledi. Resmî denetimlerden yüzümüzün akıyla çıkabilmemiz için defterlerin düzgün tutulmasının önemi üzerinde duran Özdemir, defterler sağlam olursa dernekçiliğini çok kolay olduğunu söyledi. Teknik olarak, muhasebe ve yazışmaların düzgün tutulmasının diğer işlerin düzgünlüğüne de yansıyacağını söyledi.
İzmir’de her hafta sonu bir faaliyet gerçekleştirdiklerini söyleyen Özdemir, boş geçen haftamız yok dedi. Çünkü bir yerde devamlılık varsa, hem bir çevre daha kolay oluşturulur, hem de kimi isteseniz, kimi arasınız gelir dedi. Ama aynı şekilde yapılan faaliyetlerin şubelerce kayıt altına alınması gerektiğini söyledi. Her şubenin faaliyetlerini kayıt altına alarak fotoğraflayarak genel merkeze aktarmasını ve burada bir haber ve faaliyetler havuzu oluşturulmasını isteyen Özdemir, böylelikle faaliyetlerin şubeler arasında paylaşılabileceğini söyledi.

Şubeler olarak tanınmamış yazarlara önem verilmesi gerektiğini söyleyen Özdemir, böylece bu yazarların hem kendilerini tanıtmalarına imkan sağlamış oluruz, hem de yeni değerler sunmuş oluruz dedi. Şubelerin internette web sayfaları oluşturmaları gerektiğini belirten Özdemir, böylece faaliyetlerin herkes tarafından izlenebileceğini söyledi.

Eğitim ve kültür faaliyetlerine büyük önem verilmesi gerektiğini söyleyen Özdemir, eğitim ve kültür faaliyetlerinin geleceğin üniversiteleri olacağını söyledi. Bu çerçevede, TYB’nin bir kültür sanat üniversitesi kurması gerektiğini söyledi. TYB diğer sivil toplum kuruluşlarıyla ortak faaliyetler yapmalıdır diyen Özdemir, bunun insanlarla ilişkilerimizi iyileştireceğini ve bizleri birbirimize yaklaştıracağını söyledi. Üstelik sadece insanları birbirine yaklaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda ortamı da canlandırıyor, dedi.

Daha sonra söz alan Kayseri şube başkanı Hüseyin Türkmen, taşradaki kültür potansiyelinin canlandırılmasında TYB şubelerinin daha etkin roller alabileceğini söyledi.
Kayseri’de bir şehir ansiklopedisi hazırlandığını, bu çalışmanın iyi bir çalışma olduğunu, diğer şube başkanlarının da bulundukları şehirlerde böyle çalışmalar yapabileceklerini belirtti.

Divan başkanı Rıdvan Canım, yapılan konuşmaları özetledikten sonra birinci oturumu bitirdi. TYB’nin kuruluş amaçlarına bağlı bir şekilde faaliyetlerini devam ettirilmesinin önemine dikkat çeken Canım, TYB’nin faaliyetleri çerçevesinde Yazar Okulu çalışmasının ve Mesnevi Okumaları’nın unutulmaması gerektiğini söyledi.

Müzakere bölümünde, TYB genel merkeziyle şubelerin gerçekleştirdikleri faaliyetler bağlamında senkronize olmalarının söz konusu faaliyeti daha da güçlendireceğinde görüş birliğine varıldı.

İzmir şube başkanı kuruluş sürecindeki zorluklarını paylaşarak, bu toplantıların yıllık değil üçer aylık veya altışar aylık periyotlarla tekrarlanması gerektiğini söyledi.
Şubelerin yerel yöneticilerle işbirliklerini geliştirmelerinin önemine dikkat çekildi.
Kayseri şube başkanı, Çanakkale ve Sarıkamış gibi kültür gezileri yapılması gerektiğini söyledi. TYB’nin böyle organizasyonlar yapmasının önemini anlattı.

İkinci oturum öğleden sonra 14’te başladı. TYB Vakfı Başkan yardımcısı Ahmet Fidan, “Proje hazırlanması ve Finansman Temini” konulu konuşmasını yaptı.

İnsanımızın sivil toplum kuruluşlarına karşı ilgisiz olduğunu söyleyen Fidan, bunun arkasında insanımızın başını belaya sokmaktan korkmasının bulunduğunu söyledi. Resmî politikanın her şeyi kontrol eden bir devlet anlayışına dayandığını söyleyen Fidan, devlet her şeyi elinde toplamış, sivil toplum kuruluşlarını da kendi kurmuş,  bunun dışına çıkanlara da devlet kötü gözle bakmış dedi. Sivil toplum kuruluşlarının en büyük darbeyi darbeler döneminde yediğini söyleyen Fidan, bu dönemlerde, sivil toplum kuruluşlarına üye olan insanlara suçlu gözüyle bakılmış, böyle olunca insanlar da sivil toplum kuruluşlarına şüpheyle bakıyor dedi.
Böylesi kuruluşların önüne ülkemizde başka ülkelerde görülmeyecek şekilde ağır bürokratik engeller çıkartıldığını anlatan Fidan, bir sivil toplum kuruluşunun yaşaması için mali kaynaklarının bulunması gerekliliği üzerinde durdu.
Aidatlarla bir derneğin yaşayamayacağını söyleyen Fidan, kuruluşun kendi kaynaklarını yaratmak için projeler hazırlaması gerektiğini söyledi. AB’ye üyelik sürecinde AB fonlarından en az yararlanan ülke Türkiye’dir dedi. Çünkü proje hazırlamayı bilmiyoruz diyen Fidan, düzgün bir projenin nasıl hazırlanacağı konusunda dinleyicileri bilgilendirdi.

Hazırlanan projenin dışına taşılmamasının önemine dikkat çeken Fidan, TYB bugüne değin teklif ettiği projelerin hepsini yüzünün akıyla gerçekleştirmiştir dedi.
Hazırlanan projelerin aynı zamanda TYB’ye, şubelerimize fayda sağlayacak projeler olması gerektiğini söyleyen Fidan, buna örnek olarak Yazar Okulu projesini gösterdi.
Her proje öncesinde istişarenin önemini hatırlatan Fidan, akıl akıldan üstündür, danıştıkça yeni ufuklara açılmak mümkündür, dedi.

TYB’nin gerçekleştirdiği projeler sayesinde tek başına ayakta duran bir kuruluş olduğunu söyleyen Fidan, ilk defa düzenlenen şubeler arası toplantının kurumsallaşması temennisiyle sözlerini tamamladı.

Üçüncü oturumda, Mali Sekreter Ahmet Şenol, “Merkez ve Taşra Teşkilatında Aidatlar” konulu konuşmasını yaptı.Üye aidatlarının toplanmasını en büyük sorunlardan birisi olarak gösteren  Şenol, üç ay üst üste aidatını ödemeyen üyelikten çıkarılır ama bu pek uygulanmıyor dedi.

Birinci önceliğin, geçmiş yıllara dönük gecikmiş ödemelerin toplanmasına verilmesi gerektiğini söyleyen Şenol, geçmiş borçları kapatmak için sembolik rakamlar istenebilir dedi.
Üye aidatı toplamanın önemli bir iş olduğunu söyleyen Şenol, para verirlerse sahiplenirler dedi. Şenol, şubelerin üçer aylık geçici bilançolarının genel merkeze gönderilmesini istedi.
Şube içinde her şeyden önce şubenin hesabını kitabını şube başkanı bilmeli diyen Şenol, muhasebeci bilsin ama sorulduğunda şube başkanı muhasebeciye sormadan bilsin o konuyu dedi.

Aynı şekilde şubeler genel merkeze üçer aylık bağış raporları da göndermelidir diyen Şenol, yüz kızartıcı olmayan her gelirin bağış olarak kabul edilebileceğini söyledi. Şube başkanlarının yardım etmeye muktedir insanlarla tanışmasının önemine dikkat çeken Şenol, bizim insanların ayağına giderek kendimizi anlatmamız gerekir dedi. Kimse bizim ayağımıza gelmez, biz gidip anlatacağız dedi.

TYB şubelerinin şehir kültürüne önem vermeleri gerektiğini söyleyen Şenol, şehirlerimizde yaşayan kültüre sahip çıkılmasını, bunun için şehirle ilgili müzeler kurulmasını, yerel yöneticilerle bu konuda işbirliğine gidilmesini istedi. Ayrıca, TYB’nin genel merkezin bulunduğu Ankara’da bir misafirhane açması gerektiğini söyleyen Şenol, bunun gerekliliğini uzun uzun anlatmaya gerek yok dedi.

Daha  sonra Kayseri başkanı Hüseyin Türkmen, Urfa şube başkanı İbrahim Erdem Emiroğlu, Gaziantep şube başkanı Hanifi Akın, Sakarya şubesi adına oturumlara katılan Rüstem Budak, Erzurum şubesi başkanı Rıdvan Canım şubeleri ve oturumda tartışılan sorunlar üzerine söz alarak görüş ve kanaatlerini dinleyicilerle paylaştılar.

Son olarak kürsüye gelen başkan İbrahim Ulvi Yavuz, yapılan konuşmalara ve tartışmalara teşekkür etti. Oturumlarda dile getirilen bütün görüşlerin kayıt altına alındığını ve gereğinin yapılacağını söyledi. İbrahim Ulvi Yavuz’un kapanış konuşmasından sonra Türkiye Yazarlar Birliği 1. Şubeler Buluşmasının toplantı kısmı tamamlandı.

Osman Özbahçe

Bu haber toplam 1234 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim