Türkiye’nin insani gelişme performansı

Türkiye’nin insani gelişme performansı
İnsani Gelişme Endeksi raporuna göre 1990-2018 yılları arasında Türkiye’nin İGE değeri yüzde 39,4’lük bir artışla 0,576’dan 0,806’ya yükseldi. 2000-2018 yılları arasında ise Türkiye’nin İGE değeri yüzde 23’lük bir artışla 0,655’den 0,806’ya yükseldi.
Bir başka anlatımla Türkiye son 18 yılda İGE değerini dörtte bir oranında artırdı. 

Dünyanın birçok ülkesinde eşitsizliklere, sosyal hakların ve gelirlerin azaltılmasına ilişkin kitlesel protestolar yapılıyor. Bu protestoların önemli bir bölümü de gelişmiş ülkelerde gerçekleşiyor. Dünyada petrol fiyatlarının artması, iş yasalarındaki değişiklikler, sosyal hakların kısıtlanması, sağlık harcamalarının artması eşitsizlikleri ve bu eşitsizliklere ilişkin tepkileri artırıyor. İnsani gelişmedeki eşitsizlikleri sadece gelir ve varlıktaki eşitsizliklerden ibaret görmek yanlış. Uzun ve sağlıklı yaşam ile bilgiye erişim (eğitim) alanındaki eşitsizlikleri de dikkate almak gerekiyor. Eşitsizliklerle mücadele politikaları belirlenirken bu verilerden de yararlanılıyor. Eşitsizliklerin nasıl ortaya çıktığı ve eşitsizliklerle en doğru biçimde nasıl mücadele edileceği, insani gelişme perspektifi açısından önemli bir unsurdur.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) 2019 İnsani Gelişme Raporu (İGR), 9 Aralık 2019 tarihinde açıklandı. Raporda İnsani Gelişme Endeksi de (İGE) yer alıyor ve ülkelerin büyümesini toplumsal gelişme ve kalkınmaya nasıl yansıttığına dair bilgiler veriyor. 2019 İnsani Gelişme Raporu 2018 verileri esas alınarak hazırlanıyor. Türkiye’nin 2018 yılındaki İGE değeri 0,806 oldu. Ülkelerin puanlarına göre dört sınıfa ayrıldığı endekste Türkiye, 0,806 İGE değeriyle en üst lig olan “yüksek insani gelişmiş ülkeler” sınıfına çıktı. İnsani gelişmede önemli bir performans gösteren Türkiye, 189 ülke arasında 59. oldu. Geçen yıl 189 ülke arasında 64’üncü sırada olan Türkiye, bu yıl ülke sıralamalarında da 5 basamak yükseldi. 2000 yılında 0,655 İGE değeriyle “orta insani gelişme” sınıfındaki bir ülke olan Türkiye, 18 yılda insani gelişme alanında önemli bir performans göstermiş ve iki lig atlayarak “çok yüksek insani gelişmiş ülkeler” sınıfına çıkmıştır. Türkiye son 18 yılda gösterdiği ekonomik büyüme performansını aynı zamanda toplumsal gelişme ve insani kalkınmaya yansıtarak bu sonuca ulaştı.

189 ülke arasında 59. sırada yer alan Türkiye’nin, sıralamada altında yer alan bazı ülkelere ve İGE değerlerine bakarsak Türkiye’nin gösterdiği performans daha iyi anlaşılacaktır. İran 0,797’lik değerle 65. sırada, Brezilya 0,761’lik değerle 79. sırada, Meksika 0,767’lik değerle 76. sırada ve Malezya 0,804’lük değerle 61. sırada yer almaktadır. İnsani Gelişme Endeksi'nde Norveç 0,954'lük değerle ilk sırada, İsviçre 0,946'lık değerle ikinci sırada ve İrlanda 0,942'lik değerle üçüncü sırada yer almaktadır. İnsani Gelişme Endeksi’nde listenin en sonunda Nijer 0,377'lik değerle yer alırken, Orta Afrika Cumhuriyeti 0,381'lik değerle sondan ikinci, Çad ise 0,401'lik değerle sondan üçüncü sırada yer almaktadır.

Yeni nesil eşitsizlikler

Raporda eşitsizliklere ilişkin çok önemli tespitler bulunmaktadır. Bu çerçevede rapora göre; insani gelişmedeki eşitsizliklerin incelenmesinin gelirin ötesine, ortalamaların ötesine ve bugünün ötesine geçmesi ve beş temel mesaj ortaya çıkarması gerekiyor. Birincisi, çoğu insanın insani gelişme alanındaki asgari başarılar tabanının üstüne çıkabilmesine karşın, eşitsizlikler hala yaygın. 21. yüzyılda ilk yirmi yılında aşırı mahrumiyetlerin azaltılmasında kayda değer gelişmeler yaşandı ancak bazı yetkinliklerinde halen boşluklar bulunmaktadır. İkincisi, 20. yüzyılın çözülmemiş eşitsizliklerinin çoğunun azalmakta olmasına karşın, insani gelişmede yeni nesil ağır eşitsizlikler ortaya çıkıyor. İklim krizi ve büyük çaplı teknolojik değişimlerin gölgesi altında, insani gelişmedeki eşitsizlikler 21. yüzyılda yeni şekillere bürünüyor. Üçüncüsü, insani gelişmedeki eşitsizlikler yaşam boyunca birikebiliyor ve bu, sıklıkla derinlerdeki güç eşitsizlikleri tarafından artırılıyor. Dördüncüsü, insani gelişme taleplerindeki eşitsizliklerin değerlendirilmesi bir ölçüm devrimi gerektiriyor. İyi politikalar iyi ölçümlerle başlar ve yeni nesil eşitsizlikler, yeni nesil ölçümler gerektirir. Beşincisi, 21. yüzyılda insani gelişmedeki eşitsizliklerin giderilmesi, ekonomik güçteki dengesizlikler yerleşik siyasi hakimiyete dönüşmeden şimdi harekete geçmekle mümkün olacaktır.

Nasıl hesaplanıyor?

UNDP, 2019 İnsani Gelişme Raporu Türkiye’ye ilişkin açıklama notlarında, insani gelişme endeksi değerini nasıl hesapladıklarını, hangi ölçütleri kullandıklarını ve verileri nasıl elde ettiklerini belirtiyor. Buna göre insani gelişmenin üç temel boyutunda uzun vadeli ilerlemeyi değerlendirmek için kullanılan özet bir ölçüm yöntemi olan İGE’de, uzun ve sağlıklı yaşam boyutu, beklenen ortalama yaşam süresiyle ölçülüyor. Bilgi birikim düzeyi, 25 yaş ve üstündeki yetişkin nüfusun ömürleri boyunca gördükleri ortalama öğrenim süresiyle ölçülüyor. Öğrenme ve bilgiye erişim ise, yaşa özgü okullaşma oranlarının çocuğun yaşamı boyunca aynı kalacağı varsayımıyla, çocuğun eğitim almayı bekleyebileceği toplam süre olarak ölçülüyor. İnsana yakışır yaşam standardı ise, satın alma gücü paritesi (SGP) dönüştürme oranları kullanılarak, 2011 yılına sabitlenmiş uluslararası dolara dönüştürülmüş kişi başına Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) rakamı cinsinden ölçülüyor. Hesaplamalarda belli bir standardın yakalanması ve ülkeler arası kıyaslamanın yapılabilmesi için uluslararası kuruluşların verileri kullanılıyor. Beklenen ortalama yaşam süresi verileri Birleşmiş Milletler Nüfus Bölümü’nden (UNPD), ortalama öğrenim süresi ve beklenen öğrenim süresi verileri Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) İstatistik Enstitüsü’nden (UIS) ve kişi başına GSMH verileri Dünya Bankası’ndan alınarak İGE hesaplanıyor. 2018 İstatistiksel Güncellemesi; insani gelişme kalitesi, yaşam boyu toplumsal cinsiyet farkı, kadının güçlenmesi, çevresel sürdürülebilirlik ve sosyo-ekonomik sürdürülebilirlik başlıklarında beş istatistik gösterge panosunu kapsıyor. Panolar bir ülkenin diğerlerine göre performansının kabaca değerlendirilmesine imkan tanıyor. İnsani Gelişme Endeksi 0-1 arasında değerler almakta ve 1 en yüksek insani gelişmeyi temsil etmektedir.

İGE, bir ülkede temel insani gelişme alanındaki kazanımların ortalamasını gösteren bir ölçüdür. İnsani Gelişme Endeksi uzun ve sağlıklı yaşam, bilgiye erişim (eğitim) ile insana yakışır bir yaşam standardı dikkate alarak hesaplanıyor. İGE hesaplamaları ve veri setleri belli dönemlerde değişti. 2010 yılında veri setleri değiştirildi, 2014 yılında veri güncellemesi yapıldı ve hesaplama tekniği değiştirildi. Son olarak 2018 yılında İGE hesaplama yönteminde ve göstergelerde önemli değişiklikler yapıldı. İnsani Gelişme Raporu Ofisi, verilerde yapılan çeşitli revizyon ve güncellemelerin yanı sıra hedef ölçütlerinde yapılan düzeltmeler nedeniyle, daha önce yayımlanan raporlardaki değerler ve sıralamalar ile son raporların bulgularını kıyaslamanın yanıltıcı sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Bu sorunu ortadan kaldırmak için İnsani Gelişme Raporu Ofisi, 1990 yılından 2018 yılına kadar bütün İGE’lerin yeniden hesaplanmış hallerini bu yılın raporunda yayınlıyor.

İnsani Gelişme Endeksi’nde, İGE puanlarına göre ülkeler dört sınıfa ayrılıyor. İGE puanı 0.550’ye kadar olan ülkeler düşük insani gelişme, 0.550-0.699 arası orta insani gelişme, 0.700-0.799 arası yüksek insani gelişme ve 0.800 ile 1 arası çok yüksek insani gelişme gösteren ülke sınıfında yer alıyor. Türkiye 2008 yılına kadar orta insani gelişme sınıfında yer aldı. 2009 yılında yüksek insani gelişme sınıfına yükseldi. 2018 yılında ise çok yüksek insani gelişme sınıfına yükseldi. Bir başka anlatımla son 10 yılda Türkiye iki lig yükselme performansı gösterdi.

Türkiye’nin önemli atılımı

Rapora göre 1990-2018 yılları arasında Türkiye’nin İGE değeri yüzde 39,4’lük bir artışla 0,576’dan 0,806’ya yükseldi. 2000-2018 yılları arasında ise Türkiye’nin İGE değeri yüzde 23’lük bir artışla 0,655’den 0,806’ya yükseldi. Bir başka anlatımla Türkiye son 18 yılda İGE değerini dörtte bir oranında artırdı. 1990-2018 yılları arasında Türkiye, doğuşta beklenen yaşam süresini 64,3 yıldan 77,4 yıla çıkararak 13,1 yıl artış gerçekleştirmiştir. Ortalama öğrenim süresini 4,5 yıldan 7,7 yıla çıkarak 3,5 yıl ve beklenen öğrenim süresini 8,9 yıldan 16,4 yıla çıkarak 7,5 yıl artış gerçekleştirmiştir. Türkiye’de kişi başına Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) ise 1990-2018 yılları arasında yaklaşık yüzde 122,1 oranında bir artış göstermiştir.

2000-2018 yılları arasında ise Türkiye, doğuşta beklenen yaşam süresini 70 yıldan 77,4 yıla çıkararak 7,4 yıl; ortalama öğrenim süresini 5,5 yıldan 7,7 yıla çıkarak 2,2 yıl ve beklenen öğrenim süresini 11,1 yıldan 16,4 yıla çıkarak 5,3 yıl artırmıştır. Türkiye’de kişi başına Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) dolar bazında 2000-2018 yılları arasında yaklaşık yüzde 82,37 oranında bir artış göstermiştir.

İnsani gelişmeyi artırmak için ne yapılmalı?

İGE hesaplanmasına esas teşkil eden üç temel başlıktan biri olan satın alma paritesine göre kişi başına GSMH, yıllara göre daha fazla değişkenlik göstermektedir. Diğer iki başlık olan uzun ve sağlıklı yaşam ile bilgiye erişim (eğitim) yıllara göre daha az değişim göstermektedir. 2010 yılından itibaren alt endekslerin İGE’ye dönüştürülmesinde aritmetik ortalama yerine geometrik ortalama kullanılmaya başladı. Bu hesaplama değişikliğinden dolayı düşük olan endeks, bileşenlerinden daha fazla etkilenmeye başladı. Bu nedenle insani gelişmede üst sıralara çıkmak için üç temel başlıktan özelikle düşük olan endeksleri artırmak gerekir ki İGE değeri yükselsin. Türkiye özellikle bilgiye erişim boyutunda ortalama öğrenim görme süresi ile öğrenim görme süresi beklentisini artırması için çalışmalar yapması gerekir. Burada sağlanacak gelişmeler Türkiye’nin insani gelişmişlik değerlerini daha yüksek puanlara ulaştıracaktır.

Devamı: https://m.star.com.tr/acik-gorus/turkiyenin-insani-gelisme-performansi-haber-1499852/

Bu haber toplam 120 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim