• İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

Yahut Onbaşı Rütbeli Maraşal : Halide Edib

Yahut Onbaşı Rütbeli Maraşal : Halide Edib
Bir kitabın kapağında “Halide Edib” ismi okunursa, o kitaba, üç alıp bakan olursa, hiç değilse biri satın alır demektir.

Nitekim size tanıtmakta olduğum eser  1917 yılı itibarıyla  26 kere basılmış. Artık, yabancı dillerde gerçekleşmiş basımlarını ben demeyeyim siz  tahmin eyleyin.

Bizde sayısız kıssahan gelip geçmişken hikâye roman, tiyatro ve emsali edebiyatın olmayışını şimdi daha iyi anlar gibiyim. Kahveleri, hanları, köy odalarını  lebâleb dolduran ve çoğu elifi mertek gören; kulağı ve gözünden başka bilgiye ulaşacak üçüncü bir imkanı olmayan kalabalıklar, günümüzdeki adıyla “meddah” dinlemeyip ne yapacaktı?

 * * *  * * *

Bir bakkal dükkanı çevresinde sıralanan evler, sokaklar, mahallelerde yaşanan hayatı anlatan Halide Hanım bana,  kıssa hanlığı (Meddahlığı) kalemi ile yapan bir muharrir olarak görünür.

Kıssa hanlık deyip geçmeyin, kutsal kitabımızın üçte birinin kıssalardan oluştuğunu iddia eden muteber âlimlerimiz olmuş. Yine Kuran’ı Kerim’e göre kıssadan murat, İBRET VE DÜŞÜNDÜRME’ dir. Roman  sayfalarını adımlarken görürüz ki, yazarımız her neye dokunursa  âlimane dokunur.  Divan şiiri  okumuşsa  bir divan edebiyatı Profesörü ölçüsünde divan şiirinden haberdardır.  Yine  Kuran ayetlerine mana verdiğinde, dirseğini rahlede çürütmüş  derinlikli bir mollayı karşınızda bulursunuz.  Doğru ve doğrularla beraber olup yanlışa onu hükümran kılmaya çalışan zalime karşı  sıradışı  bir yiğit seciyesi. 

Hep düşünmüşümdür bizim edebiyatımızda  Dişi Bir  Köroğlu  naspedilseydi, bir numaralı aday Halide Edip olurdu. Sultanahmet Meydanı’ndan ülkeyi kadın haliyle yiğitliğe davet ederken de, 1950 sonrası DP milletvekili olarak Atatürk’ü Koruma Kanununa  tek başına karşı koyan da oydu:

..Bu milleti Atatürk yoktan var etmiş değildir. Atatürk bu milletin evladıdır. Atatürk’e dil uzatmak gibi bir saygısızlığın önüne geçmek için bir kanun yapmayı bir Şark zihniyetinin mahsulü diye telakki ederim. Tarih boyunca put haline gelen ve bugün yerlerinde yeller esen eski sanatlar devrinde şahsı ilahileştirmek ve onlara adeta bir put gibi tapmak zihniyetinin tekrar hortlaması gibi geliyor.” (TBMM 1954 Ankara)

Hasılı, ömür maceraları karşısında bakıp durmaktan başka bir şey yapamayanlar eğer eğitilmek için bir öğretmen ararlarsa Halide Edib’in başta  Sinekli Bakkal’ı olmak üzere tüm eserlerini  salık verebiliriz.  

M. Çetin Baydar

Bu haber toplam 314 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim