• İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C

Yalnızız

Yalnızız
İnsan bu. Hani der ya Necip Fazıl. “Dünya'nın var oluşundan beri ya bir mağarada, ya kıl çadırda, ya kerpiç bir evde, bazen ahşap konaklarda, bazen iglolarda, hatta sokaklarda bile kendine hep bir yer bulmuştur.

Bulagelmiştir çünkü insanoğlu için bir ihtiyaçtır barınma. Bir bakmışsın yatları, katları vardır ama... Yüreğine yer bulamamıştır bu dünyada. Dar gelir dünya, bir türlü sığdıramaz yüreğini. İçi içini yer lakin yapacak bir şey de yoktur. İnsandır sonuçta.”

İşte bu minvalde karşımıza çıkıyor Peyami Safa. Belki de Türk Edebiyatı'nda insan psikolojisini en iyi anlatan yazarımızdır. Yazdığı onlarca eserde aktardığı iç bunalımları, kahramanların hayata bakış açısı birçoğumuzun aklından geçen cümlelerle eşdeğer değil mi?

Yalnızız, okuduğumda "Beni mi anlatmış yazar?" diye sormaktan kendimi alamadığım bir kitap. Eminim ki okuyan birçok kişide de bu böyle. Samim’in muhayyel dünyası, Besim’in aldırmaz kişiliği, Mefharet’in kişiliksizliği ve Meral’in tutarsızlığı… Bunların hepsi az çok hepimizde hüküm süren duygular. Peyami Safa da, muhtemeldir ki, yazdığı satırlarda az çok kendini anlatıyor. Lakin bu denli iyi aktarılmış bir psikolojik tahlili sindirmek elbette kolay değil. Öyleyse  başlayalım.

 Eserde, ilk olarak Selmin çıkar karşımıza. Hepimiz hayatımızda en az bir kez yalan söyledik, değil mi? Selmin de bir yalan söyler ve ardı ardına sıralanır olaylar. Ardından Samim ve Meral. Romanın en can alıcı noktası bu bölümdür herhalde.

Samim öz değerlerine sımsıkı sarılan biridir. Aynı zamanda hayal dünyası oldukça geniş; bir münevver dahi denilebilir. Felsefi bir bakış açısı ile yaklaşır olaylara. Kari, işte burada bir kavramla karşı karşıya kalır: "Simeranya". Bu konuda Peyami Safa, Thomas More’un yazmış olduğu Ütopya’dan etkilenmiş olmalı. Zira Ütopya’da da dünyadaki kötülüklerin, yalan ve şüphenin olmadığı başka bir dünyadan bahsedilir. Samim böyle bir fikrin insanlar arkasındaki barışı güçlendireceğine inanır. İnanır inanmasına ama bunun gerçekleşmesi bir hayli zordur. Neticede insanız, isteser istemez kötü davranışlarımız var. "Hatasız kul olmaz." darbımeseli vardır ya, o hesap işte.

Meral, ikircikli bir kızdır. Sürekli karar değiştirmesi, psikolojisini bayağı etkiler. Bir yandan Samim'de bulduğu maneviyatı bırakamaz; bir yandan Paris'e gidip özgür olma hissini, yani maddiyatı. İçinde hep bir kuruntu... "Gidip zenginlik içinde müreffeh bir hayat mı yaşasam, yoksa Samim'le kalıp iç huzurumu mu sürdürsem?" çatışması ile başgösterir olaylar.

Romanın son bölümlerinde Meral, kararsızlığından kurtulur ve Feriha ile Paris'e gitmeye karar verir. Bir gece bavulunu hazırlar. Tam evden çıkacağı vakit odasının kilitli olduğunu fark eder. Onun Paris'e gitmesini istemeyen ağabeyi Ferhat ve babası Nail Bey, odasını kilitlemişlerdir. Bunun üzerine sinir krizi geçiren Meral, intihar etmeye kalkar ve bir kâğıda şu cümleleri yazar:

"İntihar ediyorum. Kendi kendimden nefretimin çevrelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım." (s.400)

Ardından yatağına benzin döker ve elindeki çakmağın kurumasını bekler. Bu esnada ellerinin titremesini bir türlü durduramaz. Çakmağı alev alır. O telaşla kucağındaki benzini de eteğine devirir. Böylece benzine değen  ateş  doğrudan tutuşur. Meral, çığlık çığlığa yanarak ölür.

Roman sonunda herkes yalnız kalmıştır. Tıpkı bir fırtınadan sonra etrafta kimse kalmaması, bir afet sonucu herkesin oraya buraya savrulması gibi.

“Yalnızım, evet herkes yalnız, yalnızız.” (s.347)

Yalnızız / Yazar: Peyami Safa / Kategori: Edebiyat- Roman / İstanbul - 2016 / Ötüken Neşriyat, 451 sayfa.

Sümeyye KALKAN

Bu haber toplam 1147 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Huzur07 Ağustos 2019 Çarşamba 15:08
  • Yalnızız29 Temmuz 2019 Pazartesi 11:49
  • Bülbülü Öldürmek22 Temmuz 2019 Pazartesi 13:22
  • Deli Kadın Hikâyeleri16 Temmuz 2019 Salı 12:31
  • 40 Şehir Portresi13 Temmuz 2019 Cumartesi 10:55
  • Ocağımız Sönmesin12 Temmuz 2019 Cuma 15:21
  • Tek Kitapta Farklı Tarzlarda Öyküler ‘Taşın Dediği’11 Temmuz 2019 Perşembe 12:50
  • Ebu Bekir Razi'nin Ahlâk Felsefesi09 Temmuz 2019 Salı 13:29
  • Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?08 Temmuz 2019 Pazartesi 10:57
  • Güleriz Ağlanacak Halimize04 Temmuz 2019 Perşembe 15:22
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim