Yeni sistem, yeni seçim, yine Erdoğan

Yeni sistem, yeni seçim, yine Erdoğan
Tarkan Zengin / Yazar
Türkiye 24 Haziran seçimlerini geride bıraktı. Erdoğan, AK Parti’yi kurduğu 2001’den itibaren 6 Genel Seçim, 2 Cumhurbaşkanlığı Seçimi, 3 Halkoylaması ve 3 Mahalli İdareler Seçimi kazandı. Futbol tabiriyle 14-0’lık bir skorla siyasi tarihin en başarılı siyasetçisi olarak tarihe adını bir kere daha yazdırdı. Bu seçimin önemli bir özelliği de 16 Nisan 2017 halkoylamasıyla kabul ettiğimiz yeni bir sisteme geçecek olmamızdı. Millet bu seçimle Erdoğan’ı yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı yapmanın yanı sıra yeni sistemi bir kere onayladığını gösterdi. Muhalefetin eski sisteme göre dönme vaadinin millette karşılığı olmadığını bir kere daha gördük. Oy oranları ve sayıları dikkatle incelendiğinde bu seçimde sistem gereği oy geçişlerinin çok yoğun yaşandığı anlaşılacaktır. Seçimlerinde AK Parti’den MHP’ye, CHP’den HDP’ye ve az miktarda İYİ Parti’ye, MHP’den ise İYİ Parti’ye seçmen akışlarının olduğu görülmektedir.
 
Seçim sürecinde birbirinden çok farklı partilerin benzer vaatlerde bulunduğunu gördük. Özellikle geçmiş seçimlerde partilerin temel gündemleri olan laiklik, gericilik, şeriat ve hayat tarzı tartışmaları 24 Haziran seçimlerinde neredeyse partilerin hiçbirinin gündeminde değildi. Bunu ülkemizin normalleşmesinin önemli bir göstergesi olarak görmek gerekir. Özellikle yıllarca dindar kitlelerin hayat tarzlarına yasaklar koyan bir parti olan CHP’nin ‘dindarların hayat tarzlarıyla bir sorunu olmadığını’ hatta CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının ‘dindar’ olduğunu göstermeye çalışan çok sayıda görüntüye, açıklamaya ve konuşmaya şahit olduk. Ancak tüm bu çabalar muhafazakar kitlede CHP’nin geçmiş uygulamaları nedeniyle var olan “din karşıtı CHP algısını” değiştirmeye yetmedi. Kılıçdaroğlu ve İnce, başörtülülere yasak getirmeyeceğini söyledi. AK Parti ise TBMM’de başörtüsüne özgürlük getiren yasayı Anayasa Mahkemesi’ne iptal ettirmek için Kılıçdaroğlu ve İnce’nin imzaladığı belgeyi gösterdi. Kılıçdaroğlu ve İnce, İmam-Hatipleri kapatmayacaklarını söyledi. Ancak seçim beyannamelerinde zorunlu eğitimi, 9 yılı kesintisiz temel eğitim olmak üzere 13 (1+8+4) yıla çıkaracaklarını vadederek, imam-hatiplerin orta kısımlarının kapanmasını amaçladıkları ortaya çıktı. CHP, son birkaç seçimdir uyguladığı, muhafazakar kitlenin hayat tarzıyla sorunu olmadığını göstermeye yönelik stratejisini önümüzdeki seçimlerde de devam ettirecektir. Zira belli bir oy oranın üstüne çıkamayan CHP, iktidar iddiasını sürdürebilmek için muhafazakar kitleden oy alması gerekiyor. Ancak partinin geleneksel kitlesi ve geçmiş uygulamaları buna şimdilik imkan vermiyor. Parti yönetiminin seçim döneminde dindar kitleyi rahatsız edecek açıklamalardan kaçınmaları hususunda uyarıldığı görülüyor. Ancak buna rağmen seçim döneminde bazı CHP’lilerin milleti aşağılayan paylaşımlarını gördük.
 
YENİ SİSTEM İTTİFAKLARLA UZLAŞMAYI ARTIRDI
 
Bu seçim, ilk defa ittifakların olduğu ve dolayısıyla yüzde 10 barajının fiilen ortadan kalktığı bir seçim oldu. 2017 halkoylamasında evet cephesinin yeni sistem ittifaklarla partiler arasında işbirliğini sağlayacağı argümanının ne kadar yerinde olduğunu bu seçimde gördük. Kutuplaşmayı değil uzlaşmayı sağlayan bir sisteme bugün Millet İttifakı’nı oluşturanlar kesimler hayır demişti. Bu seçimde ilk defa Cumhurbaşkanı’na ve partilere ayrı ayrı oy verme imkanı getirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halk tarafından sevilen bir lider olması nedeniyle ilk turda seçilebileceği ancak AK Parti’nin TBMM’de çoğunluğu sağlayamayacağı sürekli konuşuluyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy vermeyi yeterli gören, AK Parti’ye ise çeşitli nedenlerle oy vermeyi düşünmeyen seçmenleri gözlemlemek mümkündü. Ancak bunun ne kadar bir oya tekabül edeceğini kestirmek mümkün değildi. Seçim sonuçlarına göre AK Parti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 10 puan, 1 Kasım 2015 seçimlerinden ise 7 puan daha az oy aldı. AK Partinin bir önceki seçime göre 7 puanlık oy kaybının önemli bir bölümünün MHP gittiği anlaşılmaktadır. Oy kaybının diğer nedenleri ise bazı yerlerde adaylardan bazı yerlerde ise teşkilatlardan kaynaklandığı bilinmektedir. Mesela Şanlıurfa’da AK Parti’nin oy oranı bir önceki seçime göre 11.7 puan düşmüş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise partisinden 12.2 puan fazla oy almıştır. Yozgat’ta AK Parti’nin oy oranı bir önceki seçime göre 11.3 puan düşmüş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise partisinden 22.2 puan fazla oy almıştır. Iğdır’da AK Parti’nin oy oranı bir önceki seçime göre 10 puan düşmüş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise partisinden 10 puan fazla oy almıştır.
 
HDP’YE CHP BURJUVAZİSİ DESTEK VERDİ
 
AK Parti’nin MHP ile yaptığı ittifak, terörü yerinde imha politikaları, Kuzey Irak’ta halkoylaması nedeniyle Barzani’ye gösterdiği tepki, bölgede belediyelere kayyum atanması, Demirtaş’ın tutuklu olması, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatıyla PYD/YPG’ye ağır zayiatlar vererek yenmesi nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Doğu ve Güneydoğu’da oy kaybına uğrayacağını söyleyenler yanıldılar. Tüm bu iddialara rağmen bölgede AK Parti’nin oyları arttı, HDP’nin oyları azaldı. HDP’nin en çok oy kaybettiği 10 il Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt, Şırnak, Iğdır, Muş, Bitlis, Van ve Hakkari’dir. HDP’nin oyunu artırdığı iller ise Hatay, İzmir, Artvin, İstanbul, Muğla, Erzincan, Aydın, Ankara ve Mersin’dir. HDP’nin oy kaybettiği illere baktığımızda Kürtlerin çeşitli nedenlerle desteğini çekmeye devam ettiğini söyleyebiliriz. HDP’nin oyunu artırdığı illerin genellikle CHP’nin oy kaybettiği iller olması, batıda CHP’den HDP’ye oy geçişlerinin olduğunu gösteriyor. Bölgede Kürtlerin baraj altında bıraktığı HDP’nin imdadına batıda CHP’lilerin yetiştiği görülüyor. İstanbul’da CHP’nin yüksek oy aldığı ve üst gelir gruplarının yoğun olduğu burjuva ve sosyete Türklerden HDP’ye oy aktığı görülüyor. Mesela Kadıköy’de Demirtaş %2.47 HDP %13.54, Şişli’de Demirtaş %5.54 HDP %18.23, Beşiktaş’ta Demirtaş %2.33 HDP %16.49, Bakırköy’de Demirtaş %2.92 HDP %13.87, Ataşehir’de Demirtaş %4.59 HDP %11.52 oy almış.
 
İstanbul’da Demirtaş %7,2 oy alırken HDP %12,7 oy alıyor. İzmir’de Demirtaş %6 oy alırken HDP %11,5 oy alıyor. Tekirdağ’da Demirtaş %4,3 oy alırken HDP %6,6 oy alıyor. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce İstanbul’da %36,9 oy alırken partisi CHP’ye %26,4 (İnce’den 10,5 puan daha az) oy veriliyor. Muharrem İnce, İzmir’de %54 oy alırken partisi CHP’ye %41,3 (İnce’den 13 puan daha az) oy veriliyor. Aynı şekilde 1 Kasım 2015 seçimlerinde İzmir’de 1 milyon 276 bin oy alan CHP, 24 Haziran seçimlerinde 1 milyon 204 bin oy alıyor. Seçmen sayısı artmasına rağmen CHP, bir önceki seçime göre 272 bin oy kaybediyor. Aynı şekilde 1 Kasım 2015 seçimlerinde İstanbul’da 2 milyon 776 bin oy alan CHP, 24 Haziran seçimlerinde 2 Milyon 495 bin oy alıyor. İstanbul’da da seçmen sayısı artmasına rağmen CHP, bir önceki seçime göre 281 bin oy kaybediyor. İki ilin rakamları incelendiğinde Muharrem İnce’nin partisinden çok oy almasının nedeni aslında İnce’nin başarısından daha çok, CHP’lilerin HDP’ye oy vermesinden kaynaklanıyor.
 
CHP’lilerin HDP’ye oy vererek baraj altında kalmasını engellemesinin temel motivasyonu AK Parti’nin TBMM’de çoğunluğu kaybetmesini sağlamaktı. Her ne kadar Cumhur İttifakı’yla Meclis çoğunluğu sağlanmış olsa da muhalefet AK Parti’ye çoğunluğu kaybettirme stratejisinde başarılı oldu. Bundan sonra muhalefetin çoğunluğu kaybeden AK Parti’ye karşı Meclis’i kilitleme girişimlerine sık sık tanıklık edeceğiz. Bunda ne kadar başarılı olacaklarını ilerleyen dönemlerde göreceğiz.
Bu haber toplam 210 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim