• İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C

Yıldız Ramazanoğlu: Avrupa’nın iyi insanları

Yıldız Ramazanoğlu: Avrupa’nın iyi insanları
Biz insanız bize mülteci demeyin” diyor ölümcül bir botla Yunanistan’ın Kos Adası’na ulaşan Suriyeli genç.
Çünkü küme şeklinde bir konum biçildikten sonra yüzler silinip gider. İnsanlık değerleri, hatıralar, geldikleri yerdeki saygınlık, haysiyet, çeşit meziyetler, uzmanlıklar ayaklar altında çiğnenir. Müslüman dünya kendi meselelerini, iç dinamikleri harekete geçirerek, düşünsel kapasiteyi geliştirerek çözmedikçe, dışarıdan gelenlerin zalim yıkıcı ayırıcı ve çatışmacı saldırılarına boyun eğmek zorunda. Barışı değil silahları destekleyen veya sessiz kalanların ise göç dalgaları karşısında şikayetlenmesi ve kapıları kapatma çabası büyük insanlık krizinin son kertesi. Yaşananlar entelektüel çevrelerde yeni bir çağın tetikleyicisi, yeni yönetim anlayışlarının başlangıcı gibi başlıklarla tartışıladursun Avrupa bir yol ayrımında.
 
Avrupa’ya giriş yapan her mülteciye potansiyel terör suçlusu gözüyle bakıldığından AB ortak kararları uygulanamıyor, her ülke kendi tutumunu önyargılarına göre belirliyor. Suriye’de insani yardıma muhtaç mülteci sayısı 16 milyonu geçti. 7.6 milyon Suriyeli ülke içinde yer değiştirdi. Mülteciler çoğunluğu Türkiye olmak üzere Mısır, Ürdün ve Irak’a yerleşmiş durumda. Avrupa’ya giden yüzde on bile istenmiyor.
 
Ayşe Böhürler, yakınlarda yayımlanan Mülteci Parfümü kitabında Avrupa kapısına dayanan binlerce mültecinin izini sürmek için çıktıkları belgesel yolculuğunu anlatmış. Her biri işinin uzmanı ekibiyle, ölümcül yollara çıkanların izini sürmüşler. Sadece kötülüğü anlatmak yerine Avrupa’nın iyi insanlarından da söz etmeleri kıymetli. İyiliği çoğaltma çabası olarak açıklıyor bu tercihi Böhürler. Hollandalı gönüllüler ortak bir web sitesi etrafında toplanıp özellikle mülteci sayısıyla imkanların tamamen ters orantılı olduğu yerlere gidiyorlar. Gönüllülerden Lisa, Kos’a gelmiş ve iki ay dayanabilmiş, “Kendi imkanlarımızla kalmamız çok masraflı, ancak kısa sürelerle kalabiliyoruz, sonra döngüsel olarak başka bir arkadaşıma devrediyorum” diyor. Yunan halkı da derin bir ekonomik krizde ve kafalar karışık. Bazı Yunanlılar bir dernek kurarak gönüllülerin ve bağışçıların yardımıyla yemek yapmaya ve mültecilere bakmaya çalışıyorlar. İngiltere’den gelen bir oyuncu çocuklara bilmedikleri dilde küçük oyunlar sergileyerek onları güldürmeye çalışıyor. Danimarkalı Hanne Moe ve Hanna Tang’ın çabalarını da anmak lazım.
Bu haber toplam 58 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim