• İstanbul 19 °C
  • Ankara 24 °C

Yusuf Kaplan: Akılla bilirsin, kalple bulursun, ruhla olursun

Yusuf Kaplan: Akılla bilirsin, kalple bulursun, ruhla olursun
Aslolan bilmek değil, olmak’tır.

Aydınlanma aklı ve düşüncesi üzerine kurulan üniversite için, mesele bilmektir. Aydınlanma’nın tohumlarını eken bilimsel devrimin kurucu babalarından Francis Bacon’ın ünlü “bilgi güçtür” aforizması, modernlerin, bilme çabasını, gücü ele geçirme kaygısına dönüştürmelerine yol açtı.

AYDINLANMA’NIN KARARTMA’YA DÖNÜŞMESİ...
 
Çağdaş / modern üniversite, işte bu temel üzerine bina edildi. Buna da hurafelerden kurtulma, aydınlanma çabası, denildi. Oysa yapılan şey, çağdaş / seküler hurafeler icat etmekten ibaretti: Akıl kutsandı, bilim putlaştırıldı, ilerleme putu bütün dünyayı esir aldı. Aydınlanma denen şey, gerçekte, karartmayla sonuçlandı. İnsanın zihni, çağdaş hurafeler çöplüğüne dönüştürüldü.
 
Öyle ki, modern / aydınlanmacı üniversite, bütün bilimleri, fizik bilimlerin ilkeleri üzerinden inşa etti. Sosyal bilimler, insan bilimleri, teoloji, fizik bilimlerin sözümona nesnel (salt fizik / kabuk gerçekliğe dayalı) ilkeleri üzerinden şekillendi.
 
Tabii bu durum, 19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başında farkedildi: Çağdaş üniversitenin köklü bir zihnî kriz yaşadığı, bu krizin nasıl aşılabileceği sorunu Husserl, Nietzsche, Heidegger, Weber gibi düşünürlerce kıyasıya tartışıldı.
 
Bu tartışmaların meyvelerini verebilmesi ancak ‘68 devrimi’yle birlikte mümkün olabildi. ‘68 devrimi, Türkiye’de sığ Marksist çevrelerin zannettikleri gibi salt siyasî (dolayısıyla modern) bir devrim değil, zihnî bir devrimdi, bir zihniyet dönüşümünün habercisiydi: Modern dünyanın çöküşü, postmodern dünyanın başlangıcı. ‘68 zihniyet devrimiyle oluşan postyapısalcı üniversitenin imkânları ve zaafları ayrı bir yazının konusu.
 
“AKIL, TUTKULARIN KÖLESİDİR”
 
David Hume, tastamam Gazâlî’nin izinden giderek, “akıl, tutkuların kölesidir” der.
 
Bizim seküler veya İslâmî entelijansiyamız, öylesine ürpertici bir zihnî felçleşme yaşıyor ki, aklı, üstelik de sığ seküler / kartezyen aklı, her şeyi bilmenin, anlamanın yegâne aracı katına yükseltmekte tereddüt bile etmiyor. Oysa bu akla da zulümdür, insana da!
 
Bu nasıl bir zihinsizleşme, zihnî körleşme hâlidir, insanın aklı-havsalası almıyor gerçekten!
Bu haber toplam 151 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim