Yusuf Kaplan: Küresel sistemin jeo-politiğinden Vatikan’ın teo-politiğine İslâm’ın dönüştürülmesi mücadelesi

Yusuf Kaplan: Küresel sistemin jeo-politiğinden Vatikan’ın teo-politiğine İslâm’ın dönüştürülmesi mücadelesi
Papa Francis, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) daveti üzerine Abu Dabi’de bir stadyumda âyin yönetti; El-Ezher Şeyhi başta olmak üzere, Mısır ve bazı Körfez ülkelerinin yöneticileriyle ürpertici pozlar verdi, ilginç görüşmeler gerçekleştirdi.

Arap yöneticilerin Papa’nın önünde kelimenin tam anlamıyla el pençe divan durarak Papa’yla zelil verdikleri fotoğraf, başta Arap dünyası olmak üzere bütün İslâm dünyasında tepkilere yol açtı doğal olarak.

Tartışılması gereken daha hayâtî meseleler var burada: Papa, neden Körfez ülkelerini ziyaret etti? Neler konuşuldu? Papa’nın ziyareti ne anlam ifade ediyor? Papa, ne yapmak istiyor? Belki de asıl önemli soru şu: Papa’yı Körfez’e davet eden Arap yöneticiler ve sözümona “âlimler” neyin peşindeler?

Önemli sorular bunlar.

İZZETİ BAŞKA YERDE ARAMAK, ZİLLETE DÛÇAR OLMAKTIR

Papa’nın bu ziyaretiyle ilgili önceki Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez Hocamız, Akşam gazetesine üzerinde durulması gereken dikkate değer açıklamalar yaptı. Görmez Hoca’nın açıklamalarından bir pasajı buraya alıp üzerinde konuşmak istiyorum.

Şöyle diyor Görmez Hoca:

“Abu Dabi merkezli, dünyada İslam’ı temsil iddiasıyla kurulan yeni bir uluslararası dini yapı ile karşı karşıyayız. Mısır ve El-Ezher, Suud ve Rabıta, BAE’de mukim bazı ilim adamları bir araya gelerek ‘Meclisü’l Hukemail-Muslimin’ (Müslüman Hikmetli Şahsiyetler Meclisi) diye bir meclis kurdular. İçlerinde bazı değerli şahsiyetler de var. Ancak bu zevatın hikmeti, hatta izzeti başka yerlerde aramasının sebebini anlamış değilim. Zira önce Londra’da Anglikan Kilisesiyle bir işbirliği yaptılar. Sonra Dünya Kiliseler Birliği ile bir anlaşma yaptılar. Yine Londra’da Barış Yapan Gençler Meclisi diye bir meclis kurdular. Şimdi de Papa’yı davet ettiler. Bütün bunlar altmışlı, yetmişli yılların teopolitik dünyasında bir yer bulabiliyordu. Ancak artık insanlar bu gibi gösterilere doydu. Bu tür suni yapılanmalar İslam dinini, İslam dünyasını ve İslam alimlerini temsil edemez...”

Görmez Hoca’nın dikkat çektiği konu başlıklarının üzerinde ayrı ayrı durmak gerekiyor aslında.

Ama sanırım meselenin püf noktası, izzet meselesi. İzzetin, Vatikan’ın, küresel sistemin lordlarının önünde diz çökerek aranması, zilletin tâ kendisidir. Bunu söylemek bile gerekmiyor.

ARAPLAR İÇİN YÜZKARASI BİR FOTOĞRAF!

Sadece bu fotoğraf bile Araplar için yüzkarasıdır. Öncelikle Arap dünyasındaki kardeşlerimizin çileden çıkması için kâfîdir!

Bu zillet hâl-i pür melâli noktasına nasıl gelindi, peki?

Ve bu hâl, neyin nesi, neyin sesi, nelerin işareti?

Batılı emperyalistler, sömürgecilik tecrübesiyle İslâm dünyasını fiilen işgal ettiler, haritaları yeniden çizdiler, özellikle de Osmanlı’nın çökertilmesinden sonra Arap dünyasını paramparça ettiler!

Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/yusufkaplan/kuresel-sistemin-jeo-politiginden-vatikanin-teo-politigine-islmin-donusturulmesi-mucadelesi-2049213

Bu haber toplam 128 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim