Yusuf Kaplan'dan: Türk-Arap Forumu nereye?

Yusuf Kaplan'dan: Türk-Arap Forumu nereye?
"Dünyanın birbirine coğrafî bakımdan en yakın ama fiîlî olarak en uzak iki 'topluluğu' kimlerdir?" Türklerle Araplar, elbette ki. Burada inanılması zor bir anormallik var gerçekten.

Hem Batı dünyasına, hem de Arap âlemine çok sık gidip gelen biri olarak şunu çok iyi biliyorum: Araplar, -entelektüelinden ortalama vatandaşına kadar bütün Arap kamuoyu-, Türkiye'yi yakından takip ediyorlar. Özellikle de son çeyrek asırdan bu yana. Arap kamuoyunun Türkiye'yi mercek altına alması, Özal döneminde gerçekleşti ama Erbakan'ın Refahyol hükümeti döneminde tavan yaptı. O zamanlar Londra'da yaşıyordum ve bu ilgi patlamasının, İslâm dünyasının toparlanma sürecinin başladığı yönünde bir "umut ışıması"na dönüştüğüne bizzat şahit oldum.

Özal ve Erbakan dönemlerinden sonraki kırılma noktası, 1 Mart Tezkeresi ve tabiî Erdoğan'ın "one minute" çıkışı oldu. Arap entelijansiyası da, Arap sokağı da bütün dikkatlerini Türkiye'ye yöneltti birdenbire.

Türk-Arap Konseyi Başkanı Muhammed Adil, bu dönüşümü yakından takip eden bir Arap aydını. Arap dünyasının Türkiye'yi, Türkiye'de olup biten her şeyi nasıl adım adım takip ettiğini, Muhammed Adil size bir anlatsın; küçük dilinizi yutarsınız.

Ayrıca Muhammed Adil'in kişisel olarak Türk-Arap ilişkilerinin sıçrama yaptığı bu süreçte çok ciddî rolü var. O yüzden, Arap dünyasıyla özellikle kültürel, entelektüel ve tabiî ticarî, siyasî, hatta stratejik ilişkiler kurarken, Muhammed Adil ve benzeri arkadaşlardan mutlaka yararlanılmalı.

Ama Türk entelijansiyası ve medyası, hâlâ bu ülkenin medeniyet birikimine de, tarihî derinliğine de fenâ hâlde "Fransız" ve yabancı olduğu için, genelde, Arap dünyasını tanıyacak ve doğru tanıtacak perspektiflerden de, Müslüman olmamızın verdiği kardeşlik ruhundan ve bağlarından da yoksun.

İşte birkaç yıldır yapılan Türk-Arap Forumu'nun sonuncusu, 27 Nisan tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. Bu foruma ilişkin bugüne kadar tek haberin yer aldığı Star gazetesinden öğrendiğimize göre, bu yılki forumda 22 Arap ülkesiyle Türkiye'nin millî eğitim bakanları, üniversite yöneticileri, Türklerle Arapların müfredatlarındaki Türk ve Arap algısındaki yanlışlıkları, önyargıları masaya yatırıp temizleyeceklermiş. Nihayet yani!

Dışişleri Bakanlığı'nın öncülük ettiği bu girişime, Kültür Bakanlığı'nın "Fransız" kalıyor olmasını anlayabilmiş değilim. Çünkü yine Star gazetesinin haberinden öğrendiğimize göre Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'ün Kerkük kökenli Ortadoğu danışmanı Erşat Hürmüzlü, bu yılki forumda "tercüme, kültür ve araştırma merkezlerinin kurulması için bir plan dâhilinde çalışılacağını" açıklamış ve ardından da Arap dünyasında "Yaşar Kemal'i, Orhan Veli'yi" tanıyan insanların neredeyse hiç olmadığını söylemiş.

Acaba öyle mi, gerçekten? Benim izlenimlerim, Hürmüzlü'nünkilerle çelişiyor. Geçen yıl, Şam'da bir Arap çevirmeniyle tanışmıştım. Arap çevirmeni 29 Türk yazarını ve şairini Arapça'ya çevirdiğini söylemişti. Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Fakir Baykurt, Orhan Kemal ve Orhan Veli'nin bütün kitaplarını çevirmiş bu Arap çevirmeni. Kendisine "Necip Fazıl'ı, Sezai Karakoç'u, Ece Ayhan'ı, Turgut Uyar'ı, Rasim Özdenören'i, İsmet Özel'i, Mustafa Kutlu'yu, Peyami Safa'yı da çevirmişsinizdir umarım?" diye sorduğumda, Necip Fazıl dışında diğer isimleri duymadığını, Necip Fazıl'dan da yalnızca bir iki şiir çevirdiğini söyleyince, bu aynı zamanda şair olan Arap çevirmenine, "gel kardeş, seninle işimiz var" diyerek, bir kafeye oturtup üç dört saat Türk edebiyatını, düşüncesini ve sanatını bütün yönleriyle anlattığımda, kafayı yemişti. "Bunları kimse anlatmadı bize" demişti.

Türk Arap Forumu, önemli bir girişim. Ama bu girişimin ufku, artık yeteri kadar bayan, "Nazım-Yaşar Kemal" putperestliğinin, "lakırdısı"nın ötesine geçemeyecekse, olmasın daha iyi.

25 Nisan 2011 Yeni Şafak

Bu haber toplam 517 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim