Yusuf Ziya Cömert Yazdı : Ben sizin caminize karışıyor muyum?

Yusuf Ziya Cömert Yazdı : Ben sizin caminize karışıyor muyum?
Yine bir kahvehanede oturuyoruz. Kirazlıtepe'deyiz. Burası, bizim Ağasarlılar'ın kalabalık olduğu bir mahalle. Ben de çok seyrek de olsa, sıla-i rahim için oralara uğruyorum. Bizim 'uşak'lar kağıt oynuyorlar. Gürültü bol.

Bu arkadaşın tepkisi de, kahvehanedeki gencin tepkisini andırıyor.

Diyor ki, "Aleviler, caminize karışıyor mu?"

Dertli bir 'arkadaş' olduğu anlaşılıyor. "Hoparlörler sonuna kadar açık, herkese ezan dinletmenin zorbalık olup olmadığını sorgulamanın zamanı gelmedi mi? İmamların devlet memuru olmasının doğru olup olmadığını sorgulamanın zamanı gelmedi mi? Alevilerden ve ateistlerden alınan vergilerin Diyanet'e aktarılmasının haram olup olmadığını sorgulamanın zamanı gelmedi mi?"

Sorgulanması istenen konuların, cemevlerinin ibadethane sayılıp sayılmamasıyla fazla bir ilgisi yok. Var ama, bu ilgi biraz dolaylı. Ve bakıyorum, bu konuların herbiri tartışılmaya müsait.

Aslında tartışılıyor da. Ben, ezanın hoparlörle okunmasının caiz olup olmadığını tartışan hayli mütedeyyin insanlara rastladım. Diyanet'e giden vergileri, imamların devlet memurları olmasını da tartışanların varolduğunu biliyorum.

Tabii ki bu tartışmalar kamuoyu önünde yapılmadığı için fazla bilinmiyor. Tartışılacak konu sıkıntısı çekildiği bir dönemde, kamuoyu önünde de tartışılır diye düşünüyorum.

"Siz Aleviliği bilmiyorsunuz" diyor arkadaşımız. Haklı olabilir. Uzman değilim. Hüsniye dahil bir çok Alevi kaynağını okudum, bir çok Alevilik uzmanıyla, Alevi sivil toplum temsilcileriyle bu konuları konuştum. Ama bunların, uzman olmak için yeterli olmadığını biliyorum.

Uzman olmak için yeterli olmayabilir fakat fikir beyan etmek için yeterli diye düşünüyorum. Fikirleri dinlersiniz, ister kabul edersiniz, ister reddedersiniz.

Aynı görüşleri paylaşan, kendileri de Alevi olan uzman kişiler var. Arkadaşımız, Alevilik konusundaki asıl 'racon'unu keserken, o kişileri yaftalamayı ihmal etmiyor:

"Alevilik, -asimilasyona uğramış bazı gruplar dışında- İslamlığa Hristiyanlıktan daha uzaktır. Ve de İslamlığın hiçbir şartına da inanmıyorlar."

'Bilmiyorsunuz' dediği bu olmalı. Gerçekten de Alevilik'in 'İslamlık'a Hristiyanlık'tan daha uzak olduğunu, Alevilerin, 'İslamlık'ın hiçbir şartına inanmadıklarını bilmiyordum!

Kendilerini Alevi diye adlandıran, ama, Ali'yi görse kaçacak yer arayacak gruplar olduğundan haberim var.

Bu grupların varolması sorun değil. Olsunlar. Konuşsunlar.

Ama Alevilerin, bu grupların kendilerini temsil etmesini istediğini düşünmüyorum.

Bu mektubu, Aleviler adına konuşan bazı zümrelerin karakterini yansıttığı için aktardım.

Peygamberimiz'i aşkla seven, Hz. Ali'yi aşkla seven insanların İslam'la ilgisi olmadığını ben kabul edemem, Alevilerin de bu yaklaşımı kabul edeceğini zannetmem.

Gelelim son cümlelere. Bu bölüm, daha anlaşılır:

"Eğer bir zümre, benim ibadethanem şurasıdır diyorsa, sizin yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Saygı göstermek dışında..."

Mantıklı.

Böyle bir şeyi ben de söyleyebilirim. 'Benim ibadethanem şurasıdır' derim ve orada ibadet ederim. Bunu herkes yapabilir. Yapıyor da. Aleviler dahil isteyen herkes, her topluluk yapıyor.

Yapsınlar ve temel insan haklarını ihlal etmemek, kamu düzenini bozmamak kaydıyla kimse de onlara karışmasın.

Bence bunun için, başkalarından statü istemeye gerek de yok.

31.03.2011 Yeni Şafak

Bu haber toplam 492 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim