• İstanbul 13 °C
  • Ankara 14 °C

Zaman Necip Fazıl’ın fikriyatı lehine işliyor

Zaman Necip Fazıl’ın fikriyatı lehine işliyor
‘Üstad'ın nesillere rehberlik eden düşünce mirasına ilgi artarak devam ediyor Gülcan Tezcan / İSTANBUL Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphane ve Yayımlar Genel Müdürlüğü TEDA (Türk Edebiyatının Dışa Açılması) projesi sayesinde 580 Türkçe eserin dünyanın 50

necipbaba‘Üstad'ın nesillere rehberlik eden düşünce mirasına ilgi artarak devam ediyor

Gülcan Tezcan  /  İSTANBUL

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphane ve Yayımlar Genel Müdürlüğü TEDA (Türk Edebiyatının Dışa Açılması) projesi sayesinde 580 Türkçe eserin dünyanın 50 ülkesinde ve 40 dilde yayımlanarak okuyucuyla buluşmasını sağladı. Ancak Necip Fazıl Kısakürek’in eserleri halen tercüme konusunda istenilen noktada değil. “Çeviri, üzerinde titizlikle durduğumuz bir mesele” diyen Büyük Doğu Yayın Editörü Suat Ak ile Büyük Doğu yayınlarını ve Necip Fazıl çalışmalarını konuştuk.

Necip Fazıl’ın kaç basılı eseri var?

Necip Fazıl’ın eserleri seneler geçtikçe okuyucu sayısını arttıran dinamik bir yapıya sahiptir. Başta Çile isimli şiir kitabı olmak üzere, bütün eserleri tekrar tekrar baskıyı gerektirecek bir ilgiye muhatap olmaktadır. Dolayısıyla, vefatından sonra birçok yazısı ve eser dosyası ilk defa basıldığı gibi, bütün eserlerinin de yeni baskıları yapılmaktadır. Bugün, Büyük Doğu’nun yayınladığı Üstad’a ait 116 eser mevcut.

Üstad’ın basılmamış eserlerinden gündeme aldığınız çalışmalar var mı?

Üstadın basılmamış eseri, “Vahidüddin” isimli eseridir. Bu kitabın maceralı bir serüveni var. Bundan sonraki macerasının ne olduğunu, bu eseri yakın bir gelecekte matbaaya verdikten sonra göreceğiz. Önümüzdeki dosyalardan başka biri de, Necip Fazıl’ın 1964 yılında konferans olarak verdiği “Tiyatro ve Tesiri” isimli çalışmadır. Metin haline getirdiğimiz bu kısa fakat mevzuu bakımından önemli konferansı da yayın planımıza almış vaziyetteyiz. Ayrıca şunu da belirteyim ki, Necip Fazıl’ın Hitabe ve Konferanslarını sesli - yayın kategorisi içinde CD olarak yayına hazırlıyoruz. Önemli bir arşivi, Necip Fazıl alakalılarına kazandırmış olacağız

Türk edebiyatından pek çok ismin eserleri yabancı dillere çevrildi. Üstadın eserlerinin şu ana kadar hangi dillere çevirisi yapıldı?

Çeviri, üzerinde titizlikle durduğumuz bir mesele. Bu hususta, temeli hayranlık ve sevgiye dayalı birçok çalışma oldu; fakat tatmin edici değildi. Başta “Çile” kitabı, ve bazı eserleri (Bir Adam Yaratmak, Reis Bey, Para, Hikayeler v.s) İngilizce, Fransızca, Farsça, Arapça, Kazakça’ya çevrildi ve yayınlandı. Üstadın dilini bir başka lisana aktarmak ve eseri üst entelektüel seviyesinde tutabilmek, çeviri yapacak olanlarda heves üstü bir niteliğe sahip olmayı gerektiriyor. Dolayısıyla çeviri konusunda zamana ihtiyacımız var. Yani keyfiyet sahibi ehil entelektüellere. Sadece çevirmenlik yeterli olmuyor. Ancak şunu söyleyebiliriz; Necip Fazıl’ın eserleri üzerindeki ilmi ve fikri çalışmalarda da dikkate değer bir yoğunluk gözlemlenmekte. Zamanın, Necip Fazıl fikriyatının lehine işlediği kanaatindeyiz.

Doğrusunu söyleyin bana

Sakın bu dünya, göze görünür ve görünmez her şeyiyle, doğacak bir çocuğu kandırmak için bütün insanların birlik olup uydurduğu müthiş bir yalan olmasın? Ve sakın o çocuk olmayayım? (...) Doğrusunu söyleyin bana doğrusunu söyleyin. Hepiniz birden, bütün kanunlarınız ve bütün müesseselerinizle elbirliği edip bir insandan, meçhul bir insandan bütün hakikati gizleyebilmek tecrübesindesiniz! O insan benim işte! Söyleyin bana her şeyin doğrusunu. Eşya ve hadiselerin peçesini kaldırın ve iç yüzlerini gösterin. (Necip Fazıl Kısakürek/ Onu nasıl Tanıdım, 1943)

Büyük Doğu Yayınları editörü Suat Ak: Necip Fazıl’ın eserleri üzerindeki ilmi ve fikri çalışmalarda dikkate değer bir yoğunluk gözlemlenmekte.

Saatim işlemiş ben durmuşum Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum

Sanat güneş gibidir

Mehmed Nİyazİ-tarİhçİ/yazar: Necip Fazıl, batı medeniyetinin büyüklüğünden şüphe etmenin cinnet kabul edildiği bir zamanda bizim nesle batı medeniyetinden şüphe etmeyi öğretmiştir. 33 yaşına kadar kültür ve medeniyetimizden uzak bir hayat  yaşayan Üstad, medeniyetimizle tanışmadan önceki halini şöyle anlatır.  ‘Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum/ Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.’  Bizim nesil, Necip Fazıl’ın yazılarıyla, medeniyetimizin aslında batı medeniyetinden büyük olduğunu idrak etmeye başlamıştır. Özellikle Türk ve İslam medeniyetini savunan Necip Fazıl, kendisini batıcı olarak kabul edenler tarafından sürekli görmezden gelindi. Türkiye’de muhafazakar kültür çevreleri Nazım Hikmet’in şiirlerinden haberdar iken, batıcı çevreler Necip Fazıl’ı sürekli görmezden gelmiştir. Ancak sanat güneş gibidir ve gözümüzü kapatsak da kendini gösterir.

İhmal, vebal ve haksızlık

Mesut Uçakan-yönetmen: Yeni nesil, çok kozmopolit, hakikat sancısına çok uzak. Bunun için dizi ve filmlerde karşımıza çıkan onca müptezelliklere bakmak yeterli. Bu neslin, Üstad’a çok ihtiyacı var. Şiirlerindeki, yazılarındaki  ve hitabetlerindeki diriltici nefese, örnek mücadele hayatını seyretmeye son derece muhtaç bir durumda. Onun bu çarpıcı mücadelesi ve verdiği onca eser, başta dizi olarak topluma kazandırılmalı. Bu konudaki ihmalkârlık büyük bir vebal. Bu vebal de başta onun kanuni mirasçılarının, sonra onun sütünden  beslenip de büyük paralar kazananların ve dahi  iktidara gelenlerin omzunda. Üstad’ın önünü açmaları gerekir. Verilecek eserler, Üstad’ın kalitesinden bir şey eksiltmez. Üstad yaşasaydı, televizyonu en güzel şekilde kullanırdı. Sinemanın keşfinden sonra hemen senaryo romanlar yazmaya koyulması bundandı. Onu çağımızın en büyük keşfinden uzak tutmak büyük haksızlık.  

İlk senaryo öğretmenim

Serkan Öztürk-aktör: Bir Adam Yaratmak oyunu bence Kısakürek’in en iyi oyunudur ve oyunun ana karekteri Husrev, Necip Fazıl’ın kendinden yola çıktığı bir karekterdir, belki yaşadığı buhranlarla birebir kendisidir. Beni geliştiren, bana dramı sevdiren oyundur. Tabiri caizse Üstad  benim ilk senaryo hocamdır. Çünkü o oyundan sonra ilk dram oyunumu yazmış ve N. Fazıl’ın etkisi yazdıklarıma yansımıştır. Bugün bile oynadığımız ‘Benden Sonra Ölüm Gelir’ oyunu o oyundan doğmuştur. Tiyatrocuların hep ilgisini çeken bi oyun olmuştur ‘Bir Adam Yaratmak’. Muhsin Ertuğrul’un oyun provasında Husrevi oynarken kendinden geçtiği ve bayıldığı söylenir. Birileri Necip Fazıl’ın ideolojisine takılmış oynanmasına da,oynamaya da hatta izlemeye de karşı çıkmıştır. Ümid ederim Necip Fazıl’ın oyunlarını farklı sahneleme teknikleriyle, farklı tiyatrolardan izleme şansı bulur tiyatro seyircisi.

İnanmaya inanacaksın

Mehmet BeyazIt-aktör: Üstad Necip Fazıl her şeyden evvel bir düşünce adamıdır. Onun bir davası vardır ve bu dava hayatın merkezi durumundadır. Bu dava için konuşur, bu dava için yazar hatta bu dava için yaşar. Üretilen şeyin bir davaya hizmet etmesini esas alır. Onun davasının mihenk taşını iman oluşturur. İman etmek, vehim ve şüphelerden azad olmaktır.Vehimler aleminde bocalayan, çırpınan, bir labirentin içinde çıkış yolu arayan insanın tek ve yegâne kurtuluşu ancak imanla mümkündür, ona göre. Bunun için bir reçete koyar önümüz: ‘Önce inanmaya inanacaksın. Neye inanacağına bakacaksın. Nasıl inanacağını öğreneceksin. Öğrendiğini uygulayarak hayata geçireceksin’ der. Bu mükemmel bir öğrenme metodur. Bu metodun aynı zamanda bir sorgulama/araştırma, arayıp bulma metodudur. Ve bunu bir başkasına tavsiye etmeden önce kendi nefsinde yapar.

25 Mayıs 2011 Star

Bu haber toplam 857 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Okul kütüphaneleri nasıl olmalı?15 Kasım 2018 Perşembe 12:00
  • Üsküdar Söyleşilerinin Konuğu Nurettin Durman14 Kasım 2018 Çarşamba 13:18
  • Kasım 2018 dergilerine genel bir bakış-314 Kasım 2018 Çarşamba 13:12
  • Kürşat Bumin hayatını kaybetti14 Kasım 2018 Çarşamba 10:17
  • Nursema Şeyma Oflaz, Biraz Zaman13 Kasım 2018 Salı 14:44
  • 1. Dünya Savaşı’nı anlatan kitaplar13 Kasım 2018 Salı 14:39
  • 24 yılda 513 camiyle bin 70 mescit satıldı13 Kasım 2018 Salı 10:16
  • Dünyanın en kanlı savaşının 100. yılı12 Kasım 2018 Pazartesi 09:32
  • Alâeddin Yavaşça bizim için neden özel biri?10 Kasım 2018 Cumartesi 14:06
  • 8. Malatya Film Festivalinde Konuk Ülke Filistin10 Kasım 2018 Cumartesi 14:04
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim