• İstanbul 26 °C
  • Ankara 20 °C

Zeynep Tuğçe Karadağ: Bir Ebabil Kuşu: Ömer Halisdemir

Zeynep Tuğçe Karadağ: Bir Ebabil Kuşu: Ömer Halisdemir
Hz. Muhammed'in peygamber olduğu yaşı geçtim, istedim ki ismini taşıdığım Hz.Ömer gibi adaletli olayım.

 Kırk iki yaşına dek vatan aşkıyla yaşadım. Çünkü ben Anadolu'yum, Niğde Çukurkuyu'dur memleketim. Çocukluğum, gençliğim orada durur. Bilmedim metropolleri, yapay ilişkileri, duyguları tüketmeyi... Her şey sahiciydi benim için, en çok da vatan sevgisi. Çobanlık da yaptım ovalarda, vatanı da savundum dağlarda. Ağır bir yük bindi omuzlarıma, ağır bir sevda... Ben ona vatan dedim, siz Türkiye anlayın. 

Eğitim hayatım boyunca okumam gerek deyip sabahın beşinde okul yolunu tutan esmer bir yüzdüm. Tek isteğim devletime iyi hizmet edip, iyi bir evlat olmaktı.  Türkiye gibi bir aileydik biz, çiftçi ana baba, yedi kardeş...

Evlendim sonra iki çocuğum oldu. Görevde iken hep yolumu gözleyen üç çift göz bıraktım ardımda.  İki sene sonra emekli olacaktım nasılsa hep beraber olacaktık o zaman. Tek hayali köyüne geri dönmek olan bir adamdım işte.

Vatan'dır dedim Kuzey Irak'a, Afganistan'a, Silopi'ye, Şırnak'a, nereye gönderdilerse gittim. Korkmadım, çünkü ben İstiklal Marşı "Korkma!" diye başlayan bir milletin evladıyım. 

Ben Ömer Halisdemir, kırk iki yaşında, şehadet ile ödüllendirildim. Üzülmeyin ölü değilim, şehidim. Bakara Suresi 154. ayeti hatırlayın: Allah yolunda öldürülenlere, ölüler demeyin; tam tersine onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız. Bir askerin başına gelecek en şerefli olayı yaşadım. Her şey nasıl oldu anlatmak isterim: Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı Paşa'nın emir astsubayı idim. Zekai Paşa'nın iki emir subayı vardı. Birisi paşa ile beraber dışarıda hareket eder diğeri ise karargahta kalıp karargahı bekler. Ben karargahta olandım. 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece Zekai Paşa beni arayıp “Sana, vatanımız ve milletimiz adına tarihi bir görev veriyorum. Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür! Bu yolun sonunda şahadet var. Biliyorsun, seninle yirmi yıllık beraberliğimiz oldu. Hakkını helal et” dedi. Ne diyebilirdim ki bu şerefin karşısında, Baş üstüne komutanım helal olsun, siz de helal edin cümleleri döküldü ağzımdan. Telefonu kapattıktan sonra binanın girişine gittim. Oradaki ağaçlığın arasına saklanıp hainlerin gelmelerini bekledim.

Devamı: http://kulturgundemi.com/zeynep-tugce-karadag/bir-ebabil-kusu-omer-halisdemir-yazi-36302

Bu haber toplam 193 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim