• İstanbul 27 °C
  • Ankara 25 °C

Abdullah Yıldız: Osmanlı üzerinden İslâmiyet’le hesaplaşmak

Abdullah Yıldız: Osmanlı üzerinden İslâmiyet’le hesaplaşmak

Son zamanlarda çeşitli vesilelerle Osmanlı Devleti’ne karşı saygı sınırlarını aşan ve hatta “düşmanlık” olarak tanımlanabilecek talihsiz beyan ve iftiraların kirli ağızlardan sıkça döküldüğüne tanık oluyoruz…

Gerçek şu ki, yıllardır her fırsatta Osmanlı ecdadımıza dil uzatan batıl(ı) devşirmelerin asıl amaçları, Osmanlı üzerinden İslâmiyet’le hesaplaşmak olmuştu; bugün de özellikle gençliğimizin yoğun ilgi gösterdiği Osmanlı Devleti’ne saldırarak, onun temsil ettiği İslâmî değerleri itibarsızlaştırmak istiyorlar. 

Evet, Osmanlı Devleti’nin üzerinde yükseldiği temel değerler İslâm’la yoğrulmuştu. Bu hakikati iki tarihi vesika üzerinden hatırlatmak istiyorum. Birincisi, Osman Gazi’nin, oğlu Orhan Gazi’yevasiyeti:

“Ey oğul! Biricik vasiyetim şudur ki, Allah buyruğundan başka bir iş işleme! Bilmediğini ehlinden sorup öğren! İyice öğrenmediğin bir şeyi yapmaya kalkışma! Askerlerine in’am ve ihsanını eksik eyleme! Bil ki insan, ihsanın kuludur. Oğul! Din işlerini her şeyden öne al! Çünkü bir farzın yerine getirilmesini sağlamak, din ve devletin güçlenmesine sebep olur! Bunun için âlimlere hürmette ve onların hakkına riayette kusur etme ki, şeriat işleri düzgün yürüsün! Nerede bir ilim ehli duyarsan, ona rağbet et…

Ancak dinî gayreti olmayanları, sefih hayat yaşayanları ve tecrübe edilmeyen kimseleri, sakın devlet işine yaklaştırma! Zira Yaradan’ından korkmayan, yaradılanlara merhamet etmez! Zulüm ve bid’atlerden son derece uzak dur ki, seni yıkılışa sürüklemesin!.. Bil ki bizim mesleğimiz, Allah yoludur ve maksadımız da O’nun dinini yaymaktır. Bizim davamız, kuru bir kavga ve cihangirlik davası değil, “i’lâ-yı kelimetullâh”dır (yani Allah’ın dinini yüceltmektir). Cihadı terk etmeyerek ruhumu şâd et!..

Ey oğul! Benim hanedanımdan her kim doğru yoldan ve adâletten ayrılırsa, mahşer günü Peygamberimizin (s.a.) şefaatinden mahrum kalsın!.. Oğul! Allah rızası için devlet hizmetlerinde ömrünü tüketen sadık adamlarına daima vefakâr ol! Onları gözet! Vefatlarından sonra da onların ailelerini koru! Devlete manen güç veren fazilet sahibi salih âlimlere hürmet, ikram ve ihsanda bulun.

 

Diğer bir ülkede olgun bir âlimin, bir ârifin, bir velînin bulunduğunu duyarsan, onu nezâket ve tazimle memleketine dâvet et! Din ve devlet işleri, onların bereket ve himmetleri ile istikametlensin! Sakın orduna ve zenginliğine mağrur olma! Benim şu hâlimden ibret al ki, şu anda güçsüz bir karınca gibiyim. Hiç lâyık olmadan, Allah’ın birçok lütuflarına mazhar oldum!.. Sen de benim yolumdan yürü! Allah’ın ve kullarının hakkını gözet! Beytülmaldeki gelirin ile kanaat et! Devletin zarurî ihtiyaçlarının dışında harcamada bulunma! Senden sonra gelecek nesil, seni kendilerine örnek alsın! Zulme meydan verme! Daima adâlet ve insaf üzere ol! Her türlü işinde Allah’a sığın, O’ndan yardım iste ve O’na iltica et!

İkincisi de Osmanlı Devleti’nin İslâmî temeller üzerinde kurulmasında büyük emeği geçen Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye nasihatleridir. Bir bölümünü görelim:

Devamı: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdullah-yildiz/osmanli-uzerinden-islamiyetle-hesaplasmak-40184.html

 
 
Bu haber toplam 64 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim