• İstanbul 23 °C
  • Ankara 25 °C

Adnan Öksüz: Kolaya karşı olan vali kim?

Adnan Öksüz: Kolaya karşı olan vali kim?
Yaşadığım bir anekdot… Aynı uçakta yolculuk yapıyorduk...

Uçak tıklım tıklım dolu...

Havalandık. Yaklaşık yarım saat sonra… İkram başlamıştı ki, orta sıralardan zayıf, kuru bir adam ayağa kalktı ve yüksek sesle uçaktaki yolculara şunları söyledi:

- “Sevgili yolcular! Ey ahali... Kendi milli içeceğimiz ayran dururken kola mola içmeyiniz, lütfen... Gazlı ve de menşei yabancı içecekleri sofranızdan kaldırınız…”

Ve hostesin uzattığı ayranı aldı, içmeye başladı…

Bu cümleleri ifade eden, farklı çıkışları ile ülkemizde sürekli gündem olan, ‘süper vali’ olarak da bilinen Vali Recep Yazıcıoğlu’ndan başkası değildi…

Baktım, kola alanlar da usulca geri iade ettiler.

Böyle bir kişilikti merhum Recep Yazıcıoğlu.

***

Recep Yazıcıoğlu’nu anmışken… Başka birkaç farklı anekdot daha…

* Tebdil-i kıyafetle köylülerin traktörlerine binip Niksar dört yol mevkiinde köylü traktörcülerden haraç isteyen polisleri görevden aldı.

*  Büfelerde içki satımını ve kahvelerde kumardan sayılan oyunları yasakladı.

***

* Aydın Valiliği’ne atanalı henüz üç dört gün olmuştu. 

Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikâyet geldi önüne. Hiç vakit kaybetmeden hastaneye gitti ama tebdil-i kıyafet ile... Acil bölümünden girdi. Oradaki görevli bir hemşireye sordu; “Başhekimin odası nerede?” Hemşire şöyle bir baktı, Yazıcıoğlu’na. Tanıyamadı tabii. Küçümseyici bir edayla; “Üst kata çık, koridorun sonundan sağa dön, sondaki oda!”

Yazıcıoğlu, üst kata çıktı. Başhekimin odasını buldu. Kapısı açıktı ama başhekim odasında yoktu. İçeri girdi. Tam o sırada başhekim geldi. “Buyurun, ne istiyorsunuz?” diye sordu. Yazıcıoğlu, rahatsız olduğunu, tedavi olmak istediğini ama parası olmadığını söyledi.

Başhekim, “Burası hayır kurumu değil, paran yoksa tedavi olamazsın.” karşılığını verdi, önemsemeyerek…

Yazıcıoğlu, “Devletin görevi vatandaşına bakmak değil mi doktor bey?” diye itiraz etti. Başhekim daha da sinirlendi ve Recep Yazıcıoğlu’nu odasından kovdu.

Sessizce aşağı indi ve hastanenin iki sokak arkasında bekleyen makam aracına bindi. Arabada kendisini bekleyen vali yardımcısına, “Gerekli yazışmalar hemen bugün yapılsın, yarın görevden alınma yazısını kendisine bizzat ben vereceğim!” talimatını verdi...

Ertesi gün bu sefer resmi giyimli, kravatlı, takım elbiseli olarak gitti hastaneye... Elinde rulo halinde bir kâğıt...

Vali Bey bu defa makam aracı ile hastane girişine kadar geldi… Herkes şaşkın... Dün gördükleri yamalı pantolonlu, kasketli, yırtık gömlekli adam meğerse yeni atanan Aydın valisiymiş... “Vay be!” dedi, görevliler...

Hiç vakit kaybetmeden başhekimin odasına çıktı, Vali Bey... İçeri girdi... Başhekim dondu kaldı; “Siz? Ama siz!..” dedi, başka bir şey diyemedi. Kelimeler boğazında düğümlendi. “Vali Bey bugün itibarıyla başhekimlik unvanından azledilmiş bulunmaktasınız” dedi, elindeki görevden alma belgesini uzattı ve ayrıldı hastaneden...

***

Recep Yazıcıoğlu, 2 Eylül 2003’te tartışmalı bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

 

100 KİŞİDEN SADECE 4’ÜMÜZ KİTAP OKUYOR!

8 Eylül “Dünya Okuma Yazma Günü” idi... Peki, ülke olarak ne kadar okuyoruz? Hep beraber bakalım; Aşağıda verilen rakamlar, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK)… 

Okuma alışkanlıklarını ortaya koyan veriler...

* Türkiye’de günde 3 saat televizyon izliyoruz.

* Günde 7 saat internet kullanıyoruz.

* TÜİK verilerine göre kitap okumak Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sırada yer alıyor.

* Yüz kişiden sadece dört kişi kitap okuyor.

* Fransa ve İngiltere yüzde 21, Japonya yüzde 14, Amerika yüzde 12 oranla kitap okurken, Türkiye’de okuma oranı sadece yüzde 0,1.

* Türkiye, okuma alışkanlığında dünyada 86. sırada.

* Türkiye’de geçtiğimiz yıl kişi başına düşen kitap sayısı ne yazık ki 7,18

* Okunan kitapların yüzde 45’i aşk, yüzde 43’ü din, yüzde 12’si masal, fıkra, siyaset, kişisel gelişim kitapları...

***

Hey gidi ülkem… Nereye böyle…

 

SINIRDAN GEÇEN SÖZCÜKLER (MUHACİR EDEBİYAT)

Göç bakanlığı kurulacak mı, kurulmayacak mı?

Tartışmalar hızla sürerken ve göç bakanlığı kuruluş çalışmalarına başlandığı haberleri gelirken, bu (göç) alanda önemli bir eser yayımlandı; “Sınırdan Geçen Sözcükler (Muhacir Edebiyat)”.

Kitap, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Orta Doğu Araştırma Merkezi Yayınları arasından çıktı.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) bana da gönderdi kitaptan.

400 sayfalık, kapsamlı ancak rahat okunan bir kitap. Baskısı temiz.

Türkiye Yazarlar Birliği, Kilis 7 Aralık Üniversitesi, Türk Dil Kurumu ve Kilis Valiliği paydaşlığında tertip edilen muhacir edebiyat sempozyumu 24-25 Ekim 2019 tarihlerinde Kilis’te gerçekleşti. Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nin ev sahipliğindeki sempozyumda göçün çeşitleri, nedenleri, sebep olduğu sorunlar ve çözüm önerileri iki gün boyunca konuşuldu.

Tüm bu akademik çalışmalar ve araştırmaların bir araya getirildiği bir eser, “Sınırdan Geçen Sözcükler-Muhacir Edebiyat” kitabı. 

Edebiyat-göç arasındaki ilişkinin yanı sıra göçün sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi sonuçlarına ilişkin önemli bildirilerin sunulduğu sempozyumun sonunda yayınlanan sonuç bildirgesi de büyük ilgi gördü.

Prof. Dr. M.Fatih Kanter, Arş. Gör. Maşallah Nar ve Mehmet Kurtoğlu kitabın editörlüğünü üstlenen isimler.  Farklı açılardan bakıldığında kaynak niteliği taşıyan bir eser.

***

Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, kitapla ilgili şu görüşleri ifade etti:

Devamı: https://www.milligazete.com.tr/makale/7778583/adnan-oksuz/kolaya-karsi-olan-vali-kim

Bu haber toplam 309 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim