Türkiye’de dindarlık hızla azalıyor, gençler dîni sevmiyor, bir yük ve özgürlüklerine engel görüyor, ateizm ve deizm yayılıyor.. vb. sızlanmalardan geçilmiyordu. Bunları tamâmen inkâr etmek de mümkün değil. Millet hayâtında bir çözülmenin, mânevî değerlerde bir gevşemenin olduğunu elbette herkes görüyordu. Eğitim sistemimiz yüz yıldan beri yeni nesilleri İslâm’dan uzaklaştırma üzerine kuruludur desek yanlış olmaz. Zaman zaman değişen iktidarların kısmî iyileştirme teşebbüslerine rağmen bu ana istikâmetinde hiçbir değişme olmamıştır. Eğitim sistemimiz materyalist/pozitivist, âhiret endîşesi olmayan, millî-dînî-vatanî âidiyet duygusu sıfırlanmış, ahlâkın karın doyurmayacağına inandırılmış, şahsî zevklerini hayâtın gâyesi gören bir nesil yetiştirme hedefini gütmüş ve bu yolda mühim mesâfeler de kat etmiştir. Bu gidişâta şahsen karşı olduğunu bildiğimiz birçok bakanlar gelip geçmiş, bâzılarının ciddî çabaları da olmuştur ama “Türkiye gerçekleri” dediğimiz tabu, istikâmet değişmesine fırsat vermemiştir. Millî eğitim üzerindeki bu mâlum baskı şu anda bile tam olarak kalkmış değildir.
İşte yüz yıllık böylesi bir tahrip faaliyetinden sonra mezkûr şikâyetler artık ayyûka çıkmıştı. Millî-mânevî değerler bakımından bittik-tükendik dediğimiz noktada hayret verici bir şey oldu: İsmini bugüne kadar kimsenin duymadığı kara kuru bir Anadolu çocuğu çıktı, biri bendir çalan, biri de kendine eşlik eden bir arkadaşıyla, mütevâzî giyimiyle, kalpleri ısıtan gülümsemesiyle bir ilâhî okudu, müesses nizâmın yüz yıldan beri yükselttiği yapıyı kökünden sarsıverdi. Bunu kimse beklemiyordu. Herkes mânevî yıkımı görüyordu ve buradan kurtuluşun pek mümkün olmadığını kabullenmiş gibiydi. Ama Müslümanın asıl gücü, zâhirî sebeplerin bitmiş gibi göründüğü noktadadır derler. Nusret-i ilâhî bir geldi mi sebeplerin feleği şaşar. Nusret-i ilâhî bu Ramazanda Celâl kardeşimizin gülümseyen yüzü ve yürekten gelip yüreklere giden sesiyle geldi gâlibâ. Bir bahar mevsiminde bütün tabiatın canlanıverdiği, ağaçların sessizce bir devrim yapar gibi çiçekler, yapraklar açıvermesi gibi bir patlama oldu.
Yazının devamı için:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-talib-celen/bir-ilah%C3%8E-ile-yikilanlar-ve-yapilanlar-51844.html































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.