İşgal rejiminin kuruluşunun resmen ilan edilmesinin ertesi günü siyonist teröristler tarafından geniş çaplı bir savaş ve Filistinlileri yurtlarından çıkmaya zorlayan tehcir operasyonları başlatıldığından, 15 Mayıs günü de Filistin halkı tarafından Nekbe yani Büyük Felaket Günü olarak isimlendirilir.
Müslümanlar olarak bizim Filistin davası konusundaki en önemli yanılgılarımızdan biri, uluslararası siyonizmi sadece diasporadaki yahudileri belli bir toprak parçası üzerinde toplamak amacıyla ve yahudi toplumunun da bir devletinin olması için geliştirilmiş tümüyle yahudi kesime ait ideolojik temelli bir proje zannetmemiz; bu yüzden arka planda duran güçleri ve onların niyetlerini iyi teşhis edemememiz olmuştur. Böylece küresel emperyalizm, siyonist işgalden kaynaklanan sorunu ve sebep olduğu savaşı din farklılığından kaynaklanan bir savaş olarak lanse etmenin zeminini oluşturma imkânı da elde etmiştir.
Oysa örgütlü uluslararası siyonizm, her şeyden önce yahudiliğin değil İngiliz emperyalizminin bir projesidir. Tıpkı siyasi amaçlara yönelik fitne politikalarının başarılı olması için “ırkçı” görüşlerin belli kesimleri tahrikte değerlendirilmesi gibi. Ne yazık ki yahudi toplumunda ırkçı görüşlere temayülün psikolojik ve sosyal zemininin önceden oluşturulmuş olması bu konudaki projenin etkili olmasına ve siyonizm ideolojisinin yahudiler arasında çok hızlı bir şekilde taraftar kazanmasına imkân sağlamıştır. Ama bunun ayrıntılarına şimdilik girmeyeceğiz.
Siyonizm projesinin örgütlendirilmesi ve zaman içinde devletleşmesine imkân sağlanmasındaki amaçlardan biri dünyanın değişik ülkelerine yayılmış yahudi azınlıkların, emperyalizmin doğrudan sömürgecilik döneminden dolaylı sömürgecilik dönemine geçiş sürecinde planladığı vekalet savaşlarında fiili olarak seferber edilmesiydi. Batı emperyalizminin siyonist işgalcilere bu kadar büyük çapta destek vermesinin ve arka çıkmasının sebebi de budur. Yoksa yüzyıllarca antisemitizm sorunu yaşayan ve yahudileri dışlayan, aşağılayan zihniyet bir anda onlara aşık olmuş değildi. Batı emperyalizminin İslam âlemine yönelik vekalet savaşları ve fitne politikaları için onlara ihtiyacı vardı.
Bu itibarla, siyonist yayılmacılık ve saldırganlıktan kaynaklanan sorun din farklılığından değil İslâm dünyasının tümünü tehdit eden bir işgal ve yayılmacılık projesinden kaynaklanmaktadır. Bizim savaşımız da işte bu işgale ve yayılmacılığa karşı olmalıdır.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.