Bu dergi sadece eleştiri amaçlı mizah yapıyor olsaydı fikri açıdan anlayışla karşılamak mümkün olabilirdi. Ama insanların kutsal değerlerini, inançlarını ve hürmet ettiği kişileri çok çirkin şekillerde alaya almak, onlara hakaret etmek ve onları aşağılamak düşünsel yönden müsamaha ile karşılanabilecek sınırları çok aşmaktadır. Charlie Hebdo’nun yaptığı da budur.
Hatırlanacağı üzere bu dergi daha önce Hz. Peygamber (a.s.) ile alay eden ve onu hafife alan çok çirkin karikatürler yayınladığı için sert tepkilere maruz kalmıştı. Sonrasında İslam’ın kutsal değerleriyle alay eden, Müslümanların inanç ve ilkelerine hakaret eden çirkin karikatürler de yayınladı.
Muhtelif siyasi liderleri aşağılayan karikatürler de yayınladı. Bu karikatürlerin amacı da o liderleri eleştirmek, siyasetlerine laf dokundurmak ve yanlışlarına mizahi tarzda dikkat çekmek değil, çirkin ve aşağılayıcı bir üslupla hakaret etmekti. Hedefe yerleştirdiği siyasi liderler arasında Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyib Erdoğan da yer almıştı.
Son dönemde de İran’ın dini lideri Ali Hamaney ve İran’daki mollalar hakkında yine aynı nitelikte karikatürler yayınlamasından dolayı bu ülkeyle Fransa arasında bir gerginlik yaşanıyor. Söz konusu dergi kendince Hamaney konulu bir karikatür yarışması düzenledi ve seçilen karikatürleri “Mollalar! Geldiğiniz yere geri dönün!” başlığıyla yayınladı.
İran, Fransa Büyükelçisini çağırarak nota verdi. Ancak Fransa yapılanın yanlış olduğunu kabul etmek yerine hakaret edenlere arka çıktı ve kendisinin İran’dan ders almak durumunda olmadığını söyledi. Bunun üzerine İran yönetimi Tahran’daki Fransız Araştırma Enstitüsü’nü kapatma kararı aldı.
Fransa, kimseden ders almaya ihtiyacı olmadığını iddia ediyor olabilir ama gelene geçene havlaması için bahçeye yerleştirdiği Charlie’si haddi aştığında, başkalarının ondan bu saldırgan derginin ağzını biraz bağlamasını isteme hakları vardır. Ama ne kadar ilginçtir ki o bunun yerine, Charlie’sinin sırtını sıvazlamakla kalmayıp onunla koro oluşturuyor.
Fransa bunu düşünce özgürlüğü olarak nitelendiriyor. Gerçekte, her konuda olduğu gibi düşünce özgürlüğü konusunda da çifte standartçı yani iki yüzlü olduğu çok açık bir şekilde ortadadır.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.