NATO son liderler zirvesini İspanya’nın ev sahipliğinde, bu ülkenin başkenti Madrid’de gerçekleştirdi. Zirvenin tam da İspanya polisinin Kuzey Afrika topraklarında işgal altında tuttuğu Melilla şehri üzerinden Avrupa’ya göç etmek isteyen insanların üzerine kurşun yağdırarak onlarcasını vahşice katletmesinden sadece birkaç gün sonraya denk gelmesi çok fazla dikkat çekmedi.
Türkiye’de zirvenin daha çok Türkiye’yle ilgili boyutu konuşuldu. Türkiye özellikle İskandinav ülkelerinin NATO’ya katılma taleplerine onay vermek için onlardan başta PKK olmak üzere kendisini tehdit eden terör örgütlerine destek vermemeleri konusunda birtakım taleplerde bulundu. Bu ülkelerin de Türkiye’nin taleplerini kabul ettikleri ve karşılığında Türkiye’nin de onların başvurularının kabul edilmesine itirazından vazgeçtiği bildirildi.
Ancak zirve tabii sadece yeni ülkelerin üyelik başvuruları konusunun görüşülmesiyle ilgili değildi. Bu seferki zirve bir bakıma NATO’nun stratejisinin ve bu teşkilatın çatısı altında bir araya gelen ülkelerin küresel sistemle ilgili yeni tavırlarının belirlenmesini amaçlıyordu.
Bu, Rusya’nın Ukrayna’ya savaşından sonraki ilk NATO Zirvesi olduğundan ana gündem maddesini de bu savaş konusu oluşturuyordu. Ancak bu konu aynı zamanda NATO’nun yeni dönemle ilgili stratejisinin belirleyici unsuru niteliği taşıyordu. Bu yönüyle Ukrayna Savaşı etrafında geliştirilen birtakım komplo teorilerini güçlendirdiğini söylemek mümkündür.
Devamı: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-varol/yeniden-iki-kutuplu-dunyaya-donus-39482.html






























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.