• İstanbul 8 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 9 °C
  • Konya 2 °C
  • Sakarya 7 °C
  • Şanlıurfa 6 °C
  • Trabzon 10 °C
  • Gaziantep 4 °C
  • Bolu 2 °C
  • Bursa 7 °C

Ali K. Metin: Siyasi vizyonda halkın yeri

Ali K. Metin: Siyasi vizyonda halkın yeri
Şair, yazar Ali K. Metin “Popülist politikaların görece bir adalet duygusu oluşturuyor olması bizi yanlış sonuçlara götürmemeli” uyarısında bulunuyor.

Sosyo-ekonomik dünyaya olabildiğince total bir bakış açısıyla bakıldığında sorunların iç içe geçtiğini görmemek mümkün değil. Bunlar iç içe geçmekle kalmıyor, aynı zamanda birbirini besliyor ve üretiyor. Yoksulluk ve açlığı tüketim kültüründen, tüketimi üretimden, biraz daha genele doğru gittiğimizde bütün hepsini toplumsal ve siyasal iktidar yapılarından ayrıştıramayacağımızı görmek o kadar zor olmamalı. Toplumsal ve ekonomik sorunların doğrudan siyasal sistemin sonuçlarından biri olduğunu söylemeye gerek bile yok. Ancak siyasal çözümün en zor, en köklü çözümlerden biri olduğunu biliyoruz.

Siyaset kurumu çözümün en belirleyici aktörü olsa bile, bunu kendisinin de üzerine oturduğu sınıfsal-ekonomik zemini erozyona uğratacak bir yönsemeden geri durmaya genellikle teşne konumdadır. Toplumsal destek ve ideoloji, siyaset kurumunun sadece sınırlarını değil motivasyonunu da belirlemektedir. Siyasal kümelerin ekonomik kazanımlarını riske atacak düzeyde cesur ve “devrimci” politikalar, eğer arkasında toplumsal bir baskı yoksa siyasi aktörler açısından anlamsız hale gelmektedir.

SİYASETTE KAHRAMANLIK

Bu sebeple siyaset kurumu kendi ekonomi-politiğinden azade bir şekilde değerlendirilemez. Değerlendirilse bile bunların her daim eksik kaldığına dair bir dikkati kaybetmemek gerekir. Siyasette kahramanlığın mümkün olabileceğini göz ardı ediyor değilim. Ama kahramanlıklar bile toplumsal kültür ve ideolojiden bağımsız bir raddeye kolay kolay gelemez. O yüzden kahramanlıklar bir sonuçtur. Her kahraman, topluma bir ayna olarak baktığında kendisini orada görmek ister. Aynadaki görüntüsü kahramanın idealidir. Ayna yani toplum ona idealin ne olabileceği konusunda gerekli ip uçlarını verir. Başka zamanlar, başka toplumlarda haliyle başka kahramanlara ihtiyaç hasıl olur. Dolayısıyla kahramanların kahramanlıkları saf bir hakikat, iyi ve doğruluk idesi içermez. Tam da buradan bakılacak olduğunda kahraman diyebileceğimiz siyasi figürlerin, Nietszheci bir ifadeyle “güç istenci” hatta şahsi ve zümresel ekonomi-politik gibi saiklerle malul ve malum oldukları kabul edilebilir.

İşin bu boyutu onların kah az çok bilinen, kah gizemli, kah asılsız ithamlara da maruz kalabilen tarafıdır. Toplum tarafından genellikle işin doğasında olduğu varsayılarak kanıksanır. Dolayısıyla kahramanın aslında “bizden”, “bizim gibi” biri olduğuna dair son derece gerçekçi bir sezi de zaten vardır. Ancak güç istencinin de ekonomi-politiğin de bir sınırı, dayandığı belli marjlar vardır. O marjların kahramanda tezahür edecek olması halinde vezirin rezil olması işten değildir. Toplum kandırılmış olmanın intikam duygusuyla bu defa çok acımasız bir noktaya gidebilir. Doğru veya yanlış, burada önemli olan toplumda veya kimi güç odaklarında oluşan algıdır. Bunların örneklerini kendi siyasi tarihimizden de komşu ülkelerimizin yakın tarihinden de biliyoruz. Bu süreçlerde iki taraflı bir “dezenformasyon”dan bahsedilebilir. Birincisi, siyasi figürlerin kendi gerçekliklerini topluma az veya çok perdeleyerek yansıtmaları, söylemlerle şahsi gerçeklik arasındaki mesafenin toplumun dikkatinden kaçırılması şeklinde. Buna kirli çamaşırların üzerinin örtülmesi de elbette dahil. İkincisi ise muhalifler tarafından gerçeği söylemek yerine tamamen yıpratma amacıyla yapılan gerçek dışı rivayet, dedikodu ve iftiralara dayalı kara propaganda siyasetidir. Her ikisi de aslında kahraman(lığ)ın bir tarafıyla illüzyon olduğunu bize doğrular mahiyettedir.

Bu haber toplam 191 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim