Değişmiyor işte…
Şairin “ hep aynı dakikada dönüp duruyor zaman” dediği gibi, Türkiye de yüz senedir hep aynı noktada dönüp dönüp duruyor. Açıklayayım...
Kemal Kılıçdaroğlu, Biden ile görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tercümanlığını yapan Fatma Gülham’dan "hanım kızımız" diye bahsediyor. İktidara geldiklerinde “hanım kız” dediği kişiyi de sorgulayacaklarını söyleyerek aklınca tehdit ediyor!
Fatma Gülham başörtüsü ile Erdoğan’ın uluslararası görüşmelerinde boy gösterdiğinden beri laik çevrelerin hedefinde. “Hanım kızımız” ifadesindeki küçümseme tonunun böyle bir arka planı var.
Salih Selman, Bekir Develi’inin programına konuk oluyor ve tıbbın Resüsitatif Torakotomi dediği ama bizim için olağandışı kabul edilebilecek bir kalp ameliyatını anlatıyor. Sokak röportajlarıyla popüler hale gelen Arif Kocabıyık da Salih Selman’a “sahtekar” diyerek hakaret ediyor. Selman, başarılı bir genel cerrah. 7 ayrı dalda spor yapmış, 40 yaşında hafız olmak gibi çok zor bir işi başarmış, 3 dil bilen biri. Ayrıca sakallı ve takkeli tabii… Yani dindar kimliğini gizlemeyen mümin bir ağabeyimiz…
İTÜ üniversitesinin akademik kadrosu ile ilgili bir görsel milliyetçi kullanıcılar tarafından sosyal medyada çok paylaşıldı. Paylaşılma nedeni akademisyenlerin hem sakallı hem de Suriye uyruklu olmaları….
Fatma Gülham şarkıcı Gülşen gibi giyinse, “cumhuriyet kadını kimliği" taşısa böyle bir tartışmanın konusu olmayacaktı muhtemelen…
Salih Selman’ın söylediklerini Dr. Mehmet Öz gibi Amerikalılardan daha Amerikalı biri söyleseydi kimse gerçekliğinden kuşku duymayacak hatta başarı hikayesi olarak sosyal medyada paylaşılacaktı…
Müslüman isimlerine sahip İTÜ’lü akademisyenler sakallı ve Suriye kökenli değil de küpeli isviçreliler olsalardı, muhtemelen hiç rahatsızlık uyandırmayacaklardı…































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.