• İstanbul 27 °C
  • Ankara 25 °C

Ali Osman Aydın: Pazar Günü Yapılan Yürüyüşe Dair Notlar

Ali Osman Aydın: Pazar Günü Yapılan Yürüyüşe Dair Notlar
Pazar günü LGBT dayatmasına karşı yürüyüş yapıldı. İki erkek ya da iki kadından oluşan, trans çocuklu “ailelerle” dolu bir gelecek hayaline toplumun bir kesiminin tepki göstermesi kadar doğal bir şey olamaz.

 Doğal olmayan, anormal olan toplumun büyük kesiminin buna tepki göstermemesidir. Adama, “Nasıl tepki göstermezsin?” diye sorarlar.

Öyle ya birileri kitle iletişim araçlarını, uzmanları, satılık bilim adamlarını kullanarak insanlığın yeryüzündeki son sığınağı olan aile kurumunu tarumar etmeye çalışıyorsa, her namuslu, akıllı, sağlıklı, dürüst ve toplumsal geleceğini düşünen insanın buna karşı çıkması gerekir.

Fakat… Özellikle ünlüler cephesi sinir krizi geçirdi “yürüyüşten” dolayı. Sapkınların yürüyüşünü “onurlu” olarak görenler tabii ki bu yürüyüşü “nefretle” anacaklar, bunda gariplik yok. Çünkü böyle bir yürüyüş onların içinde yaşadıkları sahnedeki dekoru tekmelemekten farksız.

Onlar öyle göstermeye çalışsalar da programda hiçbir nefret cümlesi kurulmadı. Kesinlikle kurulmamalı anlamında söylemiyorum bunu. Bence sükunetin nedeni orada çocuğunu LGBT çetelerine kaptırmış bir anne-babanın olmamasıydı. Öyle insanlarla görüştüğümde şahit olmuştum… 17 yaşındaki oğullarını önce geleneksel, sonra dini değerlerden ardından da cinsel kimliğinden koparıp başka bir şeye dönüştürdükten sonra bar bar, kulüp kulüp dolaştırıp kim bilir neler yaptıran bu iğrenç lobilere karşı ateş püskürüyorlardı. Hatta çocuğun babası yaşadığı şeylere dayanamamış kalp krizi geçirmişti. Kendinizi onun yerine koyun, o annenin çığlığında nefret olmayacak da ne olacak Allah aşkına? Köşelerindeki şezlonga uzanmış sapkın hamiliğine soyunan şerefsizler hız ölçer gibi “nefret” var mı yok mu ölçe dursunlar, gerçek hayat can yakıcı ve nefret doludur bazen.
Fakat bütün bunlara karşın programda bu işin arkasındaki ideolojik mekanizmaya, finansal yapılara ve bunları koordine edenlere hücum edildi. Nasıl edilmesin ki? Gözle görülür bir biçimde son on yıldır, tüm kitle iletişim araçlarından müthiş bir LGBT propagandası yapılıyor.

Küçük bir miktar zeka bile bunun kişisel tercihlerin çok ötesinde eni konu tasarlanmış uluslararası bir beyin yıkama operasyonu olduğunu anlar. Fakat toplumumuzun kiralık beyinleri, gönüllü sömürgeleri meseleyi “kişisel özgürlük” üzerinden okuyarak kasıtlı bir biçimde çarpıtıyorlar. Deniz Ülke Arıboğan’ın öfkeyle dolu paylaşımlarını buna yordum mesela.

Devamı: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ali-osman-aydin/pazar-gunu-yapilan-yuruyuse-dair-notlar-40190.html

Bu haber toplam 60 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim