• İstanbul 23 °C
  • Ankara 25 °C

Altan Çetin: ​Ankara Kalesinden aşağı yürürken

Altan Çetin: ​Ankara Kalesinden aşağı yürürken
Bir elma, çekirdeğine ne kadar benzer?

Mekân/coğrafya zihin ve tasavvur dünyamızdakilerin, ruhumuzda parlayanların somutlaştığı bir yer olarak şehirler ve bu cümleden umumi tüm tezahürler tarihte konduğumuz yerdeki izlerimizdir. Bu cümleden milletler yahut milletler mecmuası topluluklar kimi halen ayakta kimisi ise yıkıntılarını gezdiğimiz bakiyeleri ile tarihteki akislerini gösterirler. Hayat denilen dinamik sürece kültür ile mukabele eden insan varlığı matematik, fizik, mühendislik gibi gözle görülmez güçleri yöneten akılları, buna içerik kazandıran sosyal manaları ve nihayet estetik bir duygu ile bezedikleri ile hayata dokunur geçer, giderler. Mekândaki izler zamanın karşısında ne kadar tutunabilirse hayat içinde o kadar görünür kalmaya devam ederler. Elma var eden tohumlar oldukça meyve görünmeye devam eder.  

Öz ile form şekil olarak birbirine mutabık mıdır?

Bir Safranbolu evine bakarken öze mi bakarız yoksa şekle mi? Burada mutlaklaştırılması gerekeni tespite dair yöntem ve kavram donanımımız bizi 21. Yüzyılda  hayatın içinde kendi kimlik ve şahsiyet esasımıza taşıyor mu? Müze saplantılı bir zihin içinde tarihin belirli bir döneminde zuhur eden şekilleri mutlak ve özün kendisi sanmak gelecek bakışımıza nasıl bir katkı sağlayabilir. Bu bakımdan kültürümüzün hayatımıza akislerini düşünürken günümüz ve gelecek için mutabakat ve müşterek var edecek yeni formlar arayışı olmadan taklit zihniyeti ile kendi geçmişimize sıkışıp kalmak belki de günde yaşadığımız kabz halinin mühendislerini en çok sevindirecek olan konulardan biridir. Batıyı taklit ettik fena oldu ama ya kendimizi işlevsiz taklit bize fiili ve ameli nasıl bir fayda sağlar? Bir “cafe” adı olarak kullanılan eski dil tamlaması yahut eski zamanın süslemelerini bir cafeye yerleştirmek bizi maziyle ne manada irtibatlandırır? Yahut tarihi sürecin formları bizi öze taşıyarak geleceğin içinde şahsiyet kılmıyorsa abesle iştigal demektir. Elmadan tohumu görememek formu öz sanmak insanı ve hayatı ıskalamak olmaz mı?

Devamı: https://www.yenisoz.com.tr/yazarlar/ankara-kalesinden-asagi-yururken-5615/

Bu haber toplam 98 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim